Konya
Hafif yağmur
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,5027 %0.04
51,9147 %0.07
6.854,52 % 0,74
Ara

SELAHATTİN EYYUBİ’Yİ UNUTMADIK

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Kaleme aldığım bir yazımda Büyük Komutan Selahattin Eyyubi hakkında şu cümleleri paylaşmışım tekrar hatırlatma gereği duydum. Kısaca şöyleydi: Selahaddin Eyyûbi, Eyyûbi Devleti’ni kurarak İslâm tarihindeki müstesna yerini almıştır. Öğrenimini Baalbek’te tamamlayan Selahaddin Eyyûbi bilhassa İslâmî ilimler ve edebiyatta üstün başarılar göstermiştir. Daha sonra Musul Atabeyi olan Emir Nureddin ile Mısır Seferine katılmış, Hristiyan Kudüs Kralı’na karşı zafer kazanıp, Kudüs’ü fethetmiştir. Filistin, Mısır, Suriye, Hicaz ve Yemen’in tek hâkimi durumuna gelmiştir. Haçlılar Kudüs’ü istilâ etmişlerdi. Pek çok Müslümanı kadın, çocuk ve ihtiyar demeden kılıçtan geçirdiler. Bu arada Mescid-i Aksa’yı yağmalayıp, tepelerine haçlar diktiler. İçerisine heykeller koyarak kiliseye çevirdiler. Sultan Selâhaddin “Kudüs işgal altındayken, ben nasıl gülebilirim ki?..” Diyerek günlerce mahzun olarak yaşadı. Bu büyük mücahit komutan 1187 (H.583) senesinde Kudüs’ü Haçlılardan kurtarıp Mescid-i Aksa’dan haçları ve putları kaldırttı. Eski hâline getirip yeni bir mihrâb yaptırdı. Kudüs halkına çok iyi davrandı. Vergileri indirdiği gibi, Haçlıların kilise hâline çevirdikleri câmileri eski durumlarına getirdi.

Selahaddin Eyyubi’nin ilme ve sanata karşı çok büyük bir sevgisi vardı. Önceleri bir hükümdar olmayı değil de, bir ilim adamı olmayı düşünmüştü. Alçak gönüllü, iyilik ve yardımsever, dürüst ve mert bir Müslümandı. Kısa zamanda kurduğu muazzam devlete ve zaferlere rağmen aslâ gurura kapılmadı. “Ben, Allah yolunun bir hizmetçisiyim” diyerek güzel bir ömür sürdü...

Selahaddin Eyyûbi, henüz 57 yaşında iken Şam’da vefat etmiştir.

Vefat edeceğini anlayınca...

Hastalığı ağırlaşıp vefat edeceğini anlayınca, adamlarına kefenini vererek, bir mızrağın ucuna geçirmesini ve sokaklarda dolaştırarak şöyle bağırmalarını emretti:

“Ey ahali! Şarkın hâkimi Sultan Selahaddin ölmek üzeredir ve ahirete ancak şu bez parçasını götürebilecektir.”

