Reklamı Geç
BÜYÜKŞEHİR
Konya
04 Mart, 2024, Pazartesi
logo altı
  • DOLAR
    31.51
  • EURO
    34.24
  • ALTIN
    2111.6
  • BIST
    9076.46
  • BTC
    65038$

BATI TIBBINDA ALLERJİK ASTIMIN ETYOLOJİSİ VE PATOLOJİSİ

30 Kasım 2023, Perşembe 00:01
Astımın patolojisi  hava yollarında hava akımının kısmi tıkanması ile karakterizedir. Buna mukozal şişmeyi takiben bronşlardaki düz kasların spazmına bağlı olarak bronşların geçici daralması nedenolur. Bronşlardaki daralmahava geçişini etkiler ve bronşlardaki hava yolu direnci yükselir. Bu olay expiryumda daha belirgindirve akciğerlerde havanın hapsolmasına neden olur. Daralmış hava yolu öksürük ile balgamın etkili bir şekilde atılmasına engel olur.
                Allerjik astıma , bronkospazm ve immün hipersensitiviteye bağlı olarak ortaya çıkan allerjik  reaksiyon neden olur. Bu tipI reaksiyon veya anaflaktik reaksiyon olarak tanımlanır. Sadece IgE antikorları TipI reaksiyon oluşturur. Bu antikorlar özellikle dokulardaki mast hücrelerine kuvvetli bir şekilde yapışır. Bunlar sıklıkla dokuya hassas antikor olarak tanımlanır.  Astımda görülen anaflaktik krizlere bronşlardaki mast hücrelerinin yüzeyinde oluşan antijen-antikor reaksiyonu neden olur. Bu olay bir seri enzimatik reaksiyon ile mast hücrelerinden bazı kimyasal maddelerin(histamin,serotonin, bradikinin ve protoglandin) salınmasını aktive eder. IgE bağlanarak mast hücrelerinden kimyasal maddelerin salınımı, sadece akut bronkospazmı provake etmez, geç dönem astmatik reaksiyonların gelişmesine katkıda bulunur.
                Serumdaki immünglobulinlerin %73 nü IgG oluşturur ve bunlar IgE nin aracılık ettiği allerjik reaksiyonları önleyebilir. Bu antikorlar plasentadan fötal dolaşıma geçen tek antikordur. Bu faktör çin tıbbı açısından allerjik reaksiyonların açıklanmasında oldukça önemlidir.
                Allerjik reaksiyona bağlı bronkospazm ve  bronşial mukoza da olan kronik inflamasyon, astımın patolojisinin yalnız bir açısıdır.Mukoza şişmişve ödematözdür ve inflamatuar hücrelerin infiltrasyonu vardır. Eozinofil hücrelerinin sayısındaki artış, bazal membrandaki iritan reseptörleri etkiler ve epitel hücrelerinin harap olması söz konusudur. Bu olay allerjik stimülasyona bronşial cevapda artışa neden olur.
                Etyoloji :
                İki tip astım vardır: Birincisi ekstrinsik veya atopik astım da denilen erken başlayan astım tipi, ikincisi intrinsik astım da denilen geç başlayan astım tipidir. Erken başlayan tip genellikle çocukluk çağında başlarken, geç başlayan tipi genellikle hayatın ilerleyen dönemlerinde görülür. Biz daha çok erken başlayan allerjik tipe konsantre olacağız.
                Yukardaki özellikleri taşıyan allerjik astımlı hastalar atopik olarak tanımlanır ve bu hastaların serumlarındaki IgE düzeyleri nonatopik astımı olan hastalara oranla 6 kat daha fazladır. Atopik kişiler anaflaktik (veya Tip1) reaksiyonlara herediter olarak daha yatkındır.
                Yaygın olarak görülen allerjenler arasında, ev tozu akarları, polenler, mantar sporları, kuş tüyleri ve kedi salyası sayılabilir.
                Mast hücreleri bir kez allerjene maruz kaldığı zaman,IgE ler fazla miktarda bu hücreler yapışır ve daha sonra (sigara dumanı, duman, egzos , atmosferik kirleticiler, parfüm vs. )başka non spesifik allerjenler karşı allerjik hale gelir. Ara sıra, balık yumurtası, deniz kabukluları, süt, mantar gibi gıdaların yenmesi ve daha sonra kan yolu ile bronşlara ulaşması ile bronşlarda allerjik reaksiyonlara neden olabilir.
                Erken çocukluk döneminde başlayan bütün astımları atopik astım olarak değerlendirmek doğru değildir.Diğer bir deyişle astımın erken başlaması astımın atopik tip olduğunu kabul etmek hatalı bir yaklaşımdır. Astım hikayesi olan kişilerde, ailesel hikaye, allerjen solunduğunda görülen  spesifik  cilt döküntülerinin olması, astımın  ekzema ile birlikte görülmesi, atopik astımın teşhis edilmesinde kullanılan diğer önemli özelliklerdir. 
                Çocukluk döneminde ellerjik kökeni olmayan astım vakaları da vardır. Bu özellikle küçük yaşlarda olan üst solunum yolları enfeksiyonlarında oluşabilir(sıcak veya soğuk rüzgarın invazyonuna bağlı olarak) Bu enfeksiyonlar antibiyotikler ile tedavi edilebilr veya edilemez. Eğer rüzgar uygun bir şekilde dışarı çıkarılamazsa akciğerlerde birikir, akciğer qi sinin aşağı inmesini ve dağılmasını bozarak nefes darlığı ve balgam ile sonuçlanır. Diğer bir deyişle, akciğerlerde balgamın ve rüzgarın olması çocukları daha sonra eksternal rüzgarın invazyonuna daha hassas hale getirir. Bu da hastalığı daha kötü hale getirebilir.  
                Geç başlayan astım aynı zamanda intrinsik astım olarak da adlandırılabilir, normalde hayatınilerleyen dönemlerinde ve bronşial hiperaktiviteye bağlıdır. Bu vakalarda ailesel bir bağlantı veya ekzema hikayesi yoktur. Geç başlayan tip non atopik kişilerde olabilir, her ne kadar mevcut allerjenler olayı tetiklese de, atopik astımın tipik özelliklerini göstermez. Diğer vakalarda bu hastalığın etyolojisinde eksternal allerjenlerinrolü yoktur.
                Astımın teşhisi akciğer fonksiyon testleri, egzersiz testleri, histamin provokasyon testleri ve cilt testleri(ciltte büyük kızarıklıklar oluşturan allerjenlerin inhalasyonu astımı tetikleyebilir) ile konabilir.
                Balgam ve kan testleri bronşitten ayrım için kullanılabilir. Astımda balgamda bronşite göre fazla miktarda eozinofil tesbit edilir. Akciğer filminin teşhisde herhangi bir önemi yoktur.
 
Sağlıcakla kalın, saygılarımla..
Dr.Recep Çelik
tel:05326137661

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.