Konya
28 Şubat, 2024, Çarşamba
logo altı
  • DOLAR
    31.18
  • EURO
    33.77
  • ALTIN
    2034.0
  • BIST
    9189.2
  • BTC
    58416.45$

Virüslü Günlerin İNFAZ YASASI

16 Nisan 2020, Perşembe 08:54

Beklenen yasa çıktı. Kimine göre 90 bin kimine göre, 185 bin kişi hapisten çıkacak. Kimine göre AF, kimine göre İNFAZ yasası.

Daha önce zamanlamasını hiç uygun bulmadığımı söyledim. Bu virüslü günlerde Adliyede, bu birimde çalışanlar yoğun bir mesai içine girdiler.

 Bu yasa tam bir “Bardağın yarısı dolu, yarısı boş” yasası. Yasaya olumlu bakanlar bardağın yarısı dolu diyecekler, Malum karşı olanlar ise bardağın yarısı boş diyecekler.

Bana sorarsanız, aflara hep karşı olmuşumdur. Olaya kader mahkumu diyemezsiniz. Eğer kader mahkumu diyecekseniz, bu işi yargılama aşamasında bitireceksiniz. Ya ceza vermeyeceksiniz, yada az ceza vereceksiniz.

Bu af için yıllardır uğraşan sayın Devlet BAHÇELİ’dir. Onun için bu yasaya BAHÇELİ affı dememiz gayet doğaldır.

22 Aralık 2000 yılında, Sayın Bülent ECEVİT, Kamuoyunda RAHŞAN affı denilen yasayı çıkarır. Onun adı da af yasası değildir.

Rahşan affı mağdurlarından biriyim. Konu anlaşılsın diye uğradığım durumu anlatacağım.

Hemen belirteyim. Rahşan affından çıkanların sayısı 40 bin kişidir. İki yıl sonra 63 bin kişi olarak ceza evine dönmüşlerdir.

Bu af çıktıktan sonra, Beybes mahallesinde, hafta sonları gittiğim, bahçeli evim soyuldu.

Hafta sonu gittiğimde şok yaşadım. Televizyon ve birkaç değerli eşya mutfak kapısı kırılarak alınmıştı. Olayı Polise bildirmedim.

Mutfak kapısını sağlamlaştırdım. Ancak iki hafta sonra kapı, kazmayla kırılarak içeceğimiz çaya kadar alınmış. Polis çağırdım. Parmak izleri alındı. Şekerliğin üzerinden alınan parmak izi hırsızın kimliğini ortaya koydu.

Rahşan affından çıkan Gödene’li hırsız A.P…. Çok ağırıma gitti. Avukat arkadaş kimlik belli olunca bana vekalet ver, dava açalım. Aftan yararlanıp yatmadığı günleri yatsın dedi.

Bu arada bu hırsız Beybes mahallesinde yazlıkçıların evini soyup soğana çevirmiş. İnşaatlardan demir çimento çalma işi var. Geçmişteki suçu 3-4 kişi bir araya gelip, bir kızı öldürüp, kuyuya atmak.

Her neyse davayı açtık. İlk duruşmaya ben katılmadım, avukatlık bürosundan bir arkadaş katıldı.

Hakim ikinci duruşmaya beni de istemiş. Bu arada hırsız A.P. başka bir suçtan tutuklanmış.

Mahkeme günü geldi. Ben, hırsız ve avukat içeride ifade veriyoruz.

Hakim hanım efendi, bana dönüp parmak izinin alındığı şekerliğin bana ait olup olmadığını sordu. Bizim bahçede, kullandığımız şekerlik deyip, iki kez girilen bahçeden çalınanları söyledim.

Söz sırası hırsıza gelince, inanılmaz bir ifade verdi. Hırsız, beni tanıyormuş, ben bahçeye arkadaşlarımla gidince, çayı beni tanıyan hırsız yapıyor ve arkadaşlara ikram ediyormuş. Ben bir subay emeklisi olduğum için, hizmeti o görüyormuş.

Hakim hanım bana dönüp, hırsızı daha önceden tanıyıp tanımadığımı sordu. Bende sinirlenip, itle köpekle işim olmaz dedim.

Hırsız söz istedi. O zaman dostluğumuzu inkar ediyorsa beni gösterip bu silah kaçakçısı dedi.

Ölür müsün öldürür müsün. Evin yukarısında 2-3 tane silahım olduğunu söyledi.

Hakim hanım da hırsızın bu ithamı karşısında şaşırdı. Bana döndü. Ben evet yukarı odada tabanca var ama onlar oyuncak tabanca dedim.

Hakim hanımda hayretler içinde.  Bana bahçeli eve hemen keşfe gidip gidemeyeceğimi sordu. Hemen gidelim dedim. Hırsız geri hapishaneye giderken, şahsi arabam ve adliyenin aracıyla yola çıktık.

Bahçeye geldik. Hakim hanım silahları gördü. Oyuncak ama gerçeğinden farkı yok. Hırsız bu silahları görüp korkudan çalamamış.

Neyse hırsız hüküm giydi. Eski cezalarda ilave oldu.

Hayatımda ilk defa mahkemeye çıktım. Ailem çocuklarım bahçeden soğudu gitmek istemediler.

Ben bahçede ilk hırsızlıktan sonra,  tek başıma uyumadan sabahlara kadar karanlıkta bekleyip pusu kurdum.

Kusura bakmayın insan neler neler düşünüyor.

Şimdi yeni bir BAHÇELİ affı çıktı. Sayın Bahçeli, Aleaddin ÇAKICI ’yı da hapiste ziyaret edip, yıllar önce bu affın işaretini verdi.

Af çıktı çıkmasına da bir şeyi söylemeden geçemeyeceğim. Bu ülkeyi idare edenler, kul hakkının affedilemeyeceğini, kimse bizden bunu beklemesin dedi. Vee “Kul Hakları” affedildi.

Dini bütün insanlara sesleniyorum.

Yüce yaradanım ne diyor. Bana kul hakkıyla gelmeyiniz diyor. Toplumda “HELALLEŞME” diye bir kavram var. Biri, birine zarar verdi mi ve de farkına vardı mı helalleşme talebinde bulunur. Bütün bunlar bilindiği halde neden kul haklarını affettiniz? Yüce yaradanım Şehitler için kul hakkı varsa bekleyip, helalleşip ondan sonra cennetime girecek diyor.

Ey DİYANET, yiğitsen bu konuda da bir fetva ver. Allah’ın affetmediğini siz mi affedeceksiniz?

Bu affedilen insanların mağdur ettiği kişiler ne olacak? Onların hakkını kim verecek?

Birde hoşunuza gitmeyen gazeteci, televizyoncuları affın dışına almak için gayret gösterip aldınız. Eh bakalım…

Affedilenlerin ve yakınlarının heveslerini kursaklarında bırakmam. Amma işin bir de inanç boyutu var bunu unutmayın.

Bu kararı çıkaran T.B.M.M. deki vekiller sosyal mesafeyi hiçe sayıp, resim çektirip poz verdiler.

Hz. Ali derki, masumların ahı, yer ve gök arası kadardır.

Mağdur olanlar, işinizi, Allah’a havale edin. Arkanıza yaslanın ve seyredin. Şüphesiz Allah’ın adaleti er geç gerçekleşir. Zaman aşımı yoktur.

Kalın sağlıcakla.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.