Konya
27 Şubat, 2024, Salı
logo altı
  • DOLAR
    31.14
  • EURO
    33.79
  • ALTIN
    2037.2
  • BIST
    9190.41
  • BTC
    57022.5$

ÜLKEM NEREYE GİDİYOR?

11 Ağustos 2020, Salı 08:52

Bazı olaylar bizi endişeye sevk ediyor. Bakın geçtiğimiz hafta sonu Sakarya’da bir olay gerçekleşiyor, daha doğrusu bir olaya bağlı bir olay daha gerçekleşiyor.

Nişanlısından ayrılan bir genç, eski nişanlısının yeniden nişanlandığını duyunca, evi basıyor eski nişanlısını, nişanlandığı genci, eski nişanlısının annesini babasını silahla yaralıyor. Yani bir hiç uğruna 4 kişiyi yaralıyor.

4 kişiyi yaralayan gencin ağabeyi olay yerine gitmek isterken, trafikte tartıştığı iki kişiyi silahla vurarak öldürüyor.

Üzülmemek mümkün değil. Bu kişilerin yerinde sizde olabilirdiniz.

Karabük tarafından gelen bir yolcu otobüsü, İstanbul’da bir üst geçidin ayağına çarpıyor. Hiç frene basmadan. Şoför Gebze tarafında ikaz ediliyor. Uykusuz isen dinlen diye. Sonuç 5 ölü 7si ağır 20 yaralı.

Psikolojik sorunları olan bir kişi balkonda annesi ve ablasıyla tartışıyor. Sesi duyan, yoldan geçenler adamı uyarıyorlar. Adam balkonda ne varsa aşağıdakilerin üzerine atıyor. Tencereyi de atarken kendi de aşağıya düşüyor. Allah’tan olayı hafif atlatıyor.

Ben bu psikolojik sorunları olanlara takıldım. Cezai ehliyetleri de yok. Geçen hafta da annesini darp eden genci çevredekiler etkisiz hale getiriyorlar. Ambulans ve polis çağırıyorlar. Dayak yiyen anne evladı için kıvranıyor.

Bu psikolojik sorunlulara devlet bir çözüm üretmelidir. Bunlar annesini, babasını, kardeşini, eşini öldürebiliyorlar. Devlet tedbir almalı, insanları çaresiz bırakmamalıdır.

Yine İstanbul Hasdal’da bir yaya üst geçidi, trafiğin olmadığı bir anda çöküyor. Tabii çok önceden yapılmış bir üst geçit. Yani mevcut belediye başkanı ile alakası yok. Olsaydı vay! Koro halinde malum medya, belediye başkanını yerden yere vuracaktı… Buda ucuz atlatıldı.

Dün yine hüzünlendim. Yüzme bilmeyen baba, boğulmak üzere olan iki evladını kurtarmak için suya giriyor. Üçü de boğuluyor. Allah kimse başına vermesin.

Şanlıurfa’da 12 yaşında bir erkek çocuğu kayboluyor. Gaziantep’te ortaya çıkıyor bu çocuk… Çalışıp, para kazanıp babasına yardım etmek istediği için Gaziantep’e geldiğini söylüyor. Bakalım nasıl bir geçim sıkıntısı yaşamış bu ile? Sonra çocuğa hayal ettiği bisiklet hediye ediliyor. Bende mutlu sonla biten bir “Türk Filmi” gibi seviniyorum.

Antalya’da toplu taşımada bay bayan arkadaş avukatlar, maske takmayınca yolcular tarafından uyarılıyorlar. Fakat dinlemeyip, tepki gösteren bu avukatlara polis çağırılıyor. Ve yolculuklarına son verilip, cezai işlem uygulanılıyor. Aslında bu iki kişi maskeyi takmamaktan ziyade, devleti takmıyorlar. Mersin'de ki olay beni çok ama çok şaşırttı. Bir genç, toplu ulaşıma binmek için el kaldırıyor. Minibüs duruyor, ön kapı açılıyor. Binmek isteyen genç, minibüsün marşpiyesine (ayak basılacak yer) ayağını koyup ayakkabısını bağlıyor ve minibüse binmeden gidiyor… Akıl sır ermiyor yapılan harekete. Şoför aracı bırakıp peşinden gidemiyor.

Tabii benim bu yazdıklarım günlük olaylardan aldığımız birkaç örnektir.

Ülkem nereye gidiyor demekte haksız mıyım?

VİRÜSLE NASIL YAŞAYACAĞIZ?

Maske, mesafe özellikle el hijyeni (temizliği). Üç kural. Atla deve değil. Ama insanoğlu niye bu kadar inat eder? Yurt dışında yaşayıp, geçici Konya’ya gelen bir dostum. Ben virüse inanmıyorum diyor. Bu çok abartılıyor diyor. Tabii kendi yakınlarından biri hasta olmayınca, olanlara şahit olmayınca siz bu kişiye gözle görülmeyen milyonlarca kez büyütülünce görülebilen virüsü nasıl anlatabilirsiniz? Zor dostum zor…

Konya bazı illerimiz gibi sıkıntılı. Vaka sayısı fazla. Hastanelerde doluluk oranı fazla. Bir dostum var, biz özel hastanede test yapılmadan, tomografi ve tahliller yoluyla Kovid-19 teşhisi konuyor. İlaçları verilip eve gönderiliyor. Yer yok deniliyor. Karın ağrısı, ishal ve ateşle yeniden aynı hastaneye gönderiliyor. Çok kalabalık hasta sayısı var. Akşam saatleri serum bağlanıyor. Sonra yine evine, şimdilerde şükür iyi. Anne ve eşi hala Numune’de yatıyorlar.

Lütfen Konya’yı idare eden atanmış ve seçilmişler; tedbirlerinizi alıp, hastanelere geliniz. Geliniz ve vatandaşın halini görünüz. Meram Belediye Başkanımız Mustafa KAVUŞ Beyin medyadan, Numune Hastanesi ziyaretini öğrendim, sevindim.

Kurallara uyulmadığı için artan vaka sayılarını tedavi etmekten bıkan sağlık görevlilerimize destek olunuz. Bir tepsi bakla yaptırıp onların gönlünü alınız.

İl Sağlık Müdürümüz Sayın Mehmet KOÇ’un medyaya yansımayan, çaba ve gayretlerini biliyoruz.

Kurallara uymazsak bir şehir hastanesi daha olsa asla yetmez sözü eleştirilemez. Adam gibi kurallara uyun. Sağlık sektörünü zor durumda bırakmayın. Daha uzun süre bu virüsle yaşayacağız.

İNCE’ de İNCE… MUHARREM İNCE…

Ülkem içinde ve dışında bunca sorunla hastalıkla boğuşurken, şakşakçı yandaş medyanın gündemi Muharrem İNCE parti kuracak mı? acaba parti kurup, muhalefeti zayıflatır mı? acaba 2023’de yeniden yenilmek üzere Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkar mı? iktidarı övgü işini bitirdiniz işi İNCE’ ye getirdiniz. Merak Akşener, Ahmet DAVUTOĞLU, Ali Babacan parti kurarken bırakın iki kelimeyi, ekranlarını karartanlar Muharrem İNCE’ ye niye bu kadar ilgi duyarlar? Olanlara gülüyoruz. Şişirin Muharrem İNCE’ yi. Unutmayın şişmiş bir balona küçücük iğne yeter. Ülkenin sorunlarına dönün. Bırakın şakşakçılığı. Esen kalın.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.