Konya
28 Şubat, 2024, Çarşamba
logo altı
  • DOLAR
    31.18
  • EURO
    33.74
  • ALTIN
    2031.6
  • BIST
    9192.52
  • BTC
    59326.5$

VİRÜSÜ FIRSAT BİLENLER…

07 Nisan 2020, Salı 09:02

Dünya ve ülkem virüsle boğuşurken, birileri bundan nemalanmaya çalışıyor.

25 kuruş olan maske şimdilerde 5 lira. Yazık çok yazık. Zencefil(taze) alayım dedim, bir ay önce 30 liraya aldığım zencefil, 85 lira olmuş, keza sumak aynı şekilde.

Yapmayın, etmeyin edebinizle durun. Fırsatçılığı, karaborsacılığı bırakın.

Bu arada GSM şirketlerinden birinden bahsetmek isterim. Malum eğitim televizyon ve internet üzerinden yapılıyor. İnternet pazarlayan bu şirketlere gün doğdu. Veliler evlatları derslerinden geri kalmasınlar diye internet almaya karar veriyorlar. Turkcell, Vodafone, Türk Telekom bu işte başı çekiyor. Birde Kablo Tv’nin interneti var ama alt yapısı her yerde olmadığı için çok yaygın değil.

Bir GSM şirketi düşünün, para ödemek için bayilerine gidiyorsunuz. Kredi kartı çekmek istiyorsunuz. Kredi kartı çekerseniz 2 lira komisyon alırız diyor. Tabii bu üç ay falan önceydi belki şimdi komisyonlarda artmıştır.

Ne komisyonu diye itiraz edince, ağız birliği etmişçesine efendim banka alıyor diyorlar. O zaman bankayı değiştirin diyorum cevap yok. Ne demek komisyon almak ayıptır. Nakit öderseniz problem yok…

Aylar önce müşteri hizmetlerini arayıp, şikayette bulunuyorum. Hanımefendi bana akıl veriyor. Otomatik ödeme talimatı verin diyor, sorun kalmaz diyor. Bende size ne diyorum. Ben niye bankaya bu talimatı vereyim diyorum. Siz neden 2 lira komisyon aldığınızı söyleyin diyorum. Halkı geri zekalı zannediyorlar.

Evden çıkmayın, evde kalın uyarısıyla kiraladığım Durunday’daki bahçeli eve geçtim. Dolayısı ile Nalçacı’da ki evimde olan Kablo Tv internetinden istifade edemiyorum. Telefonumun internetine kaldım. Telefon paketim, 1000 dk, 1000 sms, 4 GB internet. Kırk küsür ödüyorum.

Bahçeye gelince GSM den mesajlarda gelmeye başladı. Hesap sıfırlaması her ayın 10 da yapılıyor. Yani 10 Nisan da yeni paket başlıyor. 27 Mart da bir mesaj geliyor. 25 lira verin size 250 dakika verelim diyor. 1000 dakikalık paketi doldurmaya yaklaşmışız. 4 GB internet az kalmış, 2 Nisan da bir mesaj geliyor. 24 lira verin 1 GB internet verelim diyorlar. Ertesi gün insafa gelip, 35 lir verin 2 GB internet verelim diyorlar. Tabii bunlar ek hizmet ücreti. Bana göre çok fahiş fiyat. Kendimi enayi yerine konmuş hissediyorum. Lanet olsun diyorum, ne ilave dakika ne ilave internet almayıp 10 Nisana kadar beklemeye karar veriyorum.

Sonra bahçeye internet alayım bari diyorum. 24 ay taahhüt 12 ay oluşa fahiş fiyat. En güvendiğimiz bir zamanlar devletin kurumu olan GSM bile bana göre fahiş fiyat istiyor. Öğrencilerin kullandığı, hemen biten internet bile çok pahalı.

Milli Eğitim Bakanımız, devletin yetkilileri bu konuyu inceleseler iyi olur. Bunlar birde Cumhurbaşkanımızın açtığı kampanyaya katılırlar. Bizden fazla fazla aldıklarını elbette bağışlayabilirler.

Bu GSM şirketlerine kim dur diyecek? Bu devirde herkes eve kapandığı için internet talebi patladı. Onlarda değerlendiriyorlar…

VİRÜSLÜ GÜNLERDE KONYA NE ALEMDE?

Her gün siyasiler, açıklama yapıyorlar. Uymamız gereken kurallar ve vaka sayısı konusunu ele alıyorlar.

Sağlık Bakanımız canlı yayına çıkmasa da, twit atıp sayıları açıklıyorlar.

Ancak il il her gün açıklanmıyor. Bu beni çok rahatsız ediyor. Türkiye rakamlarıyla yetiniyoruz.

Büyükşehirlere giriş çıkışlarda yasaklandı. Konya içine kapandı.

Şeffaflıktan bahsediyoruz ama şeffaf değiliz. Şu kritik günlerde, Valimiz başkanlığında, İl Sağlık Müdürümüz, Emniyet Müdürümüz, Belediye Başkanımız ve gerekli görülen personel bir araya gelip, yerel televizyonlarda canlı olarak çıksalar. Bizleri uyarsalar. Vaka sayısını il ve ilçe bazında açıklasalar. Ümrecilerle ilgili provokatif yayınlara son vermek için gerçekleri söyleseler ne olur?

Efendim Ankara açıklıyor diyebilişiniz. Ama biz Konya’yız ve biz bu şehrin sevdalılarıyız. Kim öldü kim kaldı bilmek hakkımız.

Biz Konya’yı idare edenlerin yüzünü görmek istiyoruz. Moral istiyoruz. Ruhumuzu aydınlatın, gerçekleri biz de bilelim istiyoruz.

Bilim kurulunun elemanlarına bizi teslim etmeyin. Bir Prof. Ateş KARA dışında ümit veren kimse yok. Bazılarının akademik kariyerlerine şaşıyorum. Bu kariyeri nasıl elde etmiş diyorum.

Genel televizyonlar önüne geleni TV ye çıkartıp yorum yaptırıyor. Kimse bunlara dur demiyor. Biri çıkıyor maske takmayın diyor. Biri çıkıyor eldiven gereksiz diyor. Biri çıkıyor virüs havada asılı kalır diyor, biri çıkıyor virüs ayakkabınızın altına yapışır diyor v.s. v.s.

Çok şükür TV den “öleceksiniz” diye haykırmıyorlar ama konuyu o noktaya getiriyorlar.

Şimdilerde de yukarıda söylediklerimin hepsinin tersinin doğru olduğu söyleniyor.

Ülkem çok büyüdü. Şehrimizi idame edenler bize çok ama çok yakın olmalı. Onlardan ricamız içinde yaşadığımız şehrin; iyi, kötü hallerini bize en yakın ağızdan bildirsinler.

Şu kritik günlerde, her gün merkezden gelecek haberi beklemeyelim. Belki şehir olarak daha fazla uyarıya ihtiyacımız var. Şehrimizde kurallara uymayan, birlikteliğimizi bozanlarında akıbetini öğrenmek isteriz.

Bu virüsten el birliğiyle kurtulacağımıza inancım sonsuz. Bunu ne kadar öne çekebiliriz onun gayretindeyiz.

Şehir olarak sık sık bilgilendirilmeyi ve uyarılmayı bekleriz.

Kalın sağlıcakla.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.