Konya
27 Şubat, 2024, Salı
logo altı
  • DOLAR
    31.13
  • EURO
    33.83
  • ALTIN
    2035.3
  • BIST
    9334.13
  • BTC
    56206.13$

ÖZLEDİM, ÇOK ÖZLEDİM

23 Nisan 2020, Perşembe 08:49

Ne nimetler verilmiş bizlere de farkında değilmişiz.

Sürekli nefes alıp veriyoruz. Sağlıklı isek bu nimetin farkında değiliz.

İstediğimiz yere, imkânlarımız ölçüsünde rahatlıkla gidebiliyorduk.

İstediğimizle kucaklaşıp, el sıkıp, el öpüp saygı ve sevgimizi gösterebiliyorduk.

En güzeli ÖZGÜRDÜK… eve mahkum değildik…

Şimdi kendimden örnek vereyim. Emekliyim. Evde kapalı kalmaktan hiç ama hiç hoşlanmam.

Öğleye kadar genelde evdeyimdir. Dışarı çıktığımda olur.

Öğleden sonra Konyalıların klasik deyimi ile ÇARŞI ya giderim.

Hava iyiyse yürüyerek, kötü ise dolmuşla.

Rutin uğradığım yerler var. Onlara bir görünüp, bir çay içip, kısa sohbetlere ikindiyi bulurum.

İkindi namazını Kapu veya Aziziye camiinde kılarım. Şahsi olarak Rabbime kulluk etmenin mutluluğunu yaşarım.

Kılmayanı ayıplamam, ısrarcı hiç olmam. İbadet kulun, yaradanla arasındadır.

Şimdi söyler misiniz, bu zavallı kul bu ibadetleri nasıl özlemesin? Cami çıkışında ve hatta camii içinde  (Kapu) kendisini tanıyıp sarılan meczupları nasıl özlemesin?

Eşe dosta karşılıksız verdiğim selamları nasıl özlemem?

Rabbimin bana bahşettiği, güler yüzümle hal hatır sormayı nasıl özlemem?

Aziziye Camii kıblesinde, ayakkabı boyacılığı yapan, gel bir tabure çek, çay içelim diyen, Nesim kardeşimi, sohbetlerimizi nasıl özlemem?

Etrafta esnaf olup, çayımıza ortak olan, ısmarlayan Ekrem kardeşimi, Nuri dayıyı nasıl özlemem?

Yoğun kalabalıkta benim oturduğumu gören, beni tanıyan dostlarıma gelin çay içelim diye çağırıp oturduğumuz, arkadaşları ve sohbetleri nasıl özlemem?

Meczup Fadıl’la, Mehmet’le, Mustafa’yla oturup sohbetlerimizi ve karşılıklı gülüşmeleri nasıl özlemem? Çok küçük şeylerle mutlu olan sürekli güler yüzlü bu insanları nasıl özlemem?

Meczup Fadıl’ın bana sevgi gösterisi için, iri vücuduyla, bir bankın arkasına saklandığını görmemi nasıl özlemem?

Yine meczup Fadıl’ın beni gösterip, seni evlenince pilavıma çağıracağım demesini, etrafındaki birkaç kişiye sizi çağırmayacağım dediğini ve gülüştüğümüzü nasıl özlemem?

Sultan Selim Camii kayyumlarından İlyas ustayla sohbetimizi, bir ara kalkıp, çay paralarını verip, haberimiz yokken bize ikramda bulunan, bu güzel insanla şakalaşmamızı nasıl özlemem?

Suriyeli meczup, Türkçe bilmeyen Veysel’in sürekli güler yüzünü, bana “Hacı abiy” demesini nasıl özlemem?

Buralarda kiminin derdini, paylaşıp azaltabilirsek, kiminin sevincini paylaşıp çoğaltabilirsek, bunun mutluluğunu yaşamayı özlememek mümkün mü?

Kadınlar pazarı civarında, şükürle evimin ihtiyaçlarını almanın mutluluğunu özlememek mümkün mü?

O civarda bulunan BAŞOĞUL gıdaya uğrayıp, genç kardeşlerimizle sohbetimizi fikir alışverişimizi, hatta maçları konuşmamızı özledim.

Orada bulunan, Yaşar kardeşimizin sürekli bana, “Oruca kaç gün kaldı?” sorusunu sormasını, tekrar tekrar sormasını özledim. Bu Yaşar kardeşimiz, ağır bir ameliyat geçirdi.

Hastanede ziyaretimde, yatağında bitkin bir şekilde beni görünce sevinip, “Oruca kaç gün kaldı?” diye sormasını özledim.

Uzun süredir Yaşar’ı görmüyorum. Sabahtan akşama kadar bir kutuda kek satardı.

Yaşar Kardeşim! Oruç geldi.

Sen yoksun be Yaşar kardeşim. Şehirlerin plaka kodunun hepsini bilen Yaşar kardeşimi özlememek mümkün mü? Vallahi gözlerim doluyor…

Yüce Rabbim!

Sen bize ne nimetler vermişsin.

Ne güzellikler bahşetmişsin. Ne sağlıklı nefesler hediye etmişsin.

Biz bunların kıymetini bilemedik.

Kimimiz paranın ve makamın verdiği güçle, yürüyüşümüzü değiştirdik. Kibir ve gurur yumağına büründük. Dünyayı bizim için, benim için yaratıldı zannettik.

Sahte ibadetlerle, yalanla, haramla yoğrulduk.

Rabbim! Hepimizi bağışla. Bizler günahkârız, tövbelerimizi şükürlerimizi kabul eyle.

Mikroskopla zor görünen, küçüklüğünü tanımlayamadığımız bir virüs dünyayı esir aldı.

Virüsün küçüklüğünü, tanımlayamadığımız gibi, senin büyüklüğünü tanımlayamayız Yarabbi!

Yarabbi! Biz nihayeti kuluz. Senin öfkeni üzerimize çekecek davranışlarda bulunduysak ki bulunduk. Affet Yarabbi! Affet Yarabbi! Affet Yarabbi!

Bize özlediğimiz, farkında olmadığımız nimetlerimizi geri ver Yarabbi!

Hepimize sağlıklı nefes almayı, helal lokma yemeyi nasip eyle, Yarabbi! Senin rızan için ibadet etmeyi, yardım etmeyi nasip eyle Yarabbi!

Yanından ve Yolundan ayırma Yarabbi!

Amin…

Kalın sağlıcakla.

NOT: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk bayramı kutlu, Ramazanımız mübarek olsun.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.