Konya
28 Şubat, 2024, Çarşamba
logo altı
  • DOLAR
    31.18
  • EURO
    33.77
  • ALTIN
    2034.0
  • BIST
    9189.2
  • BTC
    58416.45$

Bir “KEŞKE” Hikayesi…

09 Şubat 2021, Salı 08:59

Bazılarımızın yaşamlarında “KEŞKE” çok önemli yer tutar. Yaşanan olumsuzluklar karşısında, keşke şöyle yapsaydım diye hayıflanır.

Kararları; yaşamınızla, mesleğinizle ilgili kararları siz verirsiniz. Ömrünüz de verdiğiniz sayısız karar vardır.

Bazen hiç düşünmediğiniz insanlardan büyük dersler alırsınız.

Şahıs olarak, ömrümde keşkelerim yok gibidir. Yaptığım şeylerden iyisiyle kötüsüyle pişmanlık duyup “Keşke” demem.

Gazetemiz için genelde ARALIK aylarında dergi çıkartırız. Bu dergiyi Şeb-i Arus törenlerine yetiştiririz ve dağıtırız.

Aziziye Cami Kıblesinde ayakkabımı boyatırken tanıştığım Nesim AVCI. Sosyal bir insanım, dostluk kurduk. Gel zaman git zaman dostluğumuz ilerledi. Ve ben dergi için bir röportaj önerdim, hatırıma kabul etti.

Dedim ya! Bazen ummadığınız insanlardan ummadığınız dersleri alırsınız diye.

Hayat hikayesini sorduk. 1962 Ağrı Eleşkirt doğumluyum, doğumum orası ama yaşamam, büyümem Konya diyor.

Ömrünüz Aziziye Camii civarında mı geçti diyoruz, evet diyor.

Babam Aziziye Camii civarında salep satardı. Bende yanında yardımcı olurdum. Babamı kaybettim erken yaşta. Sonra askere gittim diyor. Askerliğini Edirne-Süleoğlu’nda yapıyor. 4ncü topçu taburunda, 2nci Bataryada intibak eğitimini benim yaptırdığım ortaya çıkıyor. Hayretler içindeyim.

Burada bir ilave yapayım. Ben hayatımda “TESADÜF” denen şeye inanmam. “Köşeyi dönünce, tesadüfen Ali’yi gördüm” Yok öyle tesadüf seni ve Ali’yi oraya götürüp, karşılaştıran var.

Nesim AVCI ile tanışmamızın bir tesadüf olduğuna inanmıyorum. Bizi ona “dost” ol, özelliğiyle gönderen var.

Neyse Nesim’in hikayesini dinleyelim. Askerlik dönüşü baba mesleği salepciliğe devam ettim. Sonra bu işi bırakıp 10 yıl kadar hamallık yaptım diyor.

Annem sağ bir kız kardeşim yanında, eşim ve oğlumla geçinip gidiyoruz diyor.

Ben bu yazıyı kaleme aldığımda Nesim oğlunu evlendirdi. Şimdilerde anne, kız kardeş ve eşiyle yaşıyor.

Sigortalı bir işte çalışmadım diyor. Peki şimdi? Tarım sigortam var diyor. Sigorta konusu bende saklı kalsın. Sigorta halledildi. Şimdilerde hizmet alımıyla, yakın zamanda emekliliği söz konusu. İnşallah dostların yardımıyla başarırız.

Evi kira, günde 10-15 ayakkabı boyuyor. Kışın mesleğin zorluğundan bahsediyor.

Kazancınız yetiyor mu? diyoruz, Elhamdülillah hayatımızı devam ettiriyoruz diyor.

Hayatınız hep böyle zorlu mu geçti diyoruz. Zorlu demeyelim, çalışmakla geçti diyor.

Sözlerin de cümlelerin de inanılmaz bir güzellik var. Tam bir teslimiyeti, inancın güzelliğini görüyoruz. Mutluluğun para da olmadığını söylüyor. Bir insan ne kadar sinirlenirse ne kadar şiddetlenirse o kadar etrafına zarar verir diyor.

Şiddetlendiğinde kalkıp abdest alıp, iki rekat namaz kılsa bütün siniri geçer deyip ilave ediyor, ateşi ne söndürür? Tabi ki su, işte o zaman rahatlarsın diyor.

Gelelim röportajımızın can alıcı noktasına, KEŞKE meselesine. Röportajı kayıt altına alan, gazete sahiplerinden Hüseyin Kara aniden soruyor.

“Keşke” dediğiniz bir şey oldu mu? “Keşke şöyle yapsaydım çok daha farklı olurdu” dediğiniz bir şey var mı?

Nesim Avcı’nın cevabı çok ilginç. Yok! Keşke çok günahtır, denilmemesi lazım. Allah murad ederse olur. Keşke diyeceğimiz şey Allah murad etseydi zaten olurdu. Rabbim herkese saliha eş, imanlı evlat, sağlık sıhhat ve huzur versin. İşte en büyük zenginlik bu diyor ve ilave ediyor, başka ne keşkem var ne de isteğim Rabbimden….

Peki ayakkabı boyacılığına daha ne kadar devam etmeyi düşünüyorsunuz?

Onu bilemeyiz diyor. Günümüze şükürler olsun, kimsenin yarını yok ki… Yarının ne olacağını Rabbim bilir sadece diyor.

Biz hep yarını istiyoruz, yarını düşünüyoruz ya. Allah bizden yarının ibadetini istiyor mu? diyor. İstemiyor deyip ilave ediyor, çünkü yarınımız yok ki! Korkmaya da gerek yok diyor.

Güzel bakabilen ve güzel görebilen bir insan olarak bizlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Estağfurullah, biz henüz tavsiye verecek durum da değiliz diyor.

İnananlardan ve insanlarda tek ricam Allah’ı ve Resulünü iyi tanımaları. Eğer bunu yapabilirlerse hiçbir zaman sıkıntıya girmezler diyor. Para kazanacağız diye neden hırs yapıp kırıp dökelim. Allah Resulü 7 gün aç kalıyorken biz bir tek öğüne neden daralalım diyor.

Aile fertlerini sorunca, Allah onlardan razı olsun diyor.

Bir gün oğlumla yolda gidiyorduk, etrafımız kalabalık alışveriş yapan insanlar var. O an düşündüm, acaba çocuğum zenginlere özeniyor mu diye? Acaba okulda ki ve dışarda ki zengin arkadaşlarına bakıp, “biz neden böyle değiliz” diye düşünüyor mu?

O kalabalığın arasında, “Yavrum ben sana haram yedirmedim bile bile ama bilmeyerek yedirdiysem, rabbim affetsin dedim. Oda dedi ki “Baba Allah senden razı olsun” o an gözlerim doldu, o kelimeyi beklemiyordum. Alın terinin kutsallığını bir kez daha anlamış oldum.

Benim için inanılmaz röportajdı. Gelen meczuplara da, kendi yardıma ihtiyacı varken, onlara ufakta olsa yardım eden, yüzünde gülümseme eksik olmayan bu koca yürekli adama Selam olsun. Esen kalın.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.