Bugün Siyonist Yahudi zihniyeti arkasına USA takıntılı rüzgârını alarak Gazzelilerin Filistin’in ve Kudüs’ün üzerine bir kâbus gibi çökmeye devam ediyorlar. O kadar arsız o kadar edepsiz ve haysiyetsiz davranıyorlar ki taş taş üstünde bırakmamaya ve öldürmeye kan akıtmaya zevkle devam ediyorlar. Sanki dünyadan tecrit edilmiş ve kendi kaderine terk edilmiş Gazzelilere karşı Siyonist Yahudilerin saldırılarında dünya o kadar hissizleşti ki Yahudi’nin öldürmesini bile, bebek katilliğini alkışlayacak duruma gelip insanlıklarından toptan iflas ve istifa ettiler maalesef. Çoğu yönetimler bu sessiz çaresiz kimsesiz insanlık dışı drama tepki gösterse de Yahudi zihniyetinin aforoz korkusundan sinik bir vaziyette nefes alıp vermeye devam ediyorlar. Yalnız bazı halkların fevri de olsa kendi topraklarında ve kendi toplumlarında zaman zaman tepki verdikleri de olmuyor değil. Şunu sormak istiyorum. Orta Doğu coğrafyası üzerine çöreklenen bu azgın azınlığın daha ne zamana kadar bu bozguncu isyancı fitneci tutumlarına ve öldürmelerine sessiz kalınacak. Kimse sesini çıkartmayacak mı? Orta Doğu’da işler çok planlı çok gizlilikli ve çok amaçlı menfaat ilişkileri boyutunda sürdürülmeye çalışılıyor. Herkesin her ülkenin neredeyse burada bir hayali bir emeli amacı var. Elin binlerce kilometre uzağında olan Coni gâvuru Amerikan bile gelip burada horozlanıyor, askeri üsler oluşturmaya petrol üzerinde söz sahibi olmaya körfez korkaklarından istediklerini elde etmeye çalışıyor. Kiminle beraber kendisine yavukluk eden Siyonist İsrail’le birlikte. Bunlar bu topraklarda bu coğrafya da zorba şiddet orantısız güç kullanma ve baskı ile bura halklarını ve yönetimlerini kıskaç altına alıp istedikleri gibi horozlanmanın peşinde olduklarından insani değerlerini de yitirmeye ve gerçek yüzlerini göstermeyi artık saklayamıyorlar. Bunlar için hedef Siyonist Yahudi’nin dini argümanları doğrultusunda kendilerine hizmet edecek köle cariyeler oluşturmak istiyorlar. İnsanlığı bölgeyi ve coğrafyayı zaten bu şekilde algılayıp değerlendiriyorlar. Böyle bir bakış açısında bu bölge de asla barışta olmaz. Huzur da olmaz. Kalkınma da olmaz. Çünkü Siyonizm emellerine kavuşana kadar terörist faaliyetlerine durmaksızın taşeronlarıyla beraber devam edecektir.

Bulanık suda balık avlamaya çalışan bu şer güçlerinin yayılmacı hareketleri gizli niyetleri halleri ve uygulamaları ikiyüzlülükleri ve piyasa dinleri elbette uzun soluklu olmayacaktır. Bunlarda ki şımarıklık ve insanlık dışı haysiyetsizlik ve yayılmacı politikaları zamanla kendilerinde bir çözülme ve dağınıklığı da yaşatacaktır. Hatta yaşıyorlar diyebilirim. Çözülme ve dağınıklık elbet gelecek. Çünkü Amerika gerçek bir devlet değil. Ekonomik menfaat topluluğu sömürgeci ruhu ön planda katil bir güruhun parçacıklarından ibarettir. Yahudi ise zaten hakiki bir devlet değil, ruhunu kaybetmiş vampir leşmiş bir kabile topluluğudur. Zoru görünce kaçan menfaati için akıl dışı ahlak dışı iş ve uygulamalara yelken açan lanetli bir topluluktur. Öyleyse ruhunuzu yitirdiyseniz insani idealleriniz yoksa sahip olduğunuz maddi değerler sizi kurtarmaya yetmeyecektir. Hiç bir ülke hiçbir devlet hiçbir insan hiçbir topluluk hiçbir aile ahlaki ve insani değerleri bir tarafa iterek asla yaşayamaz ayakta kalamaz. Ruhunuz yoksa sahip olduğunuz ekonomik güç mutlu azınlık egemenliğiniz mutlaka çökecektir. Bugün ABD için tehlike çanları çalıyor çünkü onların da aynı Sovyet kominiz mi gibi kapitalist insanlık dışı ekonomik dinamikleri çökecek ve dağılacaklardır.

Bugün Siyonist Yahudi Orta Doğu’da Gazze’ye hâkim olmak için insanlık dışı davranıyorsa erdem ahlak ve değerleri olmadığındandır.

Biz Çanakkale’de düşmanımıza su verecek kadar erdemli isek bunun sebebi inancımızdır. Bizim zırhımızdır erdem doğruluk ve adaletli olmak.

İşte sizlere haddinizi bildirecek bir Selahattin mutlaka olacaktır. Bir değil bin Selahattin bu toprakların kaderinde vardır. Ey katiller sürüsü gücünüzü kaybediyor olmayan insanlığınızı yitiriyor, hayatın anlamından ve insanlığın tüm varlık sebebi değerlerinden hızla uzaklaşıyor ve cehennemin dibine doğru yol alıyorsunuz. Sonunuz gayya çukuru olsun. Kötülüklerin ve kötülerin karşısında biz adalet diyoruz.

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *