Konya
28 Şubat, 2024, Çarşamba
logo altı
  • DOLAR
    31.18
  • EURO
    33.74
  • ALTIN
    2031.6
  • BIST
    9192.52
  • BTC
    59326.5$

DEMEK Kİ NEYMİŞ?

21 Nisan 2020, Salı 08:55

Doğru tekmiş. Doğru olunca, herkes doğruyu desteklermiş.

İlk sokağa çıkma yasağında, iki günlük yasak için, iki saat önce haber verirseniz bu doğru değilmiş.

Hele hele yüce millet, bu yasağı televizyonların alt yazılarından ilk kez öğrenirse, bu hiç doğru değilmiş.

Vatandaş ilk anda, fırınların, eczanelerin açık olduğunu bilmeyince, işte o kalabalık istemediğimiz görüntülerin kıvılcımı çakılmış.

İkinci hafta sonu sokağa çıkma yasağı için, 5 gün önceden, canlı, milletinizi karşınıza alıp, milletinize anlatırsanız bu millet anlayıp, gereğini yaparmış.

Millet, devletine, devlet milletine güvenecek. Siz iki gün yasak deyip, bunu bir haftaya, on dört güne çıkarırsanız karşılıklı güven sarsılır. Öyle bir şey olmadı ki diyeceksiniz.

Bende biliyorum da olmasın diye söylüyorum. Olacaksa bunu çok önceden bilelim diye söylüyorum.

Bu arada ilk sokağa çıkma yasağında herkesin, iki saat içinde, sokaklara dökülmesini eleştirenler, sizler de doğruyu görün. Niye eleştiriyorsunuz? Yok iki gün insan bir şey yemezse yaşarmış, sigara içmezse ölmezmiş v.s. Küçük çocukların ihtiyaçlarını almak için, tiryakilerin ihtiyaçlarını almak için, dışarı çıktığını anlamazsınız, anlamayacaksınız da. Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Sizin amacınız, tuttuğunuz takıma bir şey olmasın. Hakemde bir şey yok, takım kaptanında bir şey yok, takımda bir şey yok ama tribünler suçlu. Yok öyle güzellik.

Maçın hakimi hakem, ben bu maçı iki dakika, evet mizansen yapıyorum, iki dakika oynatacağım derse tribünler durur mu? Bilmem anlatabildim mi?

İnşallah bundan sonra ki yasaklar birkaç gün önceden bildirilir.

Efendim iki saat kala, ilk yasağın kararını kim verdi? Bir kısmınız biliyordur, bir kısmınız da bilmiyor. Nasrettin Hoca misali, bilenler bilmeyenlere anlatsın.

65 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞLARIN DURUMU NE OLACAK?

Yanılmıyorsam 21 Mart itibariyle 65 yaş üstü vatandaşlarımızın sokağa çıkmaları yasaklandı.

Bugün itibariyle bir ay oldu. Daha ne kadar yasak devam edecek belli değil.

Diyorum ki, sokağa çıkma yasağı olan bir günde, belirli saatler aralığında, sadece 65 yaş ve üstü olanlar, kısa sürede olsa sokağa çıksalar. İnanıyorum evde bunalıyorlardır iyice…

Seksen yaşını aşmış, sürekli dağa çıkan bir yakınımı aradım ve bu konuyu dile getireceğimi söyledim. İtiraz etti. Bu yaştakiler sokağa çıkınca sosyal mesafe falan dinlemeyip, birbirleri ile sohbete koyulurlar, banklarda yan yana otururlar dedi. Haksız da değil? Başka bir büyüğüm duayen gazeteciyi arayıp ona da konuyu iletince, oda memnun oldu.

Şöyle yaşlılar maskelerini taksalar, 12:00-17:00 arası, beş saat kadar dışarıda kalsalar ne olur? Bazı bilim adamı görüntülüler, bunun iki gün yani yasak günlerinde olmasını söylüyorlar. Bana göre sürenin uzunluğu uygun değil. Bunlar yer değiştirirler, başka yere yatıya giderler falan filan.

Bu kararı, siyasilerin değil, bilim kurulunun vermesini isterim. Bilim kurulunda ki siyasi görüşü ağır basanların değil, objektif olanların vermesini isterim. Ben 64,5 yaşındayım. Yasaklı değilim, ancak kendimi yasaklı gibi hissedip nadiren dışarı çıkıyorum.

Bakalım bekleyip göreceğiz.

