UĞUR BAŞKANIN HAKKINI ÖDEYEMEYİZ
Dün güne Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay’ın
Kentsel dönüşüm ve kamulaştırma ana başlıklı basın toplantısı ile başladık.
Hatırlıyorsanız bu sütunlarda şehrin bir şantiyeye dönüştüğünü şehrin sil baştan yenilendiğini yazmıştık.
Ama genel açıdan yukarıdan bakıldığı zaman bunun vatandaş nezdinde görülemediğine dikkat çekmiştim
Dün Başkan Altay yapılan çalışmaları tek tek ilçeleri ile birlikte genel anlamda anlattı.
Ama en sonunda şu rakamı birlikte okuyalım mı?
Rakamı birlikte anlamaya çalışalım mı?
“KENTSEL DÖNÜŞÜM VE KAMULAŞTIRMAYA YAPILAN
YATIRIM TUTARI 25 MİLYAR 685 MİLYON LİRA”

………….
Bu konuyu daha da açacağız.
Biliyorum bazı Konyalı vatandaşlarımız ekonomik olarak canları yandığı için Uğur Başkana öfkeliler.
Biz başkanın güzel çalışmalarını dile getiriyoruz diye bize daha da büyük öfkeliler.
Olabilir.
Ama güneş balçıkla sıvanamaz ki.
Gün gelecek bu şehir istese de istemese de kabul etse de etmese de Uğur Başkanın hizmetleri kabul edecek.
Hafta sonunda İzmir’den bir aile misafirimiz oldu.
Kamu görevi yaptığı için uzun süre Anadolu’da çalışan Ankara’dan sonra İzmir’e geçen ailenin fertleri Konya’yı öve öve bitiremiyordu.
Yani dışarıdan gelen bir aileye Konya’yı öv mü dedik?
Konya’yı beğen mi? Dedik.
Ama iki gün Konya’da yaşayan aile şehrin düzeninden temizliğine hayranlığını dile getiriyordu.
Belki bazılarımız şehrin içinde kaldığı için değişimi gelişimi yenilenmeyi göremiyor.
Ama hepimiz bunu yaşadığımız için görmek anlamak zorundayız.
……….
Başkan dün açıkladı.
“Göreve geldiğimiz günden bugüne toplam 1 milyon 344 bin metrekarelik alanda, 1.920 bağımsız bölüm ve 702 binanın kamulaştırmasını tamamladık.
2018 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz tüm kamulaştırmaların güncel toplam bedeli 13 milyar 685 milyon liraya ulaştı.
İşin içine kentsel dönüşüm çalışmalarımızı dâhil ettiğimizde ise yaptığımız işin önemi daha da ortaya çıkıyor.
2018 yılından bugüne kentsel dönüşüm ve kamulaştırma için güncel bedelle yaptığımız yatırım tutarı tamı tamına 25 milyar 685 milyon lira oldu” dedi.
Başkan basın toplantısının sonunda bu işin bir ekip işi olduğuna da dikkat çekerek”
“Bu büyük dönüşüm yolculuğunda, Konya’nın daha güvenli ve yaşanabilir hâle gelmesi için ortaya koyduğumuz çalışmalara öncülük eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’a şükranlarımı arz ediyorum” ….
“UĞUR BAŞKAN
HİÇBİR YERE GİTMİYORUM”
Geçtiğimiz hafta Uğur Başkan Sayın Cumhurbaşkanımız ile 40 dakika baş başa görüşmüştü.
Bazıları Uğur Başkanın Bakan olarak şehrimizden ayrılacağını sanıyordu.
Yani başkanı Bakan yapıp Ankara’ya gönderiyorduk

