Konya
28 Şubat, 2024, Çarşamba
logo altı
  • DOLAR
    31.18
  • EURO
    33.74
  • ALTIN
    2031.6
  • BIST
    9192.52
  • BTC
    59326.5$

OKULLAR NASIL AÇILIR?

11 Şubat 2021, Perşembe 09:18

Virüsün ülkemizde yaygınlaşmasıyla her alanda alınan tedbirlere, eğitim alanında da rastlamıştık. O gün bu gündür bir Eğitim Bakanımız var okullar açılsın yüz yüze eğitim başlasın diyor.

Bu kadar duyarlılık niye? Daha önce söyledim konunun özü ÖZEL okullar. Yaklaşık üç yüz binin üzerinde öğrenci özel okuldan kaydını aldırıp, devlet okuluna geçmiş. Bir açıklamaya göre de bu rakam beş yüz binlerin üzerinde.

Belki geçen yazılarımın tekrarı olacak işin ucu paraya dayanıyor. Veliler okullar kapalı olunca, pek para vermek istemiyor vesaire vesaire.

Şimdi Eğitim bakanımıza sorum veya sorularım olacak.

Hangi kriterlerde okulları açacaksınız? Bakın vaka sayısı yükselişte dokuz bine merdiven dayamış. Her ne hikmetse vakla artıyor ama hasta sayısı altı yüzlü rakamlarda stabil. Ölü sayısı ise düşüyor. Yüzünde altına indi. Ağır hasta sayısı bin üç yüz-bin beş yüz arası.

Okulların açılması için bir kriter belirlenir. Denir ki vaka sayısı iki binlere, hasta sayısı iki yüzlere düşünce okulları açacağız falan denir. Öyle bir olgu yok okullar açılsın da açılsın.

Eğitim bakanıma sorum CAN ve EĞİTİM arasında lütfen seçim yapın diyeceğim ama bakanımız seçimini çoktan yapmış.

Giden can geri gelmiyor ama eğitim yapacağımız bol zaman olacak.

Gelelim başka konuya. Okullar açılıyor. Okul idareleri, okul temizliğinden sorumlu personel ve öğretmenlerinizden bir kişiye aşı yaptırdınız mı? bugün aşı yaptırsanız koruyuculuğu iki ayda yakalıyorsunuz. Yazık değil mi bu insanlara? Okulu açma niyetiniz var niye şimdiye kadar bu personeli, öğretmenleri hatta servis şoförlerini aşılatmadınız?

Bildiğim bir şey var, okulu bu ortam da açıp eğer bir can kaybı olursa bunun sorumlusu ben değilim.

Ayrıca bu öğretmenlerin sadece kendileri değil aileleri de tehlike altında.

Efendim baktık virüs yayılıyor, okulları tekrar kapatırız diyor. Yani ilkel metot: Deneme-yanılma…

Ha okullarımız çoğunlukla temizlik belgesi almışmış. Valla bir iki gün sonra pislik belgesi de verilebilir. Denetleme olacak diye hazırlık yapılmıştır. Kullanılmayan derslikler, tuvaletler anlık temizlik fotoğrafı verebilirler.

Şunu unutmayın okuldaki temizlik görevlilerini çalıştıramayan basiretsiz müdürler var. Bu garipte sekiz on yıl Milli Güvenlik dersine girdiği için okulların halini iyi bilir.

Efendim biz önce 15 Şubatta Köy okullarını açıyoruz. Virüsün bulaşmadığı yerlere bile virüs bulaştırabiliriz. Köy okulunun öğretmenleri kasaba yakınsa kasabada yaşarlar. Az sayıda öğretmen köyde yaşar.

Okulların tatil olması sebebiyle memleketlerinde olan öğretmenler, trafiği yoğunlaştırarak okul bölgelerine, kaldıkları yere ulaşacaklar.

Eğer köylere de okul sayesinde virüsü bulaştırırsak, biz bu virüsün önünü alamayız.

Efendim Valiler vaka sayısına göre okulları kapatabilecek. Güldürmeyin Allah aşkına! Valiler bu sorumluluğu üzerine almazlar, almamalıdırlar. Çünkü okulların kapanmasını gerektirecek kritik rakamlar ortada yok.

Virüs MUTASYONA uğramıştı. Bu virüs önce 17 ilde, sonra 23 ile ulaştı. Daha doğrusu 23 ilde çok tehlikeli mutasyonlu virüsler var.

Peki bu iller hangisi?

Burada duracaksınız, bu bir devlet sırrıdır. Sadece ülkeyi idare edenler bilecek. Halkın bilmesi yasak!!!

Hani virüs arttığında, azaldığın da yüzde vererek bizleri heyecanlandırdılar ya. İstanbul’da vaka yüzde 60 arttı. İstanbul’da vaka yüzde 40 azaldı. Konya’da vakalar yüzde 50 arttı, yok yüzde 20 azaldı v.b.

Bir türlü gerçek rakamları öğrenemedik. Bize hiç değer vermediler. Bakınız hasta 10 kişi, 5’e düşmüşse yüzde 50 azalmış oluyor.

Hasta 100 bin kişi, 50 bine düşmüşse yüzde 50 azalıyor, meseleyi anladınız.

Yok vaka sayısını bildirmeyeceğiz, yok sadece hasta sayısını bildireceğiz v.s. v.s.

Halkında rakamları mutlaka bilmesi gerekmez mi?

Eğitim Bakanı bazı ilçelerde vaka sayısı çok düşük, hasta sayısı üç beş kişi. Eyvallah! Açıklayın bu durumda olan ilçeleri, illeri ve hemen eğitime başlayın! Olmaz… Bu rakamları biz bilmeyeceğiz! Biz kim miyiz? Bize halk diyorlar…

Gelelim okulların durumuna. Dedim ya okullarda, eğitim de özelleşti onun için “Milli” kavramı ortadan kalktı.

5 katlı bir apartman okul olmuş. Bahçe yok, spor salonu yok. İşte okul mu? Al sana okul.

Şimdi bu virüslü günlerde beton yığınları arasında çocuklarımız ders görecek. Efendim seyrekleştirdik, sınıfta 15 kişiden fazla olmayacak v.s….

Ya bu kapalı ortamda öğrenciler, öğretmenler ne olacak?

İsteyen veliler çocuklarını okula göndermeyebilecekler. Devamsızlıktan sayılmayacak.

Veliler gönderseler bir türlü göndermeseler bir türlü.

Okullar kapalıyken kurslar ve bir nevi dershaneler açıldı. Ne yapabileceğimize tam bir karar verebilsek.

Sonuç olarak söyleyeceğim şu!

Bir can için bile eğitim iptal edilmelidir. Can kutsaldır. Çocuklarımız eğitim alamıyor diye feryat etmeyin. Eğitim seviyesi çok düşük. Çocuklarımız bazı dersleri yaşarken alıyor.

Doktor olmuş biri, vücuttaki soğanla, sarımsağı karıştırırsa varın gerisini siz düşünün.

Bana göre okullar çok erken açılıyor. Vebal işi….

Esen kalın.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.