);*} BORÇ : YİĞİDİN ÖLÜM FERMANI
  • 12 Nisan 2019, Cuma 9:12
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

BORÇ : YİĞİDİN ÖLÜM FERMANI

Tüketimi seven bir ülke olduk.

İhtiyaçlarımıza öncelik vermek gibi bir alışkanlığımız da yok. Ne bulursak ve ne görürsek alıyor, kullanıyor ve tüketiyoruz.

Piyasalarda bulunan mal ve hizmetlerin reklamı tüketim anlayışının en büyük tetikçisi. Ayrıca bir çok malın gerçekten ihtiyaç olup/olmadığına da bakılmıyor. Herkes bir şekilde almaya çalışıyor. Gelirine göre harcayan insan sayısı çok az. Bu arada gelir seviyesi yüksek olanların  daha dikkatli harcadıkları da biliniyor.Daha çok sabit gelirli olanlar   almak ve tüketmek  için birbirleriyle yarışıyor ve rekabet ediyor. Bunun istisnası var mı, elbette var fakat alt alta koyup topladığınız   zaman durum değişmiyor. Yani tüketen toplum gerçeği bütün çıplaklığı ile ortaya çıkıyor.

Alırken, tüketirken gelir/gider dengesi de gözetilmiyor. Gelire göre harcama yapılmıyor. Sonuçta toplum borçlanıyor, şehirler borçlanıyor ve ülke borçlanıyor. Asgari ücretle çalışan bir insanın cebinde 2-3 tane kredi kartı varsa ki, var ne olacak?Muhtemelen  kullandığı kredi kartını ödeyemez duruma  düşecek  ve takibe uğrayacak Nitekim  toplamda ödenemeyen 105 milyar TL. civarında kredi kartı borcu olduğu  Ziraat Bankası tarafından geçtiğimiz aylarda açıklandı.               

Buraya nerden geldik?

Geçtiğimiz günlerde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu şehirlerin borçluluk haritasını çıkardı. Kurul, ülkemizde tam 80 şehrin borç batağında olduğunu açıkladı. İbret ve önlem alınması  gereken sözkonusu çalışmanın sonuçları seçim hengamesinde güme gitti. Yani fazla ilgi görmedi. Aslında hep böyle olmuyor mu? Ülkeyi ilgilendiren önemli konular fazla önemli olmayan tartışmalara heba edilmiyor mu?

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu bakalım sözünü ettiğimiz çalışmada hangi sonuçlara ulaşmış.

Durum şöyle...

En belirgin sonuç tasarrufla ilgili. E.. tabi kontrolsuz ve dikkatsiz bir şekilde tüketince tasaruf da olmuyor. Ülke ortalamasına bakalım. Ortalama 47 TL’lik tasarrufa karşılık, insanlar 100 TL. Borçlu. 81 ilden, 80’i borç batağında ve  en borçlu şehir Siirt. Siirt’te bankaya ortalama tasarruf olarak 1 TL. Mevduat yatırılırken, 6 TL. Kredi çekilmiş. Burada insanlar bankaya yatırdığı mevduatın altı katı borçlanmış.

Bankacılık Düzenleme  ve Denetleme Kurulu’nun verilerine bakmaya devam edelim.              

Mesela, 2018’de batık krediler bir önceki yıla göre yüzde 50 oranında artış göstermiş.

Takibe düşen kredilerin artışında en batık şehir İstanbul olurken, İstanbul’u Ankara, Manisa ve Kilis  takip ediyor. Manisa’da takibe takılan krediler yüzde  99.

Devam edelim.               

Yine Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun verilerine göre ülke genelinde kullanılan  kredilerin yüzde 40’dan fazlası İstanbul’da kullanılmış. Bu arada ülke mevduatının yüzde 42’si de İstanbul’da bulunuyor. Kredi kullanımında İstanbul’u Ankara takip ederken, en az kredi kullanan şehrin Bayburt olduğunu görüyoruz.

Batık kredilerin sektörlere göre dağılımına bakalım bir de.

2018’de inşaat sektöründe 5.9 milyar TL. Olan batık kredi yüzde 118 artışla 2019 yılının Ocak ayı başında 12.9 milyar TL. olmuş.

Ferdi konut kredisinde ise 2018 yılında 812 milyon TL. Olan batık kredi, 2019 yılının Ocak ayında 1 milyar TL’yi aşmış görünüyor.

2019 yılının başında bankacılık sektörünün takipteki kredi miktarı yüzde 4’ün üzerine çıkarken toplam takipteki krediler bir önceki yılın Ocak ayına göre yüzde 56 artışla, 100 milyar TL’yi aşmış görünüyor.

Bir başka veri de Merkez Bankası’ndan.              

Merkez Bankası’nın yaptığı “Türkiye’de  Ücret Dinamikleri” araştırmasına göre Türkiye’de 2 milyon 136 bin işçi asgari ücretin altında gelire sahip. 7 milyon 87 bin işçi ise asgari ücret seviyesinde ve onun biraz üstünde maaşla geçinmeye çalışıyor. Asgari ücretin altında çalışanların eline ayda 1.200-1.600 Tl arasında para geçiyor.Bu  durumda olan insanların bırakın tasarrufu geçinmesi bile zor.Bu ülkemizin ne yazık ki acı bir geçeği.

Sonuç olarak ülkemizde daha çok sabit gelirliler ve düşük ücretle çalışan insanlar borçlanıyor, borç batağına düşüyor. Buna tüketim dikkatsizliğini  de eklediğinizde borçlar katlanarak büyüyor ve insanlarla birlikte şehirler borç batağına düşüyor.Sonra ne oluyor? Borç yiğidin kamçısı olmaktan çıkıyor ve yiğidin ölüm fermanı oluyor.                                                                                                                                       


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık