İŞ KAZASI DENETİMLERİNİN BİLİNMEYEN YÖNLERİ
Kıymetli okurlarım bu hafta iş kazası nedeniyle işyerlerinde SGK Müfettişleri ve Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından yapılan denetimleri anlatacağım.
İş kazalarının asıl maliyeti kaza sırasında değil çok sonrasında ortaya çıkıyor.Bir iş kazası sonucunda hastane masraflarının ve kazalıya ödene geçici iş göremezlik ödeneğinin SGK tarafından karşılanması, işveren açısından dosyanın kapandığı anlamına gelmiyor.
5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi, iş kazası ve meslek hastalığında Kurumun yaptığı sosyal sigorta yardımlarını belirli şartlarda sorumlulara rücu edebilmesine imkan tanıyor.
Peki hangi durumlarda?
İş kazası veya meslek hastalığı işverenin kastı nedeniyle meydana gelmişse,
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi kazanın meydana gelmesinde etkili olmuşsa,
Kazanın meydana gelmesinde üçüncü bir kişinin kusuru bulunuyorsa SGK kaza nedeniyle yaptığı masrafları sorumlulukları oranında sebebiyet veren kişilere rücu edebilir.
SGK tarafından yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri, Kanunda öngörülen esas ve sınırlar çerçevesinde sorumlulara rücu edilebilir.Yani bu kişlerin oluşan zararı tazmini talep edilebilir.
Aslında, 5510 sayılı Kanunun 21nci maddesinin uygulaması yalnızca “işveren kusurlu mu?” sorusundan da ibaret değildir.Şöyle ki;
• kusur oranlarının belirlenmesi,
• kaçınılmazlık ilkesi,
• sigortalının müterafik kusuru,
• gerçek zarar ve peşin sermaye değeri sınırı,
• üçüncü kişinin sorumluluğu,
• asıl işveren–alt işveren ilişkisi,
• müteselsil sorumluluk rücu alacağının kapsamını doğrudan etkiler.
Bazen değeri yeterince kavranamayan önemli bir başka konu ise iş kazasının SGK’na süresinde bildirilmesidir.
Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi de işverenin kusurlu kabul edilmesine sebebiyet verebilecektir.
Sonuç olarak:
İş kazasının maliyeti yalnızca tedavi gideri veya iş göremezlik ödeneğinden ibaret değildir. İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ihlali, olayın niteliğine göre işvereni yıllara yayılan ve önemli tutarlara ulaşabilen bir SGK rücu alacağıyla karşı karşıya bırakabilir.
Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri yalnızca çalışanı koruyan bir yükümlülük değil; aynı zamanda işverenin hukuki ve mali risk yönetiminin de temel unsurlarından biridir.
Sigortalının vefatı halinde haksahiplerinin açacağı maddi ve manevi tazminat davalarında da, işverenin kazayı önlemek için aldığı önlemler, kazayı süresinde bildirmesi, kazadan sonra hastaneye intikal ve manevi desteği dava sonuçlarını da etkileyici unsurlar arasında sayılabilir.
Sigortalının kendi kusurundan kaynaklanan bir kazada da çalışanın kusuru işverenin sorumluluğunu azaltabilecektir. Aynı şekilde dışarıdan üçüncü kişi kabul edilebelecek kişilerin daha çok trafik kazalarında görülen bu durumdaki kusuru da sebebiyet verilen SGK harcamalarının kendilerine rücu edilmesine sebebiyet verebilecektir. Aynı durum iş kazalarında olduğu gibi meslek hastalıklarında da Kurumun denetim elemanları tarafından incelenip değerlendirilecektir.
Kazasız günler dileğiyle...