Konya
Parçalı az bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4625 %0.27
51,2686 %0
6.446,97 % 3,20
Ara

KAPI CAMİİ’İNDE BAYRAM NAMAZI-2

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Aziziye Camii Bayram sabahında olağan dışı kalabalıktı. Caminin içi doluydu. Dışarıda da   elinde seccade ile gelen ve elinde seccade olmayan yüzlerce cemaat vardı. Seccadesi olmayanlar sırtlarındaki ceket, mont, palto ne varsa çıkartıp yere seriyordu. Hiçbir şeyi olmayanlar içinse vaziyet dahada kötüydü. Bayram namazı kılınmayabilirdi. 

Bu bayram sabahında Aziziyedeki görülmemiş yoğunluğun bir sebebi vardı; o sebep, 200 metre ötede bulunan Sultan Selim Camii’ndeki restorasyon çalışmalarıydı. Sultan Selim Camii’ndeki restorasyon çalışmalarından haberi olmayan insanlar caminin önüne gelip de, caminin ibadete kapalı olduğunu görünce en yakın cami olan Aziziye Camii’ne akın etmek zorunda kalmışlardı. O karmaşa arasında civardaki başka camilere gidenlerde mutlaka vardı.

Sultan Selim Camii’nde restorasyon sebebiyle Bayram Namazı kılınamayacağı, Ramazan ayı boyunca  camilerde cemaata duyurulabilirdi. Gene Müftülük tarafından kitle iletişim araçlarıyla  geniş kitlelere duyurulabilirdi. 

Aziziye Camii’nde aynı sebepten yoğunluk yaşanacağı düşünülerek caminin çevresine cami yönetimi ve Müftülük tarafından üzerinde namaz kılmaya uygun halı-hasır-kilim ne varsa getirilip konulabilirdi.

İKİ SORU

1.Bunlar neden yapılmadı?

2.Nasıl oldu da Bayram Namazında bölgedeki büyük tarihi camilerde yoğunluk yaşanacağı düşünülerek gereken tedbirler alınmadı?   

AZİZİYE’DEN KAPI CAMİİ’NE

Enteresan bir bayram sabahı yaşandı. Aziziyede içeride olmadığı gibi, dışarıda da yer bulamayan insanlar en yakın cami olan Kapı Camii’ne  hızlı adımlarla gitmeye başladı.  Bizde gidenler arasındaydık.

Kapı Camii’nin içerisi mutlaka doluydu ama caminin namaz kılmaya uygun kenarları ne durumdaydı? Tarihi caminin önüne bu düşünceler içerisinde geldiğimizde, caminin namaz kılınan iki dış avlusuyla birlikte Sarraflar tarafındaki sokağın başlangıcından Şadırvana kadar olan kısmın tamamen dolu olduğunu gördük. Ayrıca Şadırvanın önünde de ayakta bekleyen sayılarca cemaat gördük.

Kapı Camii’ndeki manzara, Aziziye Camii’ndeki manzaranın aynısıydı hatta fazlası bile vardı. Elinde seccade gelenler, taşın üzerine serdikleri seccadelerin üzerinde rahat görünse de pek rahat olmadıkları hallerinden belliydi. Elinde seccadesi olmayanlar üzerlerinde ceket, mont, palto ne varsa yere sererek, namaz saatinin gelmesini beklemeye başlamışlardı. Esas sıkıntıda olanlar ise bizim gibi elinde hiçbir şey olmayanlardı. 

Mecburen caminin merdivenlerine doğru yürüdük, namazdan önce içeride yer açılır düşüncesiyle.

O arada; saat,  07.24’de kılınacak  Bayram namazının üzerinden 5-6 dakika geçmişti.

Vaizin içerideki cemaata geçen namaz vaktini sormasından sonra, kendi saatinin şakayla karışık 7.15 olduğunu söylemesi dışarıda da duyuldu.

Gene vaizin “Milletvekilimiz burada, Müftümüz burada. Valimiz gelecekti. Geldi mi? Kendisini göremiyorum” demesi de duyuldu. 

İçeride o diyalog yaşanırken biz dahil 20-30 kadar insan, caminin ana giriş kapısının önünde ve içeride bulunan cemaatın ayakkabılarının üzerindeydik.

Yüzlerce ayakkabının üzerinde çaresiz beklerken ; imamın Bayram Namazını tarif etmesiyle, namaza başlaması bir oldu. O an belki bir dakika, belki de azdı.

Bulunduğumuz yerde sıkışmış vaziyetteydik.

Öne-geriye-yana gidecek durumda değildik.

Orada bulunan herkes gibi bizde niyet edip ayakkabılar üzerinde namaza durduk.

Çeşit çeşit ve türlü kokulu ayakkabıların üzerinde rüku ve secde yaptık.

Aslolan ne?

Oldu mu, Müftü hocam? 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *