Konya
Hafif yağmur
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,5027 %0.04
51,9147 %0.07
6.854,52 % 0,74
Ara

YERİNDE SIKIŞIP KALMAK

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

İnsan her zaman bir mekânda durmaz; çoğu zaman bir hissin, bir düşüncenin ya da görünmeyen bir yükün içinde kalır. Dışarıdan bakıldığında her şey yerli yerindedir: yollar aynı yere çıkar, duvarlar aynı gölgeleri taşır, gökyüzü aynı renkle uzanır. Fakat içte, tarif edilmesi güç bir daralma başlar. Sanki dünya genişledikçe iç daralır, nefes aldıkça boğazda görünmeyen bir düğüm sıkılaşır.

 

Bulunulan yer, zamanla sadece bir konum olmaktan çıkar; bir ağırlığa dönüşür. Adım atmayı zorlaştıran, düşünmeyi bile yoran bir ağırlık… Gitme fikri zihnin kıyısında dolaşır; ama o kıyıdan öteye geçemez. Çünkü gitmek, yalnızca fiziksel bir hareket değildir. İnsan, alıştığı şeylerden kopmayı göze almalıdır. Oysa alışkanlıklar, en görünmez zincirlerdir. Sessizdirler, ama son derece güçlüdürler. Kalmanın sebepleri çoğu zaman açık değildir. Korkular, belirsizlikler, ihtimallerin yarattığı baskı… Hepsi bir araya gelir ve görünmeyen bir duvar örer. O duvarın içinde kalmak, dışarı çıkmaktan daha kolay görünür. Çünkü dışarısı bilinmezdir; bilinmezlik ise insana her zaman ürkütücü gelir. Böylece kalınır. İstenmeden, fark edilmeden, yavaşça… Zaman geçtikçe bu sıkışmışlık, bir hâle dönüşür. Artık sadece bulunulan yerde değil, düşüncelerde de hareket azalır. Aynı sorular tekrar eder, aynı duygular dönüp dolaşır. Günler birbirine benzer, geceler aynı sessizliği taşır. Ve bir noktadan sonra insan, bu durumla yaşamayı öğrenir. Kabullenmek gibi görünen şey, aslında içten içe süren bir mücadeledir. Fakat her sıkışmışlığın içinde küçük de olsa bir kıpırtı vardır. Tamamen kaybolmayan, tamamen susmayan bir his… Değişimin mümkün olabileceğini hatırlatan, varlığını inatla sürdüren bir iç ses. Bu ses, çoğu zaman bastırılmaya çalışılsa da yok olmaz. Çünkü insanın doğasında hareket vardır; durmak, sadece geçici bir hâlidir. Belki de çıkış, dışarıda bir yerde değildir. Belki de çözüm, bulunduğu yerden uzaklaşmak değil; o yerin içte yarattığı düğümü çözmektir. İnsan, en büyük engeli çoğu zaman kendi içinde taşır. O engel aşılmadan atılan her adım, yine aynı yere çıkar.

 

Yerinde Sıkışıp Kalmak, bir son değil; henüz gerçekleşmemiş bir değişimin eşiğidir. Çünkü en derin durgunlukların içinde bile, harekete geçmeyi bekleyen bir parça vardır. Ve o parça, doğru an geldiğinde, en sessiz yerden bile bir yol açabilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *