Konya
Parçalı az bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4625 %0.27
51,2686 %0
6.446,97 % 3,20
Ara

27 Mart Dünya Tiyatro Günü

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Her şey oyun oynama isteğinden doğdu. Bu cennet başlı cehennemin kahrı başka türlü çekilmezdi zira. Birbirlerine; avladıkları hayvanları, gördükleri garip ve tuhaf şeyleri anlattılar, taklit ettiler. Güldüler, eğlendiler, dinlediler…

Böylece sanatın atalarından birisi olan Tiyatro ortaya çıkmış oldu. Dünya var olduğu günden bu yanadır da gelişerek devam ediyor. Dile kolay, binlerce yıl süren bir süreçten, bir değişimden bahsediyoruz. 

Tiyatro var olduğu günden bu yana güç odaklarıyla, krallarla, din olgusuyla mücadele edip durdu. Bazen kazandı bazen kaybetti. Ama asla yok olmadı. Bir şekilde küllerinden yeniden dirilmesini bildi. Tiyatro gerçeğin taklidiydi. Gerçek ise, gücü elinde bulunduranların işine gelmiyordu. İnsanların anlaması, gerçeği görmesi, düşünmesi, fikir yürütmesi, güç odaklarını korkutmaya yetiyordu. O nedenledir ki; tiyatro kurumları binlerce yıldır baskıya, kapatılma tehlikesine, tehditlere maruz bırakıldı. Tek desteği halktı. Ve ne olursa olsun, halkın gücü karşısında kimse duramazdı, duramadı da… Tiyatro bir şekilde varlığını sürdürdü. 

Günümüze geldiğimizde ise, durumun hiç iç açıcı olmadığını görüyoruz. Tıpkı, “Aydınlanma Dönemi” sonrası oluşan burjuva tiyatrosu gibi, suya sabuna dokunmayan, bir amacı hedefi, önermesi olmayan, etliye sütlüyü karışmayan oyunlarla dolup taştı tiyatrolar. Korku içselleşti, kendi otosansürünü kendisi koymaya başladı kurumlar. Artık kimsenin bir şey demesine gerek yoktu. Çok seyirci, hiç oyun. İşte tiyatro sanatının geldiği son nokta buydu. 

Bugün 27 Mart Dünya Tiyatro Günü. Yine ulusal ve yerel bildiriler yazılacak. Bir sürü temenniler sıralanacak. Herkes birbirini tebrik edecek, günlerini kutlayacak. Ertesi gün, her şey kaldığı yerden devam edecek. Tüm bunlara rağmen ve zerre gerçekleşmeyeceğini bildiğim halde, birkaç temenni de ben söylemek istiyorum. 

Özgürce oyunların yazıldığı, kimsenin hiçbir güçten çekinmediği, baskıya maruz bırakılmadığı, sansüre gerek duymadığı günlerin gelebilmesi dileğiyle. Günümüz kutlu olsun. Değişen tiyatro değil, insan olsun. 

Saygılarımla;

Eyüp TORU 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *