OKULLAR BAŞLIYOR, DERTLER BAŞLIYOR…
Yeni eğitim ve öğretim yılı resmen başlamasa da yakınlarımızdan duyduklarımıza göre okul öncesinde eğitim haftaya başlıyormuş.
Arkasından ilköğretimden liselere ardından üniversitelerde yeni dönem.
Minicik yavrularımızdan gençlerimize, ailelerden devletin birimlerine yeni yepyeni bir heyecan, dert sarmalı ve gelecek kaygısı dönemi.
Aileler ve çocuklar için tatil bitti denilebilir.
Durumu iyi olanlar durumu iyi olmayanlar deniz güneş kum tatilini yaptılar.
Durumu kötü olanlar köye tarlaya gidip kafa dağıttılar adına da “tatil” dediler.
Bir de durumları kötünün de kötü olanlar vardı ki o çocuklar yaz boyunca bir yerlerde özellikle de sanayide çıraklık yaptılar daha zor durumda olanlar ise kağıt mendil su sattılar hatta çöp toplayıp aileye katkı sağlamaya çalıştılar.
Konya’nın merkez ana lüks caddelerinden köylere en ücra noktalardaki sokaklara kadar minik evlatlarımızın ve ailelerin farklı farklı hayat hikayeleri vardı.
Cenab-ı Allah’ım hiçbirimizi yoklukla yoksullukla terbiye etmesin inşallah.
Kendi çocuklarıma da söylüyorum
Anlatmaya çalışıyorum.
Herkes hepimiz çok zor ve ağır imtihanlardan geçiyoruz.
Toplum olarak millet olarak artık sadece makyajlı bir hayat ile kendimizi de kandırıyoruz karşı tarafları da.
Özümüzü kaybettik.
Samimiyet diye bir şey kalmadı.
Mesela Konya’da en zor müdürlükler neresidir? diye sorsanız düşünmeden cevap veririm
Sağlık Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü mesela Spor Müdürlüğü…
Sakın Spor deyip geçmeyin haaaa.
Geçtiğimiz hafta Cuma günü idi
Dahası artık akşam oluyor hava kararıyordu.
Saat 19’u geçmişti.
Karatay’daki Kongre ve Spor Merkezinde ki antrenör bir arkadaş ile birlikte iken arkamdan paaat diye salona gömleği ile bir kişi tek başına girdi.
Kafamızı bir çevirdik Spor İl Müdürü Sayın Muzaffer Çintimar.
Müdür Bey bizi görünce şaşırmış, biz müdür beyi görünce şaşırmıştık

Hafta sonu idi.
Mesai çoktan bitmişti.
Ama spor müdürü habersiz resmiyetten uzak boks, tekvando, judo, eskrim salonlarını yalnız başına kontrol ediyordu.
“Hayırdır müdürüm? Niye geldiniz müdürüm?” diye sorunca
“Zaman zaman böyle hazırlıksız ve habersiz gelmek gerekir.
Antrenörler ne yapıyor?
Personel ne durumda?
Sporcular ne yapıyorlar?
Veliler nerede?”
………….
Şimdi yeni başlayacak olan dönem için başta Emniyet Teşkilatı olmak üzere Milli Eğitim camiası müdüründen yöneticisine okul görevlisine kadar sıcak yaz günlerinde sorunsuz bir eğitim yılı için ya kafa patlatıyorlar ya da kan ter içinde çalışıyorlardı.
Hele hele geçen yıl yaşanan iki okul baskınından sonra polisin halini bir göreceksiniz.
Müdüründen amirine amirinden memuruna nefes almıyorlardı.
Niye?
Sadece bir manyak çıkıp çocuklarımızın kanını dökmesin canını yakmasın diye.
PEKİ DE OKUL MÜDÜRÜNÜN YETKİSİ NEREYE KADAR?
Öğretmenin sınıftaki ağırlığı ne kadar?
