Konya
19 Nisan, 2024, Cuma
  • DOLAR
    32.57
  • EURO
    34.75
  • ALTIN
    2491.6
  • BIST
    9524.59
  • BTC
    63411.15$

KALBİMLE BERABER YÜRÜMEK

19 Şubat 2024, Pazartesi 00:01

       AH KALBİM AH!..

       Kalbim, aradığını bulsun inşallah.

       O gün, umuyorum ki çok geç olmasın…

       Bir gün olsun, kalbimle baş başa olmak isterim.

       Sanki kalbimin sızlamadığı yerde, yaşamıyor gibiyim…

       Yaşamam ancak kalbimin tatmin olmasıyla mümkündür.

       Kalbimin feryatları hiç eksik olmuyor:

       Neden bu muhteşem hayat hikayemin bir anlam arayışı yok diye?..

       Bana reva mı bu çektirdiklerin diyor…

       Kalbimiz yoruluyor…

       Nefsimiz ise kulluktan, görevden, ibadetten hep kaçıyor…

 

       AH KALBİM AH!..

       Kalbimiz yorgun ve bitap...Ağlıyor…

       Kalbimiz susmak değil, dirilmek istiyor.

       Kalbimiz onarılmayı bekliyor…Mahzun ve mükedder bir şekilde.

       Sükûnet ve sekînet …Kalbin aradığı bu.

       Hâlinin, anlaşılmasını bekliyor kalbimiz…

       Salâ sesi dahil, her şey ama her şey, ondan haberci…

       Düşen yaprak ve batan akşam güneşi…

       Günlerin ve mevsimlerin ardı ardına geçişi…

       Her şeyin sonu ve bitişi hep ondan haberci.

       Kulak, göz ve dilimiz tam görevlerini yapsalar, kalbimiz rahatlayacak.

 

       AH KALBİM AH!..

       Kalbimizin Allah’tan başka hiçbir şeye ihtiyacı yok…

       Kalbimiz, beden şehrimizin sultanı, mahzun ve boynu bükük, ağlıyor.

       Tarafımızdan kaçırılan ebedi fırsatlara ve ölümsüz nimetlere ağlıyor.

       Nefsimizin burnu havalarda, sadece kalbimiz, olanın bitenin farkında…

       Kalbimiz, içimizdeki zalim nefsimizin dizginleri eline almasından çok korkuyor.

      “Sen, ey insan, bırak dışarıda düşman aramayı, sana içindeki nefis yeter.” diyor.

       Biliyor ki, nefis dizginleri ele aldıkça, hayatın tadı ve tuzu kaçıyor.

       Fuzulî ve boş konuşmalar dilimizi oyalıyor ve kalbimizi derinden kanatıyor.

       Dünyanın meşgaleleri, hırsları, tatminsizlikleri, düşmanlıkları kalbimizin sesini kısıyor.

       Kalbimiz, kaçan fırsatlara, boş yere giden gün ve gecelere yanıyor…

 

        AH KALBİM AH?..

        En sadık yârimiz kalbimiz olduğu halde; maalesef en çok ihmal ettiğimiz varlığımızdır…

        Haydi onu sevindirelim…En bereketli ay olan Ramazan-ı Şerif’i vesile ederek yapalım.

        Kalbimize bahar ancak böyle uğrar.

        Kalbimize huzur, ancak böyle yol bulur.

        Kalbimizi, “Kalpler ancak Allah’ı anmakla tatmin olur.” hakikatiyle buluşturalım.

        Mülkün sahibiyle ve kâinatın Rabbiyle alakadar etmek zorundayız.

        Kalbi, Allah’ı anmaktan ve hatırlamaktan başka hiçbir şeyle razı edemeyiz.

        Aslında kalbimiz hiç susmayan bir bebektir…

        Kalbimiz, ah kalbimiz…Rabbimizden haber veren elçimiz.

        Kalbine gönülden yönelen ve Rabbine dönen kazanacaktır.

        ÇÖZÜM, KALBİN SESİNİ DİNLEMEK…

        KALBİMİZE DÖNELİM Kİ, YENİDEN TAZELENELİM İNŞALLAH…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.