Konya
Parçalı az bulutlu
28°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,8397 %0.03
53,5408 %-0.11
6.235,54 % -0,55

HİZMET TESPİT DAVALARI İLE İLGİLİ HATIRLATMALAR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Çalıştığı işyerinden sigortalı bildirimi yapılmayanlar işten ayrıldıktan sonra dava yoluyla geriye dönük olarak çalıştıkları sürelerin ve ücretlerinin belirlenmesi talep edebilmektedir. İşte bu tip davalar hizmet tespit davası adıyla anılmaktadır.

Hizmet tespit davalarında denetim raporu, tanık beyanları, komşu işyerleri tanıkları ve bordro tanıkları ile hizmet süresi belirlenebilmekte, verilecek hizmetin hangi ücret üzerinden hesaplanacağı ise daha detaylı bir inceleme gerektirmektedir. 

Prime esas kazanç, sigortalının sosyal güvenlik primlerinin hesaplanmasına dayanak oluşturan ücret tutarını ifade eder. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80nci maddesine göre, prime esas kazanç, sigortalının hak ettiği ücret üzerinden hesaplanır. Bu düzenleme, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmesi gerektiği ilkesini de ortaya koymaktadır.

Gerçek ücret kavramı, sigortalının kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücreti ifade eder. Hizmet akdinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada sıklıkla, taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret, sigorta primlerini daha az ödemek amacıyla daha düşük gösterilmektedir. Prime esas kazancın doğru tespiti, yalnızca bireysel menfaat açısından değil, aynı zamanda sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği ve aktüeryal dengenin korunması bakımından da büyük önem taşımaktadır. Düşük bildirilen primler, hem sigortalının emeklilik döneminde daha düşük aylık almasına hem de sosyal güvenlik kurumunun prim gelirlerinin azalmasına yol açmaktadır.

5510 sayılı Kanun’un 86ncı maddesinin 9ncu fıkrası uyarınca, aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıkları yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurarak hizmetlerinin tespitini isteyebilirler. Bu süre, hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen dikkate alınır.

Hizmet tespiti davalarında, çalışma olgusunun ispatı ile ücretin ispatı arasında farklı uygulama yapılmaktadır. Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın, ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir.

İmzalı ve tahakkuklu bordroların aksinin ancak yazılı delille ispat edilebileceği kuralının bazı istisnaları bulunmaktadır. Şöyle ki:

İhtirazi kayıt: İşçinin, ücretin eksik ödendiği veya fazla çalışma yaptığı yönünde bordroya şerh düşerek imzalaması halinde, bordronun aksi tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir.

Sembolik tahakkuk: Bordroda gerçek ücreti yansıtmayan, salt şekli anlamda düşük bir tahakkuk gösterilmesi durumunda, bordro kesin delil niteliğini kaybeder; bu durumda tanık dinlenmesi ve emsal ücret araştırması yapılması gerekir. Her ay aynı tutarda fazla mesai ücreti ödenmesi de aynı şekilde değerlendirilmektedir.

Hayatın olağan akışına aykırılık: Nitelikli bir işçinin asgari ücretle çalıştığını gösteren bordrolar, hayatın olağan akışına aykırı ise tek başına belirleyici olmayıp diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir. Komi ile baklava ustasına aynı ücret ödenmesinin normal kabul edilmemesi gibi öreneklendirebiliriz.

Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirken, ücretin ispatı konusunda belirli bir parasal sınırın üzerinde yazılı delil aranması gerektiği de kabul edilmektedir. Ancak bu kuralın uygulanmasında, işçinin korunması ve hakkaniyetin sağlanması amacıyla delil başlangıcı, sembolik tahakkuk, ihtirazi kayıt, hayatın olağan akışı, emsal ücret araştırması gibi esneklikler tanınmaktadır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, gerçek ücretin tespitinde mahkemece yapılacak işlemlerin başında emsal ücret araştırması gelmektedir. Bu kapsamda, sigortalının yaptığı işin özellikleri, işyerindeki unvanı, meslekteki kıdemi, işin niteliği, işyerinin özellikleri dikkate alınarak, emsal işçilere o işyerinde veya başka işyerinde ödenen ücretler araştırılmalıdır.

Sonuç olarak; sosyal güvenlik hukukunda prime esas kazançların tespiti, sigortalıların gelecekteki sosyal güvenlik haklarının belirlenmesi açısından hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle, konuya ilişkin ispat kuralları belirlenirken, bir yandan ispat güvenliği sağlanmalı, diğer yandan işçinin korunması ve sosyal güvenlik hakkının etkin bir şekilde kullanılması temin edilmelidir...

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız