Konya
27 Şubat, 2024, Salı
logo altı
  • DOLAR
    31.13
  • EURO
    33.83
  • ALTIN
    2035.3
  • BIST
    9334.13
  • BTC
    56206.13$

YAZMAMIZ GEREKİYORMUŞ…

10 Kasım 2020, Salı 08:44

Besmele ile yeniden yazmaya başladık. Ekim başında yazmayı bırakmıştık. Bırakmıştık diyorum zira yazmayı pek düşünmüyordum. Onun için ara vermiş gibi kendimi görmüyorum.

Sıkıntıları, dertleri, olumsuzlukları, yalanları dile getirirken bende bunların üzüntüsünü yaşıyorum.

Yazmaya ara verince diyelim, bazı dostlar iyi ettiğimi söylediler. Aslında bunlar yazmanın ve yazanın sıkıntısını bilenlerdi…

Bazı dostlar ise yazmam gerektiğini ısrarla belirttiler. Malum son dönemde ki yazılarım KOVİD-19 la ilgiliydi. Alınmayan önlemleri, Kovid le mücadele de çok zayıf kaldığımızı beyan ediyordum.

Tedbirlerin cezai uygulamalarla sağlanabileceğini ısrarla söylüyordum.

Neyse! Yazmaya başladık.

Bu kalem, Allah’tan korkar. Doğruları yazar. Gördüklerini, okuduklarını yazar. Bu kalem yerel de olsa sesi çıkmayanların sesi olmalıdır.

Şuna buna hizmet etmez. Şunun bunun adamı olmaz. Şundan bundan menfaat beklemez. Neyse o…

Haaa! Yanıldığımız olmaz mı? elbette olur. Nihayeti kuluz hata yaparız.

Muhalefet ve iktidara aynı mesafedeyiz desem pek uygun olmaz. Eleştirimiz genelde iktidaradır. Zira icra makamıdır. İktidarı eleştirince, muhalefet yanlısı bir tutum içinde olduğumuzu söyleyenler olabilir.

Unutulmamalıdır ki, hata yapılırsa, bunun sana göresi, bana göresi olmaz. Efendim bunu ört bas edelim bizi parti oy kaybeder gibi ilkel düşüncede olanlarında, bu menfaat düşüncesinden vaz geçmeleri gerekir. Bu sözler hem muhalefete hem iktidaradır.

Maalesef medyamız gördüğünü, okuduğunu, bildiğini her ne hikmetse yazmazlar, bilemem belki de yazamazlar. Ama onlar niye yazamadıklarını veya yazdıklarını iyi bilirler.

Bakınız yazıyı kaleme aldığım, 9 Kasım Pazartesi öğle saatlerinde, Türkiye’nin gündemine oturması gereken bir durum, malum medya kesimince hiç ama hiç dile getirilmez.

8 Kasım saat 19:00 da Maliye Bakanımız Berat ALBAYRAK kendi sosyal medya hesabından, istifa ettiğini yazmıştır. Son derece doğal bir uygulama ve haktır. Kendine göre haklı sebepleri vardır.

İşte siz bu haberi okuduğunuzda, kılınızı kıpırdatamıyorsanız medyacılık oynuyorsunuz demektir. Bazılarının duyup da haberin asparagas olduğunu söylemeleri daha bir gariptir.

Muhalefetin 3-4 Medya kanalına gün doğmuştur. Haberi fırına vermişler ve gerçekliğini ulaştıkları siyasilerden teyit ettirmişlerdir. Ve de senaryo üretmeye başlamışlardır.

Doğrusunun ne olduğunu sizlere bırakıyorum.

Gelelim sürekli yazdığımız Kovid meselesine. Daha çok yazacağız.

Dünya da virüsten ölenlerin sayısı an itibarıyla, 1 milyon 262 bin kişidir. Virüse yakalananların sayısı 50 milyonun üzerindedir.

Konu bir can meselesidir. Para, mal, makam, mevki önemli değildir. Tercihimiz hep CAN dan yana olmalıdır. Alınan veya alınması gereken tedbirler CAN için olmalıdır.

Milli Eğitime bakarsınız okulların açılması derdindedir. Gün içinde bile, birkaç kez karar değiştirirler. Yok yüz yüze, yok internetten, vesaire. Virüsün yayılma hızını artırırlar.

Onlar sadece okuldaki tedbirleri düşünürler. O öğrencinin evinden nasıl çıktığını, asansöre, servise nasıl bindiğini, bunların ne kadar kalabalık olup olmadığını, virüs taşıyorlarsa, arkadaşlarına ve öğretmenlerine bulaştırabilecekleri düşünülmez.

Efendim sınıfta yarı öğrenci varmış maske takıp mesafeli oturuyorlarmış. İşte siz sadece o konumu düşünüyorsunuz. O çocuk okula nasıl geldi, nasıl, ne şartlarda evine ulaşacak, onları düşünen yok. Eğitime ara verseniz, hafifletilmiş eğitim uygulasanız ne olur. Siz tercihinizi CAN dan yana yapmıyorsunuz.

Bu arada Türkiye Futbol Federasyonu da para derdinde, maçları az da olsa seyirciyle oynatmaya çalışmaktadır. Hani gol atınca oyuncular birbirine sarılmayacaktı, hani kenar yönetimi ve yedekler maskeli olacaktı. Siz de aynı şeyi düşünüyorsunuz. Seyircileri tribünlere yayacaksınız. Evet de O seyirciler o tribünlere nasıl, ne şartlarda gelecekler, stadı ne şartlarda terk edip evlerine ulaşacaklar.

Bir yandan tedbir almaya çalışırken, bir yandan virüs bulaştırıyoruz.

Yazacak çok şey var. İnşallah yazmaya çalışacağız.

Ülkemizde vaka sayısı 2500’lere çıkmışken, ağır hasta sayısı, her gün 100’ün üzerinde artarsa söyler misiniz siz bu virüsü nasıl önleyeceksiniz? Rakamların açıklananların çok üzerinde olduğu aşikar.

Hala bize değer verip, il bazında rakamları açıklamazlar, açıklayamazlar.

Rabbim bizleri doğrudan ayırmasın.

Hepinize hoş bulduk deyip, selamlıyorum. Sağlıcakla kalın.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.