BAŞKA HAYATLARDA OLUMSUZ ETKİLER BIRAKMAYALIM
Yapmaktan vazgeçmediğimiz yanlışlardan biri, çevremizde bulunan insanların yaşamları üzerinde kendimizi söz sahibi olarak görmemizdir. Oysa bu düşüncenin bizlere neler kaybettireceğini çoğu zaman değerlendirme zahmetinde bulunmuyoruz.
Hayatımızda birçok insan yer almaktadır. Ancak bu, onların yaşantılarına istediğimiz şekilde müdahale edebileceğimiz anlamına gelmez. Hayatımıza dahil ettiğimiz insanların aldıkları kararlara saygı göstermek, yaşamın en önemli gerçeklerinden biridir. Bu gerçeği göz ardı ettiğimiz takdirde çevremizde bulunan insanları kaybetmemiz kaçınılmaz hale gelecektir.
Bu nedenle hiçbir insanın hayatına müdahale etmeyi kendimize verilmiş bir hak olarak görmemeliyiz. Böyle bir düşünceyle hareket etmek, haklı değil haksız olduğumuzun göstergesidir.
Benim sizlerle paylaşmak istediğim düşünce de tam olarak budur. Hayatımızda yer verdiğimiz insanların yaşamlarına gereksiz yere müdahil olmak yerine onların kararlarına saygı göstermeyi öğrenmeliyiz. Bunun en doğru yolu ise kendimize yapılmasını istemediğimiz davranışları başkalarına da yapmamaktır.
Yürümek istediğimiz yolun kapanmasına sebep olursak, önümüzde parlayan ışığın sönmesi kaçınılmaz olacaktır. Yolumuzu aydınlatan güneşin önüne kara bir bulut gibi geçmediğimiz sürece o ışık bize rehber olmaya devam edecektir. Böyle davrandığımızda hem ilişkilerimizi korur hem de kaybettiklerimizi yeniden kazanma fırsatı elde ederiz.
Bu örnekleri vermemin sebebi, insanların hayatlarına olur olmaz her konuda müdahale etmenin bize hiçbir kazanç sağlamayacağını anlatmaktır. Sizlerle paylaştığım düşüncelerde samimiyetsizliğe hiçbir zaman yer vermedim. Güneş nasıl yolumuzu aydınlatıyorsa, ben de fikirlerimle sizlere faydalı olmayı görev kabul ediyorum.
Bu yüzden sizlerden her zaman şu ricada bulunuyorum: Hayatınızda yer alan insanların yaşamlarına müdahale etmeyi kendinize verilmiş bir hak olarak görmeyin. İhtiyaç duydukları zaman zaten sizlerin kapısını çalacak, yardım istemekten çekinmeyeceklerdir.
Fakat onlara bu fırsatı tanımaz, her konuda müdahale etmeyi tercih ederseniz bilin ki zamanla sizlerden uzaklaşmanın yollarını arayacaklardır. Çünkü insanlar, hayatlarının sürekli yönlendirilmesinden hoşlanmazlar.
Ben ise benden yardım bekleyen insanları geri çevirmek yerine, yürüdükleri yolda onlara destek olmayı tercih ederim. Karşımdaki insanın bana sunduğu güveni en doğru şekilde nasıl değerlendirebilirim düşüncesiyle hareket ederim. Kapımı çalan insanların hayatlarına yön vermeye çalışmak yerine onlara fikirlerimi sunar, kendi deneyimlerini kazanmaları için destek olurum.
Hayatımızda yapmamız gereken en önemli şey, başkalarının hayatlarına müdahale etmek yerine kendi yolumuzu çizmektir.
Saygı, yaşamın en değerli yapı taşlarından biridir. Bir binanın temeli sağlam olmadığında nasıl ayakta kalması mümkün değilse, saygının bulunmadığı ilişkilerin de uzun süre devam etmesi beklenemez. Hayatımızda yer alan insanların kararlarına saygı göstermediğimiz sürece başkalarından aynı saygıyı beklememiz de doğru değildir.
Hem elim titremesin hem ayranım dökülmesin düşüncesiyle hareket edip saygısızlığı alışkanlık haline getirirsek, aynı anlayışı başkalarından görmemiz mümkün olmayacaktır.
Ben her zaman aynı düşünceyi dile getirmekten çekinmiyorum. Hayatımızda yer alan insanların yaşantılarına müdahale etmek yersiz bir davranıştır. Bu düşünceyi savunmamın nedeni, yolumuzu aydınlatan güneşin önünde kara bir bulut olmamamız gerektiğine inanıyor olmamdır. Asıl anlatmak istediğim, saygısızlığın bizleri telafisi güç kayıplarla karşı karşıya bırakacağıdır.
Bizi biz yapan saygıyı hiçbir zaman elden bırakmadan yolumuza devam edelim. Kendimize yapılmasını istemediğimiz davranışları hayatımızda yer verdiğimiz insanlara yapmayalım. Fikirlerimizle insanların bilinçlenmesine ve yollarını daha sağlıklı çizmelerine katkı sağlayalım. Karanlığa sürüklemek yerine rehber olalım, ışığın geldiği yolu gösterelim. Yaşantılara gereksiz yere müdahil olarak başka hayatlarda olumsuz etkiler bırakmayalım.