• 04 Aralık 2019, Çarşamba 8:35
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

ZİNA BATAKLIĞI

İnandığı gibi yaşamayan yaşadığı gibi inanıyor. Bugün virüs gibi bulaşmış bir deniyyeti zamane diye ağzına dolayanlar var.Aileleri ve toplumları çökerten en büyük hastalık.Bizans-Roma-Sodom ve Gomore Lut Kavmi helak oldular zina bataklığında.Ruhun hastalığı,bedenin hastalığı,nikahı hiçe sayan,temiz aileyi ortadan kaldıran,insanın değerini düşüren,nesebi bozan,depremden daha yıkıcı fitne ateşi olan,dünyada ve ahrette azaba sürükleyen yangınlara sebebiyet veren ve asla yanına yaklaşılmaması istenen bir bataklık.Maalesef kapitalizmin varlık sebebi,medyada özendirilen bir hastalık dünyevilik şaşaası,sapkınlığın günümüzde normalleştirildiği,ve bilhassa lgbt denilen lüt kavmi sapıklarının eylem ve sözleri onları masum gösterme çabaları,ensest ilişkilerin aile içinde yaygınlaşması,doğurulan çocukların sağa sola atılması, din ve vicdanın ne kadar elden ve kalben bırakıldığının geldiği nokta.Giyim ve kuşamda moda denilen akımın desteği bunların değirmenine su taşınması da ayrı bir cabası.

Okuduğum ve aşağıya alıntıladığım bir olay gelinen noktanın vahametine ışık tutacak cinsten.Yazık gerçekten çok yazık.Bir Müslüman toplumun dini değer ve inançlarına bir Hintli fakir kadar sahip çıkamaması gerçekten çok yazık.”Gazetelere Samsun’dan düşen bir haber vardı. Bir liseli kız, komşunun liseli oğlunun evine gidip birlikte ders çalışıyorken, ansızın ilişkiye girmişler. Aileler hamilelik ortaya çıkınca durumu fark edivermiş ve şok yaşanıvermiş. “Nasıl yaparsınız bu fecaati?” diyesi imişler. “Birden, düşünmeden, elimizde olmadan yaptık.” cevabını vermişler. Gazetede böyle okuduk. Bu utanç ne anlama geliyor?

Allah türlü yasaklar indirmiştir; ama yasaklardan biri var ki onu sadece yapmayı değil, ona yaklaşmayı da haram kılmıştır; o da zinadır. “Zinaya yaklaşmayın! O; hayâsızlık, çirkin, aşağılık bir iş ve kötü bir yoldur.” İsra 32 buyurmuştur. Zinaya yaklaşmak da işlemeye benzer şekilde haramdır. Diğer haramlara yaklaşanın işlemeden kurtulması nispeten çok kolaydır. Ama zinaya yaklaşanın iradesine hükmetmesi neredeyse mümkün değildir. Zinanın tek çaresi yoluna mesafeli durmaktır.

Öyleyse düşünelim… Zinaya yaklaşmak nasıl olur? Şunlardan herhangi birisi insanı zinaya teşvik eder mi, herkes kendisi değerlendirsin: –Vücudunu namahreme çekici şekilde süslemek, -namahrem yerlerini ortalıktayken açık bırakmak, -namahremle baş başa kalmak, -namahremle kişisel mahrem konular üzerinde dertleşmek, -internette haram görüntülere, videolara bakmak, -göz göze bakışıp durmak, kokusunu içine çekmek, tenine dokunmak, -haram ilişkileri hayal etmek, -zinayı teşvik eden dizileri izlemek… ve benzeri davranışlar…

Cenneti kazanmak çocuk oyuncağı değil. Şeytan ahir zaman insanını toptan cehennemlik etmek için yemin etmiştir ve şu ana kadar da çok başarılıdır. Öyle ki Müslüman olarak yaşayanların bile çoğunun imansız ölümleri kuvvetle muhtemeldir. Zina veba hastalığı gibi toplumsal bir beladır, reklam edilirse nesillere, birbirimizin çocuklarına ve geleceğimize bulaşması kaçınılmazdır. Özel ve kişisel bir günah sayılamaz. Bu feci kötülüğe karşı tavır insanlık için bir turnusol kağıdıdır. Muhammed Bozdağ”

Ben artık yazacak bir şeyi moralmen kendimde sağlayamadığım için bir şiir çalışmamla devam edeyim istedim.

EY İNSANOĞLU

Temelde yüklendin sen, geldiğin sırrı

Kurtar, sonbahar rüzgârından ruh bahçeni

Sen Hakk’ın kölesisin, kâinatın sırrı

Kirletme gönül bahçeni, açsın gül şeni.

***

Sınırlı bir ömrün baş aktörü sensin

İster billur bir dünya ör, ister dal karanlıklara

Sen bir ömür ağacısın ve meyvesi de sen

Ya çürütürsün kendini, ya gark olursun nurlara.

****

Güzelliği görmek için bakmasını bilmek gerek

Güzel diye nitelenen düşüncede var olan iksir

Gün doğmadan yayılan dalga dalga güzellikleri

Görmek ve anlamak için ruhen uyanıklık gerek

***

Her gün kızıllıklar arasından aydınlanır ufuklar

Güneş her gün doğarken yüzündedir tebessüm

Bulutlar bazen araya girip çıksa da karanlıklar

Kulluk tacıma vesile inşallah alnımdaki süsüm

***

Ruha dingin saatlerdir düşüncede güzellikler

Ve düşüncenin odak noktası kalptir bakım ister

Nasıl ki resmimizi kazıyoruz, her gün ve gece

Ölüm; ne zaman geleceği belli olmayan bir bilmece.

*Unutma gideceğin yeri dünyada kendin seçiyorsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık