REHABİLİTASYON MERKEZLERİ…
Bıçak vuruldu…
Ameliyat başarıyla tamamlandı.
Doktor, “Her şey yolunda geçti.” dedi.
Peki gerçekten her şey bitti mi?
Hayır.
Asıl mücadele şimdi başlıyor.
Çünkü insan vücudu bir otomobil değildir.
Bozulan parçayı değiştirip anahtarı çevirdiğinizde yeniden çalışmaz.
Kasın yeniden güçlenmesi, eklemin hareket etmesi, beynin vücuda yeniden güvenmesi ve insanın hayata tekrar karışabilmesi zaman ister.
İşte buna rehabilitasyon denir.
Almanya bunu yıllar önce anlamış.
Hem de öyle göstermelik birkaç fizik tedavi seansıyla değil…
Dev bir sistem kurmuş.
Her yıl sağlık tesislerinde 200 milyondan fazla konaklama günü gerçekleşiyor.
Yaklaşık 260 milyon günübirlik ziyaretçi, kaplıca ve kür merkezlerinden yararlanıyor.
Ülke genelinde 1.000’in üzerinde rehabilitasyon kliniği var.
Her yıl 1,7 milyon insan, bu merkezlerde yeniden ayağa kalkıyor.
Bu sistem yalnızca insanları iyileştirmiyor.
Ekonomiyi de güçlendiriyor.
Yıllık 25 milyar avroluk ekonomik değer üretiyor.
510 binden fazla insan bu sektör sayesinde ekmeğini kazanıyor.
Yani sağlık…
Masraf değil.
Yatırım.
Ben bunu sadece rakamlardan okumadım.
Yaşadım.
Ortopedik rahatsızlıklarım nedeniyle Almanya’da 4-5 kez rehabilitasyon merkezlerinde tedavi gördüm.
Otellerle yarışacak konfordaki bu merkezlerde disiplin vardı.
Sabah egzersizi…
Fizyoterapi…
Su terapisi…
Doktor kontrolü…
Doğru beslenme…
Yürüyüş…
Dinlenme…
Yani;
hem fizyolojik,
hemde psikolojik tedavi.
Her ayrıntı bilimsel olarak planlanmıştı.
Ama en önemlisi…
İnsana umut veriliyordu.
Çünkü rehabilitasyon sadece kasları değil, insanın moralini de güçlendiriyor.
Ne yazık ki birçok ülkede sağlık denince akla hâlâ sadece hastane geliyor.
Oysa hastane, yolculuğun başlangıcıdır.
Asıl hedef; insanı yeniden üretmek, yeniden yürütmek, yeniden çalıştırmak ve yeniden yaşatmaktır.
Yaşlanan dünya nüfusuna bakınca rehabilitasyon artık bir lüks değil…
Bir zorunluluktur.
Bugün hastalıkları tedavi eden ülkeler başarılı olabilir.
Ama yarının güçlü ülkeleri, insanlarını yeniden hayata kazandırabilen ülkeler olacaktır.
Keşke her ülke sağlık politikalarını bu anlayış üzerine kursa…
Çünkü sağlıklı birey yalnızca kendisini değil, ailesini, ekonomiyi ve toplumu da ayağa kaldırır.
Ve unutmayalım…
Ameliyat doktorun başarısıdır.
Ama insanı yeniden hayata döndüren, rehabilitasyondur.