Böyle iddialar vardı.
Dün Uğur Başkan bu konuya da açık net gülerek cevabını verdi
“Hiçbir yere gitmiyorum.
Sayın Cumhurbaşkanımıza Konya’nın sorunlarını projelerini anlattım.
Çalışmalarımız ile ilgili bililer verdim
Dünya Belediyeler Birliği Başkanı olarak yol haritamızı açıkladım” diyordu.
…………
Bende ki dün genel kanata gelince
Önce başkanı kürsüde iken dinledim
Sonra yan yana çayımızı içtik.
Çayımızı yudumlarken pek çok konuya da değindik.
Başkana söyledim
Şimdi sizlerle paylaşıyorum
Uğur Başkanı hiç iyi görmedim.
Çok yorgundu.
Evet Başkan bugün de Ankara’da
BAŞKAN AMERİKA
BİRLEŞİK DEVLETLERİ YOLCUSU
Başkan bu ayda Amerika Birleşik Devletleri’ne gidecek.
Uğur Başkan dinlenmiyor.
Kendisini dinleme şansını bile bulamıyor.
Şehir için kaptırmış olduğu hayal ve idealler uğruna durmaksızın koşturuyor.
Bence kendine yazık ediyor.
Bugün dünya yarın ahiret.
Allah için söylüyorum Uğur Başkan şehir için Konya için tarih yazıyor
Tarihi bugün okumak herkesin harcı değil.
Ama gün geldiği zaman Uğur Başkana haksızlık yapan kesim Başkanla helalleşmek isteseler de o fırsatı kaçırmış olacaklar.
Başkan Altay’a bir yerel gazeteci olarak Allah güç kuvvet versin.
Mahcup etmesin inşallah diyorum
……………
Dün ulusal basında ODA TV de şöyle bir yorum köşe yazısı vardı.
Önce Sayın Hürrem Elmasçı’nın yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum
AKP MİLLETVEKİLİ AĞRALI İLE YUMRUKLAŞTI...
Osman Gökçek'in sinirleri bozuk...
Erdoğan çok kızdı
Hürrem Elmasçı yazdı...
Geçen ay İstanbul Nişantaşı’nın en lüks lokantalarından Cipriani’de oturuyorum.
Bir baktım, yakındaki masada AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek… Yanında bir hanım vardı. Kimdir, nedir, ne yakınlığı vardır bilmiyorum. Açıkçası merak da etmedim, yedikleri içtikleri de beni ilgilendirmiyor.
Beni bilen bilir çocuklar; insanların makamı, şöhreti ne olursa olsun özel hayatlarını yazmam. Hele yanındaki kimmiş, kiminle yemek yemiş, nereye gitmiş… Bunlarla işim olmaz.
Osman Gökçek’i görünce de dönüp önüme baktım.
Ama…
Birkaç gün sonra Ankara’dan öyle bir Osman Gökçek kulisi geldi ki, Cipriani’de gördüğüm masa aklıma yeniden düştü. Dudağım uçukladı desem yeridir. Çünkü anlatılan mesele özel hayat değil…
Bizzat siyasetin göbeğinde, hem de TBMM’de yaşanmış...
AKP’Lİ İKİ MİLLETVEKİLİ
Anlatılanlara göre olay, Meclis tatile girmeden kısa süre önce meydana geliyor.
Osman Gökçek ile bir CHP milletvekili arasında gerginlik yaşanıyor. Sesler yükseliyor, ortam geriliyor.
ARAYA AKP KONYA MİLLETVEKİLİ ABDULLAH AĞRALI GİRİYOR…
AKP’li Ağralı, tansiyonu düşürmek için CHP’li milletvekilini bulunduğu yerden uzaklaştırıyor ve AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın odasına götürüyor.
Buraya kadar "Siyasette olur böyle durumlar" dersiniz.
Olur çocuklar…
Meclis burası.
Tartışılır, bağrışılır, sonra birileri araya girer.
Fakat asıl olay bundan sonra başlıyor:
Kulislerde anlatıldığına göre siniri hâlâ geçmeyen Osman Gökçek, bir süre sonra Leyla Şahin Usta’nın odasına giriyor.

Ve…
Doğruca Abdullah Ağralı’nın üzerine yürüyor!
Bağırış… Çağırış… Küfür kıyamet…
Derken iş yumruklaşmaya kadar varıyor.
Şimdi diyeceksiniz ki çocuklar:
"İyi de ikisi de AKP milletvekili. Niye birbirlerine giriyorlar?"
İşte benim de dudağımı uçuklatan kısmı burası.
KENDİ VEKİLİNİ CHP’Lİ SANMIŞ
Anlatılan şu:
Osman Gökçek, Abdullah Ağralı’yı tanımıyor!
Dahası…
Onu biraz önce tartıştığı CHP milletvekilinin yanında görünce CHP’li milletvekili sanıyor.
Yani aynı partinin iki milletvekili…
Aynı Meclis grubunda oturuyorlar…
Aynı grup toplantılarına giriyorlar…
Aynı siyasi parti adına el kaldırıp indiriyorlar…
Ama biri diğerini tanımıyor!
Çocuklar, siyaset kulisinde kavga duydum…
Milletvekillerinin birbirine ağır söz söylediğini duydum…
Aynı parti içinde insanların birbirinin ayağını kaydırmaya çalıştığını da çok gördüm. Ama kendi partisinin milletvekilini muhalefet milletvekili sanıp üzerine yürüyenini ilk kez duyuyorum!
ERDOĞAN ÇOK KIZMIŞ
Tabii hadise odanın dört duvarı arasında kalmıyor.
Kulislerde konuşulana göre mesele parti yönetimine, ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a kadar gidiyor.
Erdoğan’ın olayı duyunca çok öfkelendiği anlatılıyor.
Asıl kızdığı noktanın yalnızca kavga olmadığı söyleniyor.
Mealen çıkışı şu: "Siz aynı partinin milletvekillerisiniz, birbirinizi nasıl tanımazsınız?"
Haksız mı çocuklar?
Düşünün…
AKP çeyrek asra yaklaşan bir siyasi hareket. Yıllardır iktidarda. Grup toplantıları yapıyor, kamplar düzenliyor, komisyonlarda birlikte çalışıyorlar.
Fakat geldiğimiz noktada bir milletvekili diğerini görünce "Bizden mi, CHP’den mi?" ayırt edemiyor!
İşte benim asıl ilgimi çeken kavga değil zaten. Yumruk siyasette olur, barışırlar.
Ancak bir siyasi partide insanların aynı çatı altında bulunup birbirlerini tanımayacak kadar birbirlerine yabancılaşması başka bir mesele.
Tabii Abdullah Ağralı’nın pek suçu yok, onu tanımayan Osman Gökçek…
Gökçek ailesinin epeydir morali bozuk herhalde çocuklar…
Cipriani’de Osman Gökçek’i gördüğümde dönüp önüme bakmıştım. Meğer çocuklar…
Bakmam gereken yer yanındaki masa değilmiş. Meclis’teki kendi sırasıymış!
Hürrem Elmasçı
Odatv.com”
……………
ABDULLAH AĞRALI’YA
HEP SAYGI DUYMUŞUMDUR
AK Parti kurulduğundan bu yana bazı isimler ile sık sık yan yana gelemesem de birbirimize olan inançlarımız çok kuvvetlidir.
Ben kendisini yakından tanıdığım günden bu yana sayın Ağralı’nın siyasetteki duruşuna saygı duymuşumdur

Bu yazıyı okuduktan sonra Abdullah Bey’i aradım
Yani okuduğum ve sizlerle paylaşmak isteğim konu doğru mu yanlış mı?
Eksik mi fazla mı? Öğrenmeliydim.
Abdullah Bey hemen döndü.
Konuyu sordum
Abdullah Bey olayı ilk baştan sonuna kadar anlattı.
Detaylara girmenin bir anlamı yok.
Yalnız küçük bir dip not düşeyim.
Abdullah Ağralı’da öyle kolay kolay yutulacak bir lokma değildir.
Ama Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bizzat Sayın Ağralı’yı aramış.

Üzülmemesini söylemiş.
Bütün olayı detaylarını ile öğrendiğini kendisine ifade etmiş.
Sayın Cumhurbaşkanımız dışarıda Dünya liderinin olmanın yanı sıra içerde de hiçbir şeyi unutmaz.
Sabırlıdır.
Susar sabreder ama bir kenara da yazar.
Bu yanlış omuz atmanın kafa tutmanın bedelinin nasıl ödeneceğini de zaman içerisinde iki taraf açısından da göreceğiz inşallah.
Geçmiş olsun sayın vekilim.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Kentin dönüşümü sadece mekana makyaj yapmakla olmaz. İnsanı yetiştirmek, ruhu korumak lazım.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Toptancılar giriş ve çıkış noktalarında araç sürücüleri kurallara uyup bencillik yapmadıkları zaman daha iyi ADAM oluruz