Konya
27 Şubat, 2024, Salı
logo altı
  • DOLAR
    31.14
  • EURO
    33.85
  • ALTIN
    2035.7
  • BIST
    9349.61
  • BTC
    56218.56$

İHTİYACIMIZ VAR!!!

22 Nisan 2021, Perşembe 09:28

 

Virüsün gelmesiyle, ihtiyaç listemiz kabardı.

Herkes geçim derdine düştü. Bence daha önemlisi “Yaşam Derdi”.

Virüsün kime bulaşacağı, kimin canını yok edeceği belli değil.

Virüs de genelde garibanın yakasında. Toplu ulaşımı kullananlar büyük risk altında.

Okula öğrenci gönderen veliler, hele öğretmenler büyük risk altında.

Hani şarkıda diyor ya “Kader diyemezsin, sen kendin ettin” diye. Bazen virüsün bulaşması ve vefat böyle gerçekleşiyor.

Yazı başlığından uzaklaşmayalım. İhtiyacımız var, nelere?

Karnımızı bir şekilde doyuruyoruz. Üzülüyorum. Cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Birbirimize saygımız, sevgimiz yok. Buna çok ihtiyacımız var.

Tatlı dile, güler yüze ihtiyacımız var.

Muhabbete, tadına doyulmayan sohbete ihtiyacımız var. Bunlara virüs müsaade etmiyor. Bizim dile getirdiğimiz ihtiyaçlar, virüsün engelleyemediği ihtiyaçlar.

Hakça paylaşıma ihtiyacımız var. Yani sosyal adalete ve adalete çok ihtiyacımız var.

Doğru sözler söylemeye ve güvenirliğe çok ihtiyacımız var.

Hoşgörülüğe sabra, tahammüle çok ihtiyacımız var.

Ötekileştirmemeye çok ihtiyacımız var.

Bizimle aynı duygu, düşüncede olmayanlara karşı tavrımızı güzelleştirmeye çok ihtiyacımız var.

Herkes sizin, benim fikrimde olmayabilir, bundan doğalı yoktur. Kimse benimle aynı fikirde olsun diye düşünemem.

Bu benimle aynı düşüncede değil onun için bunun hayatını zehir edeyim diyemeyiz.

Biri bir lokma yerken, birinin kırk lokma yemesinin mutlaka önüne geçilmelidir.

Harama karşı top yekün mücadele edilmelidir. Neyin haram olduğunu hepimiz iyi biliriz.

Kul hakkından uzak durmalıyız, buna çok ama çok ihtiyacımız var.

Söylenenleri düzgün, gerçek anlamıyla anlamaya çok ihtiyacımız var.

Suskun, puskun düşüncelerini dile getiremeyen bir toplumun sonunu tahmin etmeye gerek yok.

Cesur olup düşüncelerinizi dile getiriniz. Efendim ben şu konuda düşüncelerimi söylesem ne olur diye en ufak tereddüt olmamalıdır.

Söyleyenin peşine de, vay sen bunu nasıl söylersin diye düşülmemelidir.

Her konuda (Boşanma, miras, hakaret, hırsızlık, şiddet, terör) mahkemelerimizin dolu olması, toplum olarak, insan olarak adaletten uzaklaştığımızın göstergesidir. Buda eğitim sistemimizin pek işe yaramadığını gösterir.

İlişkilerimizi menfaatten uzaklaştırıp, hakkaniyete dönüştürmeliyiz.

Bu ihtiyaçları her konuda çoğaltabiliriz.

Ancak en büyük basitliğimiz arkamızda bir gücün varlığını hissedip, at oynatmamızdır.

Konya’da eskiden normal bir gazete olup, sonradan internet gazeteciliğine dönen gazetenin bir konuda insanları aşağılayan, annelerine varana kadar dil uzatması, hakaret etmesi kabullenilemez. İşte bu konuda adalet kendiliğinden devreye girmelidir.

Psikolojimiz bozuldu. Virüsün getirdiği kısıtlamalar bizleri bunalttı. Tepkimiz arttı. Bazılarımızın umudu azaldı.

Velhasıl ortaya çıkan tabloda, birlik ve beraberliğe çok büyük ihtiyacımız var. Gittikçe bu noktadan uzaklaşıyoruz.

TABİAT YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR.

Virüs sadece insanlara geldi. Doğa, yaradanın güzelliklerle bezediği bu doğa virüsten uzak yaşamaya devam ediyor.

Ormanlar, yeşillikler, ağaçlar, meyve ağaçları, dağlar, ovalar, bin bir çeşit canlı yaşamlarını doğanın kanununa göre devam ettiriyorlar.

İnsan kirletmedikçe, katletmedikçe her şey güzel.

İyi düşünün, bütün tabiat içinde, canlılar içinde bir tek İNSAN bu virüsten etkileniyor. Sanki yaradan, her şeyden uzaklaşan, en gelişmiş canlı türü insana büyük bir ders veriyor. Siz hala farkında değil misiniz?

Acaba insanoğlunun başına bu musibet neden geldi? Düşünebiliyor musunuz aşı olurken bile, bazılarımız sırası gelmeden, bulunduğu mevki ve makamı kullanıp aşı oluyor, yakınlarına da aşı yaptırıyor. Yani aman ben ölmeyeyim deyip başkasının sırasını alıyor.

Mesele nedir biliyor musunuz?

Küçücük beyinlerimizle, ilahi adaletin gerçekleşmeyeceğini düşünüp, yaşamımıza adaletten uzak devam etmemiz.

Biz birbirimizi kandırabiliriz. Siz unutmayın yaradanınızı kandırabilir misiniz? Yalanı savunurken, doğruyu yalanlarken, adaletsiz konularda hiç ses çıkarmazken, İlahi Adaletin başınıza ne getireceğinden habersizsiniz öyle mi?

KABİNEDE DEĞİŞİKLİK…

İki bakan görevlerini bıraktı, bıraktırıldı. Bir bakanlık ikiye ayrılınca, iki bakan gitti, üç bakan geldi.

6 rektör atandı. Bazı üniversiteler yeni rektörlerine kavuştu.

Her şey normal gibi gözükse de beni sıkıntıya sokan zaman. Evet zaman.

Rahmetli annem, akşam yapacağımız bir işi sabaha bıraktırırdı. Derdi ki, akşamın hayrından, sabahın şerri evladır.

Bu yüzden ben işlerimi hep gündüzün, aydınlıkta yaparım. Mesela hiçbir zaman, tırnağımı akşam kesmedim. Efendim seninki de hurafedir diyebilirsiniz. Eyvallah.

Ama her şey gece karanlığında gerçekleşiyor. Atamalar, görevden almalar, kanunlar, görevlendirmeler. Acaba bunlar gündüzün aydınlığında olsa ne olur?

Efendim borsa şöyle olur, döviz, altın böyle olur derseniz, o zaman yaptığınız işi gözden geçirin derim.

YAZILARIM…

Virüs çıktığından beri, yazılarımı gazeteme, internet üzerinden gönderiyorum. Daha doğrusu gazeteye hiç uğramıyorum. Yani yazımı bir arkadaşımız hazırlıyor.

Geçtiğimiz Salı günkü yazımda, İKİ ÖRNEK: Norveç ve İngiltere yazısı İKİ ÖRDEK olarak çıkmış. Olacak o kadar, çalışanların ellerine sağlık. Güzellikler diliyorum. Esen kalın.

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.