Okul görevlisinin bir öğrenciye müdahale sınırı ne kadar?
………….
Evinde sıpasına söz geçirmeyen ana baba okulda öğretmenin en ufak bir bağırması üzerine gelip öğretmenin yakasına yapışır hale geldi.
Dahası öğretmeni ve öğrenciyi bu hale biz getirdik
Hala anlatırım hala yazarım ve hala o acıyı suratımda hissederim.
……………
Karma ortaokulu birinci sınıf öğrencisiyim.
Bir matematik hocamız var ki Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun muhteşem bir matematikçi idi.
Tahtada sorduğu soruyu bilemedim diye o dev cüssesi o dev avucu ile öyle bir tokat patlattı ki eve gidene kadar akşama kadar lavaboda suratımı yıkamama rağmen o beş parmağının izi eve gittiğimde hala suratımda idi.
Eve gidince anam sorduğu zaman durumu ağlayarak anlatmıştım.
Anam ise “İyi olmuş. Otur adam gibi dersini çalış.
Hocanın sorduğu soruyu bilememek ne demek?” demişti.
Ve gün geldi Eğitim Fakültesinden Matematik öğretmeni olarak mezun oldum
Ah o tokat ahhhhh(!)
…………
Hadi şimdi buradan soruyorum.
İçinizde bir öğrencinin kulağını çekebilecek babayiğit bir öğretmen var mı?
Ya da hangi öğretmen mesleğinden olup sürülmek ister?
……………
AK Parti iktidarları bu ülkede devrim deyin reform deyin.
Adına ne derseniz deyin çok büyük işler yaptı.
Ama maalesef eğitimde kantarın dozunu kaçırıp öğretmeni yok ederken cahil anaların babaların egosu ile ezilen yok edilen bir eğitimci profili ortaya çıkardı.
Allah sonumuzu hayır etsin inşallah.
Ama dedik yaaa kantarın dengesi kaçtı…
Toparla toparlayabilirsen.
Bu yüzden yeni eğitim yılı öncesi eğitim camiasına emniyet mensuplarına bol bol sabır ve kolaylıklar diliyoruz.
Çünkü okul bahçesinde uçacak bir eşek arısı bile sıkıntı oluşturabilir(!)
……………..
Velilerin durumuna hiç giriyorum.
Yalnız bu sene bir şeyden mutluyum.
Veliler okullara yaptıkları o gizli bağışlardan hiç şikayetçi değiller.
Dün Karatay sanayiinde idim
Bir kaporta ustası kızını İmam Hatip ortaokuluna yazdırmış.
10 bin TL de bağış yapmış.
Şunları söylüyordu
“Abi vallahi hoca bir on bin Tl daha istese verecektim.
Bir aydır bu okula gidip geliyorum.
Okulda bir inşaat var.
Ne bittiği var ne de biteceği.
Bu paralar olmasa yalandan bir inşaat bitmeyecek”
………….
Biliyorum ki tüm okullarda bağış sistemi yasak da olsa tam gaz devam ediyor.
Amaaaa dün sabah yaşadığım gibi velilerde artık bu konuda anlayışlılar ve evlatlarının temiz düzenli bir okulda eğitim görebilmeleri için bütçeleri ölçüsünde yardım yapmaktan rahatsız değiller.
BU MİLLET ATLETİZM
PİSTİNDE ATA BİNERSE!!!
Salı akşamı bu şehrin en üst ve kritik makamında görev yapan bir bürokrat abimiz onlarca fotoğraf ve videolar gönderiyordu



Ve altına da yazıyordu
“Uğur Bey iyi akşamlar.
Burası 2023 İslam Oyunlarının yapıldığı stat.
Burası parkur.
Ve maalesef üzerinde at koşturuyorlar
Ve daha da acısı bu pistin üstünü pisletip gidiyorlar!
Işıkların altında insanları ve bu insanları görüyorsunuz.
