Konya
28 Şubat, 2024, Çarşamba
logo altı
  • DOLAR
    31.18
  • EURO
    33.77
  • ALTIN
    2034.0
  • BIST
    9189.2
  • BTC
    58416.45$

SİZ VİRÜSLE MÜCADELE Mİ EDİYORSUNUZ?

12 Kasım 2020, Perşembe 09:10

Yazılarıma başlama sebebim, acaba Kovid-19’la mücadeleye ne kadar katkı verebilirim gerçeğidir.

Virüs ülkeme bulaştığı andan itibaren yazılarımın ağırlıklı konusu virüsle mücadele olmuştur.

Şimdilerde devletimin virüsle mücadele ediyor görüntüsü var. Yani “Dostlar alışverişte görsün”…

Açıklanan virüs rakamları maalesef inandırıcılığını kaybetmiştir. Rakamlar açıklanandan çok fazladır.

Sağlık Bakanlığımızın mücadele söylemleri aynı. Maskemizi takalım, sosyal mesafeye uyalım ve temizliğe dikkat edelim. Başka? Başka yok.

Sağlık Bakanlığımız bundan birkaç ay önce, filyasyon ekiplerinin sayılarının arttırılmasından çok memnundular. Bende demiştim ki, bırakın filyasyon ekibini arttırmayı, vakaları önlemenin çaresine bakalım.

Maalesef devlet kurallara uymayan vatandaşlarla mücadeleyi çok yumuşak tuttu…

HEM MASKEYİ, HEM DEVLETİ TAKMIYORLAR…

Virüsle mücadelede maalesef, devlet otoritesi itibar yitirdi. Adam laftan anlamıyor. Söylenecek çok şey var ama yazamiyoruz.

Maskesini takan, sosyal mesafeye uyan, temizlik kurallarına harfiyen uyan vatandaşların ne günahı var?

Devlet hoşgörülülüğünü kurallara uymayanlara gösterdi. Kurallara uymayanlara, gerekli cezalar uygulanmadı. Kurallara uymayanlar devleti dinlemez hale geldi.

Devlet şunu anlayamadı. Kaybedilen CAN’dır. Mal, para, makam bunlar hep CAN’dan sonra gelir. Ne değerleri kaybettik. Bu yazıyı yazarken gerçekten çok değer verdiğim Şener ŞEN’in de koronaya yakalandığını öğrendim. 78 yaşında ki sanatçıya şifa diliyorum.

RAKAMLARA DİKKAT!!!

Dedim ya açıklanan rakamlar, inandırıcılığını yitirdi diye. Gerçekten rakamlar çok yüksek.

Anlamadığım tek şey “İL BAZINDA RAKAMLAR”. Evet devlet il bazında rakamları, başlangıçtan beri açıklamıyor. Ben Konya’da yaşıyorum. Konya’da ki vaka sayısını, ağır hasta sayısını, ölenlerin sayılarını insan olarak bilmek zorundayım. Biz bilmeyip sizler bilince elinize ne geçecek?

İnsanlar vaka ve hasta sayılarını bilseler daha dikkatli davranırlardı, demeden geçemeyeceğim.

Anlaşılan şu ki, bu mücadelede bizleri insan yerine koymayan, bilgi esirgeyen bir zihniyet var.

Daha önce ki yazılarımda belirtmiştim. “Virüs kontrolümüz de olmasa bile, rakamlar kontrolümüzde” Maalesef geldiğimiz nokta bu. Bu deyiş şahsıma aittir. Ağır hasta sayımız her gün artıyor. Üç binleri geçti. Herkese sorarım, ipin ucu ne âlemde? Bence kaçtı.

BELEDİYELER MÜCADELENİN NERESİNDE?

En çok üzüldüğüm nokta bu. Maalesef belediyelerimiz, mücadelede ön sıralarda yer almadılar. Acaba belediyelerimiz İçişleri Bakanlığının yayımladığı talimatları mı beklerler? Kendileri mücadele yöntemleri belirleyemezler mi? buna örnek HES kodu.