TEŞEKKÜRLER KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYEMİZE…

Virüs hadisesi balamadan önce, Meram Durunday’ da bir dostumun bağını kiralamıştım. İçinde evde var. Benden önceki kiracının çok sayıda kedisi varmış. Bunların bir kısmını, daha doğrusu çoğunu götürmüş. 5-10 tane kedi kalmış.

Ben her bağa gelişimde kediler etrafımı sarıyor. Belli ki açlar. Onlara gün aşırı yemek, mama vermeye başladım.

Artık arabamı tanıyorlar, daha bahçeye yaklaşırken, bahçe kapısında beni bekliyorlar.

Yiyecekleri, sağ olsun kasabımdan ve Kadınlar Pazarı civarından alıyorum. Kasabım ücret almıyor. Bütçemin el verdiği oranda Kadınlar Pazarından tavuk kanat ucu alıyorum. Birde tavuğun göğsü alındıktan sonra, göğüs kafesi köpekler için satılıyor.

Bahçeye giderken, yolumun üzerinde yeni yapılan villalar ve yanında ki boş arazide epeyce bir köpek gördüm. Allah rızası için onlara da yardıma karar verdim.

Kış, yağmur, çamur demeden kedi ve köpeklere gün aşırı yemek götürüyorum.

Köpeklerle de dostluğu ilerlettik. Onlar da aracımı tanıyorlar. Sayıları 10-12 civarında köpek arabadan inince etrafımı sarıyorlar. Ve minnet dolu gözlerle gözümün içine bakıyorlar.

Civardan bir hanımefendi de köpeklere yemek veriyor. Bir gün beni görünce bir hafta Konya dışında olacağız, köpeklere siz bakabilir misiniz diyor.

Hay hay deyip, soğuklarda her gün yemek götürmeye başladım.

Virüs dalgası çıkınca, küçük oğlumun ısrarı ile Nalçacı’da ki evi bırakıp bahçeye geldik.

Eskisi gibi çarşıya çıkamadığım için kedilere parayla mama stokladım. Sabahları kahvaltımı etmeden onların karınlarını doyuruyorum. Hiçbiri benim kedim değil ama ben insanım ve yaradanın bir kuluyum.

Kedilerin hepsi sabah olunca kapımın önünde beni bekliyorlar.

Köpeklere yetemiyorum. Hem bana uzaklar, hem de hanımefendi bakıyor diye düşünüyorum.

Artık köpeklere yemek veremiyorum. Geçen hafta su doldurmaya aracımla Yaka son duraktaki çeşmeye gittim. Dar akşamdı. Suyu doldurup eve gelip, aracımdan inince birde baktım ki, köpekler aracımı takip edip bahçeye gelmişler. Hemen yanımdalar. Evden biraz ekmek alıp verdim. Bahçe evi her imkan yok ki.

Köpekler uzun süre beklediler. Çok ama çok üzüldüm. Sabah ilk işim bakkal gibi bir yaygın markete gidip çorbalık tavuk kemiği almak oldu. Bir tane kalmış, başka yokmuş. Getirip köpeklere verdim. O kadar açlardı ki birbirlerinden kemikleri kaptılar.

Bazı arkadaşlara durumu anlattığımda, aman dikkatli ol köpekler ısırmasın dediler. Onlara da, onlar beni ısırmaz dedim. Niye ısırmasın, diye sordular. Bir halk deyimiyle cevap verdim. Kimin kimi ısırmayacağıyla ilgili gülüştük.

Nerde Kaldı Büyükşehir Belediyemize teşekkür diyeceksiniz? Hemen söylüyorum.

Büyükşehir Belediyemizin, bu virüslü günlerde sokak hayvanlarını unutmadığını izlemiştim. Belediyeden yardım istemeye karar verdim.

Belediye Basın Müdürümüz Anıl Bey’i arayıp durumu ilettim. 250 noktada hayvanlara yem bırakıldığını söylediler. Buna rağmen bana da yardım edeceklerini söyleyince, keyfim yerine geldi.

Anıl Bey’den saat 15:00 civarında bahçeye yem geleceği mesajını aldım. Ve yem geldi. Ben dağıtacaktım. Hemen arabamla köpeklerin yanına gidip ilk mamalarını verdim.

Bu inanılmaz güzel hizmet için ne diyebilirim. Ben sadece aracıyım. Emeği geçen herkese, Başkanımız başta olmak üzere teşekkür ederim. Anıl Bey’in bu kadar işin arasında bize zaman ayırıp, zavallı hayvanlar için çabası da her türlü takdirin üzerindedir.

İnşallah virüssüz günlere yaklaşıyoruz. Kim bilir belki yarın belki yarından da yakın diyorum. Kalın sağlıcakla.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.