Burası atletizm pisti Uğur Bey”
………………
Biz millet olarak buyuz.
Aha da fotoğrafları
Aha da bizde istemediğiniz kadar videolu çekimleri
Ata çok iyi binen arkadaşında görüntüleri var.
Şimdi güvenlik görevlisi müdahale etse ne olur?
Polis ceza yazsa(!) ne olur?
Biz millet olarak raydan çıkmışız.
Sabahları erken saatlerde merkezde farklı farklı parklarda yürüyüşler yapmaya çalışıyorum.
Hatun fotoğraf çekmemem için yemin ettirdi.
Vallahi de billahi de canım pistlerin üzerinde motor kullananları mı istersiniz, o yeni model hızlı bisikletleri ile yürüyen insanların arasından vııııııın diye geçen bisikletlileri mi?
Kadını var yaşlısı var.
Utanma diye bir şey kalmamış ki?
Belediyeler tabelalar yaptırmışlar
“Bisiklete binmek yasak
Motora binmek yasak”
………….
Yasak kimin umurunda ki
Yasak olsa ne olacak?
Kim korkar yasaktan…
………….
İnanın kural tanımayan insanlar adına kendi evlatlarımdan korkuyorum.
Birileri kötü olup bizimkilerin iyi olma şansı yok ki.
Hepimiz aynı gemideyiz.
Yarın Allah muhafaza bizimkilerde birbirlerine bakarak aynı haltı yaşarlarsa ne olacak?
…………….
BUNU PAYLAŞMAZSAM
YAPAMAM (!)
Allah siz değerli okurlarımızdan bin kere razı olsun.
Bizi okuyorsunuz.
Takip ediyorsunuz.
Hatalarımızı yazıyorsunuz.
Bazen de empati yapmadan kendi pencerenizden sert bir şekilde eleştiriyorsunuz.
Hepiniz haklısınız.
Tek haksız benim(!)
Ama önceki gün ZİYARETÇİ rumuzu ile gelen yorumlardan birisi şöyle idi.
“Uğur kardeşim.
Ben seni çok iyi tanırım.
Doğrucu Davutsun.
Bir zamanlar bende Konyaspor’da yöneticilik yaparken bizleri de eleştirdin.
Ama o zamanki yöneticilik refleksi ile sana kızardım
Ama Allah var doğruları yazardın.
İçimden de derdim ki adam doğru söylüyor derdim
Hakkını helal et”
…………..
Değerli büyüğüm hakkım helali hoş olsun.
Bilerek ya da menfaat karşılığı asla yazmadım
Ha yazmadım yazamadım sustum.
Üç maymunu oynadım
Hala üç maymunu oynuyorum.
Bu şehir bizim
Bu ülke bizim.
Gidebileceğimiz başka bir yer yok.
Zamanı geldi hatır için susmanın ötesinde siyaha beyazda yazdım.
Ama bunu asla ama asla şahsi çıkar için yapmadım
Onun için Cenab-ı Allah’ın huzurunda bu imtihanlardan geçeceğime olan inancım her geçen gün büyüyor.
Hele hele din görüntüsü altında olanları gördükçe daha da mutlu oluyorum
Daha huzurlu uyuyorum.
Sizlere de minnettarım.
BU TRAFİK IŞIKLARI
OLMASA HALİMİZ NE OLURDU
Önceki gün şehrin bazı noktalarında elektrik kesintisi nedeni ile ışıklar yanmıyordu
Bana inanmayan varsa tanıdık bir polise sorsun.
O kavşaklarda lambalar yanıncaya kadar kaç tane maddi hasarlı trafik kazası oldu?
Bu ne sabırsızlık.
Bu ne saygısızlık.
Bu ne acelecilik.
Bu ne bencillik.
………….
Yuh olsun bize yuh
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kocaman bilmem kaç beygir gücündeki motorlar yaya kaldırımlarında ilerlemedikleri zaman daha iyi ADAM oluruz.