Konya
27 Şubat, 2024, Salı
logo altı
  • DOLAR
    31.13
  • EURO
    33.83
  • ALTIN
    2035.3
  • BIST
    9334.13
  • BTC
    56206.13$

BAŞÖRTÜSÜ AĞLIYOR?

18 Ekim 2017, Çarşamba 07:42

Evet! Başörtüsü ağlıyor. Çok dertli başörtüsü. Kulak verelim.

Benim için çok mücadele verdiniz.

Beni başına takan kızlarımız, üniversitelere, kamu kurum ve kuruluşlarına alınmıyordu.

Yine beni başına takan anneler, evlatlarının asker ocağında yemin törenine alınmadılar.

Özellikle silahlı kuvvetlerdeki sosyal tesislere başörtüsü ile giremediler.

Sizler benim için çok mücadele verdiniz.

Sonunda başardınız.

Artık başörtüsü olarak bende özgürdüm.

İsteyenin başında yer alacaktım.

İsteyen istediği yere ve işe başı kapalı olarak girecekti.

Ne kadar güzeldi değimli?

Ama o da ne?

Beni şekilden şekle sokmaya başladılar.

Türban oldum, tesettür içinde yer aldım.

Adeta İran’daki uygulamayı getirdiler.

Çeşit çeşit örtünme biçimleri geliştirdiler.

Ben başörtüsü olarak başta bulununca her şeyin hallolacağını zannettim.

Ben başta kapalı kaldım, ya kızların ve kadınların aşağı tarafları?

Bayanların yüzlerine yaptıkları yoğun makyajdan nasibimi aldım.

Her tarafım yağ oldu.

Boyu kısa bayanlar beni gerdirip içimi arkaya doğru doldurdular.

Bu kısa boylu bayanlar boyları uzun gözüksün diye yüksek topuklu ayakkabı giydiler.

Ben bile düşeceğim diye çok korktum.

İğne batırılmadık yerim kalmadı. Her tarafım delik deşik…

Bayanlar şuh güneş gözlüklerini çıkarınca benim üstüme takmıyorlar mı? Sinir oluyorum.

Kimi zaman daracık pantolon giyen, adeta vücudunu teşhir edenlerin başında yer aldım.

Kimi zaman kollarına, vücutlarına dövme yaptıranların başında yer aldım.

Utandım…

Daha beteri, Kültürpark içinde banklarda karşı cinsle oturup herkesin içinde sevişen ahlaksızların başında da yer aldım.

Bayanlar beni niye başlarına örtüyorlardı ki?

Ar duygusu önemliydi ama bu duyguyu ayaklar altına aldılar.

Okuldan dağılan kızlarımız AVM ve kamuda başı kapalı çalışan bayanlarımız dinlenme anında erkek arkadaşlarıyla kahkahalar atarak sigara içiyorlardı.

Kokusu bana bile sindi…

Beni başlarına alıp hanım görüntüsü çizenlerin, sigarayı tüttürürkenki hallerini annelerinin, babalarının, eşlerinin görmelerini çok isterdim.

Öyle ya, beni başlarına takınca MASUM görüneceklerini sandılar.

Bunlar işin fiziki yanları.

Birde menfaatçiler var.

Kimileri iş bulabilmek için kapandılar,

Kimileri makam ve mevki elde etmek için beni taktılar.

Başardılar da önemli yerlere geldiler.

Kimileri tiyo alıp koca bulabilmek için beni başlarına taktılar.

Anlayacağınız bunlar hiç MASUM değildiler.

Şükürler olsun benim hakkımı verip, düzgün yaşaya ve giyinen bayanlar da var.

Tesellim bunlar, için için ağlıyorum.

Şimdilerde bir mücadele daha verseniz…

Beni yürekten isteyen, ona göre giyinen, yaşayan insanların başında mutluyum.

Toplum içinde hayasızca gezip tozan, giyinen, birde beni başına takanlardan nefret ediyorum.

Bunlara neden ses çıkarmıyorsunuz?

Neden tepki koymuyorsunuz?

Görmüyor musunuz hallerini?

Başı açıklara hiçbir sözüm yok. Aman onlar alınmasınlar. Aynı durum onlar içinde geçerli.

Kimi başını açmış ama düzgün bir yaşam ve kıyafet içinde,

Söyleyecek sözümüz yok, baş açıklığı da kapalılığı da kişilerin tercihi

Benim buradaki gözyaşım beni takıp, her türlü edepsizliğe açık olanlar içidir.

Size bir şey söyleyeyim mi?

Bundan 40-50 sene önce nenelerinizin, annelerinizin başında o kadar mutluydum ki anlatamam. Beni alınlarının üzerinden her iki yana kıvırırlar, saçları gözükmez ve çene altında da tavşan kulağı gibi bağlarlardı. Hiçbir iğne derdim falan yoktu.

Şimdikilerdeki gibi saçları gözükmesin diye bone filan kullanmazlardı.

Nenelerimiz ve annelerimizin başında mutluydum.

Anne ve nenelerimiz benim hakkımı verirlerdi, masumiyetin, güzelliğin, bende değil KALP ve BEYİN’de olduğunu bilirlerdi.

Ben eski güzel günlerimi düşünüp, için için ağlıyorum.

Şu düştüğüm duruma bakın,

Haksız mıyım sizce?

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.