YUSUF ERDOĞAN
[email protected]
BUHRAN İÇİMİZİ YAKMADAN
Keşke anlayabilseydim şefkatin lisanını! Gözlerindeki hüznü ve duyduğun endişeyi! Bağışla anlayamadım. Ya da anlamak istemedim, ağır bastı duygular, frenleyemedim. Üzdüm seni biliyorum acını anlayamadım, beni bağışla. Lakin ben de hırpalandım, ezildim/ezdin sözlerin altında.
SELAHATTİN EYYUBİ’Yİ UNUTMADIK
Kaleme aldığım bir yazımda Büyük Komutan Selahattin Eyyubi hakkında şu cümleleri paylaşmışım tekrar hatırlatma gereği duydum. Kısaca şöyleydi: Selahaddin Eyyûbi, Eyyûbi Devleti’ni kurarak İslâm tarihindeki müstesna yerini almıştır.
KALBİN KURUMUŞ ÇİÇEKLERİ
Kalbin kurumuş çiçeklerine su verip yeşertmek insanın düşüncesini gözden geçirmesi ile mümkündür o da çiçeğin özü ile kalp arasındaki ilahi ilişkiyi ritimli kılmakla sağlanır. Yaratılış hikmetinde ilinti ve uyum ayrılmaz bir bütündür. İnsanın ruhen kaybı onun maddi yönden parçalanmasına da sebeptir.
MEÇHULE YOLCULUK
Bir toplumu ayakta tutan değerleridir. Değerler inancın içerisinde yoğrulmuş kişinin dışına yansıttığı davranış biçimleridir. Günümüz piyasasında ülkemizin kaynayan bir kazana dönüştüğünü değerlerin üzerinin çizildiğine tanık oluyoruz.
HASTALIĞIMIZI ANLAMAK İSTEMİYORUZ
Bağdatlı Ruhi bir beytinde derki; ”Dermiş hâkim bilmediğim nesne kalmadı/Dünyayı bildi kendini biçare bilmedi. Yani anlam itibariyle filozof, bilmediğim şey kalmadı dermiş. Lakin dünyayı bildi bilmesinde de biçare kendini bilmedi/bilemedi.