Konya
27 Şubat, 2024, Salı
logo altı
  • DOLAR
    31.19
  • EURO
    33.88
  • ALTIN
    2038.2
  • BIST
    9334.13
  • BTC
    55850.586$

Tedbir Almakta GEÇ KALDINIZ…

03 Eylül 2020, Perşembe 08:52

Kovidle ilgili Konya için söylüyorum. Yetkililer maalesef tedbir almakta geç kaldılar.

Aylardır yazıyorum. Konu hep aynı Kovid-19… neler yapmamız gerektiğini söylüyorum. Biçare kalemim önlemler için yazıyor, yazıyor. Yetkililere sesleniyor.

Maske Sosyal Mesafe yok diyorum. Hijyeni yani özellikle el temizliğini de bilmiyorum.

Çok basit bu üç kuralı kişiler uygulamamak için ayak diretirken yetkililerde uygulatmak için ayak diretmiyor.

Yapmayın etmeyin diye yetkililere adeta yalvararak sesleniyorum. Bizi bize bırakmayın, aradan çekilmeyin dedim. Göstermelik reklam mahiyetinde, uyarı niteliğinde mücadele etmeyin dedim. Sakalımız yok ki sözümüz dinlensin diyeceğim, Ramazan Bayramından sonra ne saç ne sakal tıraşı oldum. Saç zaten pek yok ta, sakal hayatım da ilk kez bıraktım. Yani sakalımız da var ama kimse bizi dinlemedi.

Ve Konya nüfusuna göre vaka artışında liderliğe yükseldi. Normalde de vaka artışında ikinci sırada.

Hastalar evde tedaviye başlandı. Ağır hastalar hastaneye yatırıldı, özellikle de yaşlılar. Çözüm olmadı can kayıpları çoğaldı.

Devletin bu kadar yumuşak davranışlarını gören sözüm ona vatandaşlar, düğün, nişan, doğum günü, arkadaş toplantıları, apartman günlerine devam ettiler. Hatta hanımlar bir evde toplanıp, topluca Kur’an okumaya devam ettiler. Camilerimize uyarılara rağmen tedbir almadan gittiler.

Veya yaşlılar evde tedbirlerini alıp kaldılar. Evlat, torun veya bir yakını eve gelip virüsü bulaştırdılar.

Bir ufak beyinli kardeşimiz, henüz devletin, iktidarın ne demek olduğunu bilmiyor. Devlet afaki bir varlık, siyasi iktidarlar devleti temsil ederler. Mevcut ve çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle idare edilir devlet… Ama ne diyor zatın biri, efendim vatandaşlar kurallara uymuyor, devlet buna ne yapsın? diyor. İşte bu kafalara sadece gülünür.

Yine bir kafa çıkıyor. Nasıl olsa bu virüs herkese bulaşacakmış, ne gerek var tedbire diyor. Gençliğine güveniyor. Ama yaşlı anasını babasını unutuyor. Zavallı düşünemiyor, herkes aynı anda virüs kaparsa. İşte Konya2da olduğu gibi hastaneler dolar taşar. Bu virüsün yükünü taşıyamayanlar vefat eder.

Bu virüsün ilerde aşısının bulunacağını veya virüsün mutasyona uğrayıp ortadan kalkabileceğini veya zararsız hale gelebileceğini düşünmüyor. Kronik rahatsızlıkları olan, bağışıklık sistemi güçlü olmayanların zamana oynayıp, canlarını kurtarabileceğini düşünmüyor, düşünemiyor.

Konya bu tedbirsizlik nedeniyle çok canlarını, çok değerlerini kaybetti, bu gidişle de kaybedecek gibi görünüyor.

Durumun vahametinin farkına varan yetkililer, artık Konya için karar almaya, daha doğrusu tedbirler almaya başladılar. Geç kaldılar.

Hani bir söz vardı ya! Geciken adalet, adalet değildir diye. Geciken tedbir de, tedbir değildir. İpin ucu kaçtı mı, son anda tuttuk mu onu da bilmiyoruz.

Virüsle mücadelede süre kazanalım istiyoruz. Bir büyüğüm, 85 yaşın üzerinde “Allah Dostu” bir ufak camiin her şeyinden sorumlu idi. Şimdi eşiyle inzivaya çekilmiş adeta. İstanbul’da doktor olan oğlu sıkı sıkı tembihlemiş. İnşallah aşı bulunur kısa sürede veya virüs mutasyona uğrar, etkisizleşir ve bu güzel insanlar özgür yaşamlarına devam ederler.

Her gün Türkiye genelinde bir iki doktor, birkaç sağlık çalışanı şehit veriyoruz. Akıllı olun, eğer inancınız varsa.

Her Cuma hutbesi sonunda, Nahl Suresi 90. Ayetle bitiyor. “Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor” diyor. Ayet bizlere sesleniyor. Allah rızası için dikkat edin.

ARAS KARGOYA TEŞEKKÜRLER…

Geçtiğimiz hafta maskesiz kuryeyi Yurtiçi Kargonun elemanı zannetmiştik. Aras Kargonun elemanı olduğunu anlayıp, 01 Eylül Salı gün ki yazımda bu yanlışlığı giderdik.

Bizi çok memnun eden ARAS KARGONUN konuya olan duyarlılığı oldu. Hemen aradılar. Aras Kargo Kurumsal İletişim yöneticileri bizi memnun ettiler. Bu kadar duyarlı olursak virüsün bulaşma ve yaşama şansı yok olur.

Aslında bu duyarlılığı diğer kurumlar, fabrikalar, AVM ler v.s. gösterirlerse sonuç alırız. Bu arada benim ricam kontrol mekanizmasını faaliyete geçirmek. Bütün kurumlar elemanlarını, binalarını, tesislerini denetlemelidirler. Unutmayın! “Kontrol Güvene Mani Değildir”. Ben elemanlarıma güveniyorum demeyiniz kontrol ediniz, denetleyiniz. Aras Kargoya da duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum.

ÖĞRETMEN MAAŞLARI GÖZE BATTI

Aslında yanlış falan anlaşılmadı. Milli Eğitim Bakanımız öğretmen maaşlarının devlete büyük yük olduğunu söyledi. Üzüldüm. Ama bakanımızın özel okulları olunca bu ifadeyi de pek yadırgamadım.

Devletin tüm memurları, işçileri maaş almasa ne güzel olur değil mi? Devletin giderleri inanılmaz düşer. Bende sayın Bakanıma bir ifade de bulunayım. Siz bakanlığı bırakınca biz, sizi unutacağız. Ama ben üzerimde çok hakkı olan ve şu anda Antalya’da yaşayan Sevim KONER öğretmenimi hiç unutmadım, unutmayacağım. 1963’lü yıllar da bize anne şefkatinden sonra bize ikinci anne şefkatini yaşatan öğretmenime Allah uzun ömürler versin.

Bakanıma da başka bir açıklamada bulunmak isterim. Yeni sistemle önemini yitiren Meclisimizin vekilleri, ne kadar ücret alır, ne kadar çalışır ne kadar tatil yaparlar, özlük haklarına bir göz atmasını isterim. Küçümsemiyorum, yeni göreve başlayan Bekçi’nin bile maaşı öğretmenden fazla ise söylenecek sözüm yok.

Bizleri karanlıktan aydınlığa ulaştıran öğretmenlerimin önünde saygı ile eğilirim.

Virüssüz günlere ulaşmak dileğiyle Allah’a emanet olun.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.