Konya
28 Şubat, 2024, Çarşamba
logo altı
  • DOLAR
    31.18
  • EURO
    33.77
  • ALTIN
    2034.0
  • BIST
    9189.2
  • BTC
    58416.45$

YUVARLANIP GİDİYORUZ İŞTE!!!

01 Nisan 2021, Perşembe 09:19

Dostlarımızla, sevdiklerimizle karşılaştığımız zaman hal, hatır sorarız.

Hal hatır sormanın en kısa yolu Nasılsınız? dır.

Cevaplar çok çeşittir.

Bir cevap, “Yuvarlanıp gidiyoruz işte” dir. Memnuniyette vardır bu cevapta memnuniyetsizlikte…

Bir diğer cevap, “Şükür Rabbim bu günlerimizi aratmasın” dır. Kanaatkardır, beterin beteri var diye düşünür.

Yine başka bir cevap, “Ne olsun ya! İşte görüyorsun halimizi” Serzeniş doludur memnuniyetsizliği ifade eder.

“Allaha şükür yaramaz bir şey yok” Başka bir cevap olup, mevcut durumun güzelliğini ve kanaatkarlığı ifade eder.

Birde muzip cevaplar vardır. Nasılsınız sorusuna Cevap “İç Güveyisinden hallice” olur. Bu cevabı açalım biraz.

“İç Güveyisi” ne demektir. Yeni nesil bilmez. Oğlan kızı değil de, kız ve ailesi oğlanı ister, yanlarına ister. Yani oğlumuz biraz kalenderdir, kız tarafı variyetlidir. Oğlan kalender ama iyi huyludur. Özellikle kız tarafının ailesi, oğlumuzu kızımıza ister. Kayınbaba damadına kendi iş yerinde, bazen bu fabrikada olabilir, iş verir. Bütün düğün masrafları kız tarafından karşılanır. Genelde kayınbaba, kayınvalide, damat ve gelin kızımız aynı evde otururlar. Yani oğlumuz kız evine adeta gelin gitmiştir.

Bazen damat arkadaşlarıyla ağız dalaşı yaptığında, sen sus sen iç güveysisin diye azarlanırda.

Yani nasılsına vereceğimiz cevap çoktur. Kimisi de “İyi diyelim iyi olsun” der. Yine bir kahır yüklü cevaptır.

Neticede yaşayıp gidiyoruz şu dünyada ama iyi ama kötü.

İNANÇLI İNSAN NASIL YAŞAR?

Zor bir soru. Ama bana sorarsanız;

Şükür

Sabır

Tövbe

Dua

Rabbimin verdiği nimetlere şükredersiniz. Size karşı yapılan olumsuzluklara, haksızlıklara sabredersiniz.

İnsanoğlu günahkardır. Hem de çok günahkardır. Tövbe eder, rabbinden af diler.

Mevcut konumunun iyileşmesi için, evlatları, ailesi, vatanı, milleti için dua eder.

Haa! Hoş olmasa da bazen “BEDDUA” eder. Çaresizdir, haksızlığa uğramıştır. Kendini bu duruma düşürenlere beddua eder.

Hz. Ali “Mazlumun ahı yerle gök arası kadardır” diyor. Mazlumun ahını almamak lazım.

Rabbim bize haram nasip etmesin, kul hakkı nasip etmesin.

Affedilmeyen en büyük günah, kul hakkıdır. Rabbimiz bize kul hakkı ile gelmememizi öğütlüyor. Şehitler bile cennete girmek için, kul hakkı yemişlerse, helalleşmeden sonra cennete girecektir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.S.) büyük günahların bile Rabbimiz tarafından affedileceğini ama “YALAN” konusunda uyarıyor. Dikkat edin bu cümleye “Yalanla iman bir arada olmaz” diyor. Yalanı peynir ekmek gibi kullanıp menfaat elde edenlere yazıklar olsun, imanlarını sorgulasınlar.