Bundan böyle HES koduyla El kartı eşleştirmeyen, zaman içinde toplu taşıma araçlarından istifade edemeyecek. Adamda gidip dolmuşa binecek. Mesele bu kadar basit. Buda büyük başarı ama acaba belediyelerimiz bunu daha önce düşünemezler miydi?

Virüsün başladığı andaki heyecanlı Pazar Yeri kontrollerinin yerini kişilerin inisiyatifine bıraktılar.

Hocacihan pazarı, Yaka pazarı, Lalebahçe’de ki Pazar yerleri bizzat uğradığım yerler. Satıcının bile maske umurunda değil. Yazık günah. Ha belki de ‘ diyeceklerdir’ siz kontrol etmediğimiz zamana geldiniz diye. Kontrol sürekli ve ara vermeden olmalıdır.

İlan panolarında yaptıkları, yapacakları işlerin reklamını yapan belediyemiz, keşke bu reklam panolarını uyarıcı, virüsle mücadele işlerine ayırsalardı.

Emniyetimizin de bu konuda sıkıntıları olduğunu düşünüyorum. Bir minibüsün içinden 24 yolcu çıkıyor, efendim şu kadar lira ceza yazıldı deniliyor. Bu para cezası ile olacak iş değil. Mesele CAN meselesidir. O kadar yolcuyu alanlar, yakalanırsa parayla atlatacaklarını bilirler. Peki aracı trafikten men ederseniz ne olur? İşte o zaman mesele çözülür.

Toplu taşımalarda ki yoğunluk virüsün bitimini önler, sayıyı arttırır. Çözüm üretmek belediyelerdedir.

Geçtiğimiz Pazar günü aracımla dolaşırken, kahvaltı salonlarının yoğunluğunu gördüm. Adamlar keyiflerinden ödün vermiyorlar.

YİNE 65 YAŞ!!!

Virüsle mücadele de ilk akla gelen 65 yaş ve üzerine getirilen kısıtlamalar. Adamlar evde otursunlar. Eyvallah. Ailenin diğer fertleri kurallara uymuyor ve virüs taşıyorlarsa, virüs 65 yaşın ayağına geliyor. Kurallara uymayan gençler bu virüsün yayılmasında en büyük etken.

Şunu deseniz, 65 yaş ve üzeri büyüklerimizi imkanımız varsa, ayrı odada muhafaza edelim. Çok mesafeli duralım. Odalarını sık sık havalandıralım v.b.

Sadece 65 yaş ve üzeri kısıtlamak asla çözüm değildir. Çözüm topyekün alınacak tedbirlerdedir. Bir yandan her yeri açacaksınız, kalabalıkların oluşmasına sebep olacaksınız, sonra da küçük dokunuşlarla tedbirler alıp virüsü önleyeceksiniz. Sizde bu işin olmayacağını biliyorsunuz.

BU MÜCADELE VEBALLİDİR…

Alınmayan tedbirlerle, tedbirlere uymayanlarla edilen yumuşak mücadele vebal gerektirir. İhmal yüzünden kaybedilen CAN ların hesabını herkes vermelidir.

Milli Eğitimin okulları yüz yüze eğitime açma çabalarını anlamak mümkün değildir.

Sağlık çalışanlarının izin, istifa gibi özlük haklarının kısıtlanmasına da aklım ermiyor. Siz hasta sayısını azaltamayacaksınız zaten bıkkın Sağlık çalışanlarına kısıtlamalar getireceksiniz. Futbol Federasyonunun maçları seyircili oynatma çabaları…

Olmuyor beyler! Bu konulara daha sonra ki yazılarımda ayrıntılı değineceğim. Şimdilik ELİNİZİ VİCDANINIZA koyun derim. Esenkalın.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.