Konya
27 Şubat, 2024, Salı
logo altı
  • DOLAR
    31.14
  • EURO
    33.84
  • ALTIN
    2035.6
  • BIST
    9179.48
  • BTC
    56535.16$

SEN BİR ÇAY DÖK, BEN İÇİMİ…

05 Ocak 2021, Salı 08:58

Sosyal medyada yer alan bu deyiş bugün yazımın başlığı oldu.

Bir dokun, bin ah işit. İnsanlar dert yumağı olmuş.

Virüslü bir yılı, maskeli bir yılı, mesafeli bir yılı geride bıraktık. Bazen evlere kapandık. Bazı yaş guruplarına belirli saatler de özgürlük verildi. Can kayıplarımız oldu. Sevdiklerimizi, tanıdıklarımızı, sağlık görevlilerimizi kaybettik.

Psikolojimiz bozuldu. Sonu görünmeyen yolda yürümeye devam ediyoruz.

Bu arada bizi en büyük sıkıntıya sokan, maalesef siyaset ve siyasetçiler oldu.

Cumhur ve Millet ittifakının bizleri rahatsız eden kısır çekişmelerine şahit olduk, oluyoruz.

Televizyonlar adeta birer yanlı siyasi kanal haline geldi.

Açıyorsunuz canlı yayında bilmem kaç kanal, siyasilerin konuşmalarını veriyor.

Siyasiler bir şeyin farkın değiller veya farkındalar böyle olmasını isterler. Sizin atışmalarınızdan bizler, vatandaşlar arada kalıyor. Olan bize oluyor.

Bizim sıkıntılarımızı, dertlerimizi bilmiyorsunuz, sormuyorsunuz. Sizin çaldığınız hava neşeli, bizimki ağıt.

BAŞÖRTÜSÜ MESELESİ

Geçen bir muhalefet vekili, başörtüsü ile ilgili garip bir açıklama yaptı. Yok hakim başörtülü olursa ben onun adaletinden şüphe ederim demeye getirdi.

Bunu canlı yayında bir açık oturumda söyledi. Bana göre kuyuya bir taş attı. Ve cevabı koro halinde geldi.

Ben yıllarca başörtüsü özgürlüğünden yana tavır koydum. Bırakın insanlar, insan gibi örtünsünler, içlerinden geldiği gibi örtünsünler. Tercihlerine kimse karışmasın.

Benim dinim çok yüce… Yaptığınızı, kıyafetinizi dinime bağlamayın. Yazık oluyor bize.

MUHALEFET İKTİDAR OLUR MU?

Sanmam. Muhalefetken, içinde kendilerine muhalefet kimseler çıkarmak neyin nesi. Muharrem İNCE’ler Fikri SAĞLAR v.b. muhalefetin yürüyüşünü bozar.

Muharrem İNCE kendini partisinin üstünde sayıyor. Parti içinde ki taciz olaylarının medya da yer bulmasıyla, oda görüş bildirip partisini suçluyor. Muharrem Bey biz sizin de taciz olaylarınızın medyada yer aldığını biliriz. Efendim öyle bir şey yok, bana komplo kuruldu diyebilirsiniz. Şimdikiler de komplo kurulmuş olamaz mı?

Ortada hiçbir şey yokken Fikri SAĞLAR’ın başörtüsü ile ilgili söylemlerine ne demeli.

Bu parti içi demokrasi değildir, olsa olsa partiyi yıpratmadır.

Muhalefetin kendi içinde, gelişi güzel söylemleri, onların iktidar şansını yok eder.

Muhalefet kendi içinde tutarlı olmalı. İyi partiden ÜMİT ÖZDAĞ’ın durumu da pek farklı değildir.

YENİ KURULAN, KURULACAK PARTİLER

Demokrasi içinde yeni partiler kurulması son derece doğaldır. Tabii yeni kurulan partiler mevcut partilerin içinden çıkmaktadır.

Sosyal Medya henüz kontrol altına alınmadı veya alınmıyor.

Ak Partinin içinden çıkan Sayın Ahmet DAVUTOĞLU’nun partisine, Sayın Ali BABACAN’ın partisine ve kendilerine inanılmaz hakaret ve küfürler var. Vay sen Ak Partinin içinden nasıl çıkıp, partiyi zayıflatırsın.

İyi be kardeşim Ak Parti, Rahmetli Erbakan Hocanın Saadet Partisi içinden çıkmadı mı? bunu niye unutursunuz?

Muharrem İNCE parti kuracakmış kursun, Mustafa SARIGÜL parti kuracakmış kursun. İsteyen parti kursun, çıksın meydana…

KADIN CİNAYETLERİ…

Aslında ayrı bir yazımın konu başlığı olmalıydı. Ancak kısa da olsa yazayım dedim.

Kim ne derse desin “Erkek egemen” toplum da yaşıyoruz.

Kadına bakışımız hala farklı. Eğitemediğimiz erkek ve kızlarımızın bedelini özellikle kadınlarımız ağır ödüyor. Aile desen çökmüş. Yapılan yanlış evlilikler bu işin kaynağı olmakta.

Nikahsız yaşam da olayların kaynağı.

Davul dengi dengine değil. Eski sevgili, sevgili gibi deyişler çok söylenir oldu. Sade, karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan evlilikler yok denecek kadar az.

Huzursuz kavgalı ortamda yetişen çocukların durumu belli.

Ama en önemlisi ekonomik sıkıntılar, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı kadın cinayetlerinin önemli faktörlerinden.

Haa! Kadınlar sütten çıkmış ak kaşık mı? Tabii ki hayır.

Ortada bir can olunca, haklılık haksızlık ikinci plandadır.

Yok ben bu konuyu yeniden dile getireceğim, örnekleriyle yeniden yazacağım.

Yüzünüz gülsün, yüreğiniz de gülsün.

Yaşamak güzel, güzel düşünüp, güzel yaşayın. Esen kalın.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.