Beş vakit alnınızı secdeye koymanız her şeyi çözmüyor. Haram yemişseniz, kul hakkı yemişseniz, yiyorsanız, yalan söylüyorsanız, yirmi dört saat ibadet etseniz bile nafile.

Ölüm gelip çattığında, bana Ali’yi bulun helalleşeceğim sakın demeyin.

Adam kadastro geçerken başkasının arazilerini üzerine geçirmiş, bu dünyada krallar gibi yaşamış, ölüm gelip çatınca, ahirde gözünüzün önüne gelince dur ben bir helalleşeyim, demeye hakkınız yok. Adam helal etse ne yazacak. Rabbinizin gazabından nasıl kurtulacaksınız?

Günümüzde “HARAM” adeta “HELAL” gibi yeniyor hem de bile bile.

İnsanoğlu yaşadığı şu dünyada yaptıklarıyla cennete mi, cehenneme mi gideceğini üç aşağı beş yukarı tahmin eder. Kandıramayacağınız bir makam ve kurtulamayacağınız bir İlahi Adalet vardır.

Siz ancak kendinizi kandırırsınız.

FİTRE MİKTARI

Diyanetçe geçtiğimiz yıl 27 lira olan fitre bu sene 28 lira oldu. Yani 1 lira arttı. Bir yılda bir lira arttı. Yazık ya. Bu ücreti belirleyenlerin maaşları, yan gelirleri ne kadar arttı da fitre 1 lira artıyor.

Bu uygulama fitreyi verecekleri değil de fitreyi alacak fakir fukarayı zora sokar. Efendim enflasyon ayarı çekip düşük gösterelim diyorsanız, fitreyi alacakların hakkı, bu ücreti belirleyenleri ve zihniyeti sıkıntıya sokar.

Yahu isteyen bu rakamın çok üstünde de fitre verebilir diyebilirsiniz ama asgarisini bu kadar küçültmeye hakkınız yok.

Virüs var camiler boş. Sadece virüs yüzünden mi? adamın biri çıkıyor, cehennem zebanileri sizi alıp cehenneme götürürken, ben bilmem ne tarikatının, cemaatinin bilmem ne kolundanım derseniz vallahi zebaniler sizi cehenneme götüremez diyor. Diyanetten “TIK” yok.

Bir erkek çocuğuna, bir tarikat şeyhi tecavüz ediyor. Birileri bu konuya bir kereden bir şey olmaz diyor. Birileri biz bunlara bademleme deriz diyor. Adamın kendisi de Allah beni sınadı. Ben nefsime yenildim diyor. Diyanetten yine “TIK” yok.

Müslüman kardeşlerim! Zekatınızı, fitrenizi, fidyenizi, sadakanızı kendi elinizle veya yakınlarınız vasıtasıyla yoksullara bizzat ulaştırın.

Vakıflara, cemaatlere, tarikatlara, derneklere, kurumlara verirken iyi düşünün.

Siz etrafınız da fakir fukara bulamıyorsanız dostlarınızdan, yakınlarınızdan yardım isteyiniz.

Zenginseniz, canınızda istiyorsa bu kurumlara bağışta bulunun. Ama fakir fukaranın hakkını bu kurumlara devretmeyin.

Yarın her tarafta pankartlar, stantlar göreceksiniz. Zekatınızı bize verin, fitrenizi bize verin, fidyenizi bize verin, kurban yaklaşınca kurbanınızı bize verin diye. Devletin görevlilerine makbuz bile kestirecekler. Efendim biz şu kadar Müslümana, dünya da şu kadar Müslümana yardım götürüyoruz, şu kadar Müslümana et dağıtıyoruz diyecekler. Bu kurumdakilerin yaşantısına, kurumdan aldığı maaşa, kurumdan nemalanmalarına bakın.

Utancından ben sıkıntıdayım diyemeyen kulları Allah rızası için bulun. Gönlünüz rahat olsun. Bu kurumlara verince her şeyden kurtulduğunuzu, sorumluluklardan kurtulduğunuzu zannetmeyin.

Rabbim hepimizin yardımcısı olsun. Esen kalın.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.