Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
MİLLÎ MÜCADELE DESTANINDA AKŞEHİR I

MİLLÎ MÜCADELE DESTANINDA AKŞEHİR I

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Neden Zafer Haftası Akşehir'den başlamalı?

Not: Bundan on beş yıl kadar önce bir televizyon programında canlı olarak dile getirdiğim ve daha sonra ilgili devlet makamlarına da arz ettiğim düşüncemi Zafer Haftası vesilesiyle yeniden kamuoyunun dikkatine sunmak istiyorum.

Tarih şuurunun gelişmesi ve derinleşmesi, insanların ve milletlerin kendi geleceklerini kurup tayin etmelerinde büyük bir güven ve umut kaynağıdır. Geçmişin olayları ne kadar doğru değerlendirilirse bugünler ve yarınlar da o ölçüde sağlam temeller üzerine kurulabilir.

Günümüz dünyasında tarihî hafızasını kaybeden milletlerin ne büyük gailelerle boğuşmak zorunda kaldığını hep birlikte görüyor ve yaşıyoruz.

Bu sebeple Millî Mücadele'de Akşehir'in üstlendiği tarihî görevi ve aziz milletimizin hürriyet ve istiklâl mücadelesine verdiği büyük desteği dile getirmek, mahallî bir övünmenin ötesinde, bir hakkın teslimidir.

Konuyu yıllar önce değişik vesilelerle gündeme getirmiş; Akşehir Gazeteciler Cemiyeti olarak düzenlediğimiz basın toplantılarında Millî Mücadele'de ortaya konulan iman, irade, gayret ve ferasetin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade etmiştik.

Bu toplantılardan birini de Büyük Taarruz'un strateji ve planlarının büyük bir gizlilik ve titizlikle hazırlandığı tarihî Batı Cephesi Karargâhında gerçekleştirmiştik.

O günlerde şu teklifi kamuoyunun dikkatine sunmuştuk:

Zafer Haftası kutlamaları Akşehir'den başlatılmalıdır.

Çünkü Büyük Zafer'i yalnız neticesiyle değil, o zaferi mümkün kılan hazırlık dönemiyle birlikte anlamak gerekir. Büyük Taarruz'un hazırlıklarının aylarca yürütüldüğü, Türk ordusunun eksiklerinin tamamlanmaya çalışıldığı, strateji ve planların olgunlaştırıldığı bu tarihi süreçte Akşehir'in yeri görmezden gelinemez.

Millî Mücadele iman ve heyecanının gelecek kuşaklar tarafından doğru anlaşılması için, İstiklâl Harbi'ne âdeta ana kucağı, baba ocağı olmuş Akşehir'in Büyük Zafer'e giden yürüyüşte hak ettiği yere konulması gerektiğine inanıyorduk.

O gün bu talebi önce Akşehir protokolüne, ardından Konya protokolüne arz etmiş ve canlı yayında:

“Hakkın teslimi adına bu uğurda yolumuza devam edeceğiz; gerekirse Başkomutana kadar gideceğiz.” demiştik. Ve gitmiştik.

Aradan yaklaşık on beş yıl geçti.

Bugün dönüp baktığımızda Akşehir'in Millî Mücadele tarihindeki yerinin daha güçlü biçimde hatırlandığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Ancak kanaatimiz değişmedi: Büyük Zafer'e uzanan tarihî yürüyüşün dokuz aylık karargâh ve hazırlık safhası Akşehir'de yaşanmışsa, Zafer Haftası'nın başlangıcında da Akşehir'in herkes tarafından kabul edilen tarihî yeri resmî hüviyete kavuşturulmalıdır.

Biz bir savaşın yalnız sonucuna bakarak zaferle övünme alışkanlığını tekrarlamak için değil; o muhteşem zaferi hazırlayan inancı, aklı, sağduyuyu, haklı bir stratejiyi, doğru bir metodu ve göz kamaştırıcı bir hazırlığı yeniden hatırlamak ve hatırlatmak için bu meseleyi gündeme getiriyoruz.

Birinci Dünya Savaşı'nın ve ardından gelen işgallerin ağır şartları altında milletimiz yalnız geçim derdine değil, can ve vatan derdine düşmüştü. Ordular dağılmış, vatanın önemli bir bölümü işgal edilmiş, milletin istiklâli ve geleceği ağır bir tehdit altına girmişti.

İşte böyle bir dönemde hüküm ve hikmet sahibi Rabb'imizin milletimiz üzerindeki lütuf ve merhameti tecelli etti. İstiklâl Harbi'nde basit ve önyargılı değerlendirmelerle açıklanamayacak büyük hadiseler yaşandı.

Milletin bağrında Kuvayımilliye ruhu yeniden uyandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara'da toplandı.

Mustafa Kemal Paşa'ya Meclis tarafından Başkomutanlık yetkisi verildi.

Bu büyük mücadelede Akşehir de üzerine düşeni layıkıyla yerine getirdi.

Batı Cephesi Karargâhı, Sakarya Zaferi'nin ardından batıya doğru ilerleyerek Kasım 1921'de Akşehir'e yerleşti. Büyük Taarruz öncesindeki yaklaşık dokuz aylık hazırlık döneminin çok önemli bir bölümü burada geçirildi. Karargâh, 24 Ağustos 1922'de Akşehir'den Şuhut'a hareket edinceye kadar Büyük Taarruz hazırlıklarının en önemli merkezlerinden biri oldu.

Akşehir, Batı Cephesi Karargâhına yalnız ev sahipliği yapmadı. Dişinden tırnağından artırdığını ordusuyla paylaştı; cömertliğini, fedakârlığını ve civanmertliğini aziz misafirlerinin hizmetine sundu.

Peki Akşehir neden seçilmişti?

Dokuz ay on gün boyunca burada neler yaşanmıştı?

Büyük Taarruz'a giden yolda Akşehirli hangi fedakârlıkları yapmış, Türk ordusunun hazırlanmasına nasıl katkıda bulunmuştu? Ve nihayet, 24 Ağustos 1922 günü Batı Cephesi Karargâhı Akşehir'den hangi duygu ve düşüncelerle uğurlanmıştı?

Bunları konuşmadan Büyük Zafer'in hazırlık safhasını bütünüyle anlamak mümkün müdür?

Önümüzdeki yazılarda bunları anlatmaya çalışacağım.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere İstiklâl Harbi'nin bütün şehitlerini ve ahirete irtihal etmiş gazilerini rahmet ve minnetle yâd ediyorum.

Ruhları şad olsun!

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız