ON YILLIK “ULUSAL SU PLANI” YAYIMLANDI
Tüm canlıların hayatını etkileyen su ve su kaynaklarının yönetimine yönelik yeni bir adım daha atıldı.
Türkiye'nin su kaynaklarını korumayı ve verimli kullanmayı hedefleyen Ulusal Su Planı planı (2026-2035); 14 Mart 2026 tarihli ve 33196 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanlığının 11063 sayılı Kararı ile yürürlüğe giren Ulusal Su Planında yer alan 8 ana hedef, 31 strateji ve 141 eylemle önümüzdeki 10 yılın su yönetimi yol haritası belirlenmiş. Planın hazırlanması sürecinde 192 kurum ve kuruluşun görüşü alınmış, iletilen 752 görüş değerlendirilerek Plan'a yansıtılmıştır. Emeği geçenlerden Allah razı olsun.
Yıllardır, sürdürülebilir su yönetimi ve su kaynaklarının korunmasına yönelik pek çok adım atıldı. En son yapılan Su Şurasında ülkemizin su kaynakları ve suyun verimli kullanımı ile ilgili artık harekete geçilmesi gerektiği vurgulandı. Son yıllarda yaşanan kuraklık riski bu çalışmanın ne kadar önemli ve acil olduğunu ortaya koydu.
Aslında su ile ilgili atılan her adım önemli. Ülkemizdeki ilgili resmi ve özel her kurum ve kuruluşların yanı sıra sivil toplum örgütleri de Suyun önemi ve Su yönetimi konusunda fikir sahibi, bu kapsamda suyun tasarruflu kullanımından su verimliliği seferberliğine kadar pek çok proje ve çalışmalar ortaya konuluyor. Ancak sulak alanlarımızın kuruması, yok olması, yeraltı su kaynaklarının çekilmesi ve nihayet içme ve kullanma suyumuzun azalmasının önüne geçilemiyor. Demek ki artık harekete geçme zamanı geldi de geçiyor bile.
İşte tam bu zamanda T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın "Suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında mahiyet itibarıyla fark yoktur" şiarından da hareketle, su yönetimini milli güvenlik meselesi olarak ele alan bir yaklaşımla, kapsamlı bir yol haritası olarak yürürlüğe giren “ULUSAL SU PLANI “çok kıymetlidir.
İklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığı günümüzde ortaya konan Ulusal Su Planı, suyun tüm sektörlerini paydaş olarak işin içine dâhil etmektedir. Su kaynaklarının kalite ve miktar açısından sürdürülebilir yönetimini sağlamak, su güvenliğini güçlendirmek ve iklim değişikliğine uyumu desteklemek amacıyla yürütülecek eylemlerle; kısa, orta ve uzun vadeli hedef ve öncelikleri bütüncül bir yaklaşım ortaya koymaktadır.
Türkiye'nin su yönetiminde önümüzdeki on yıla yön veren Plan; su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanımını destekleyecek şekilde yasal ve kurumsal yapının güçlendirilmesini, suya göre planlamanın esas alınmasını, havza ve bölge önceliklerine dayalı yatırımların geliştirilmesini öne çıkarmaktadır.
Plan kapsamında yalnızca stratejik hedefler değil, bu hedeflerin hayata geçirilmesine yönelik eylemlerin uygulanabilirliğini güçlendirmek amacıyla üçe ayrılmış; bunların 18'i (%13) kısa dönemde (2026–2028), 17'si (%12) orta dönemde (2028–2030) ve 106'sı (%75) uzun dönemde (2030–2035) uygulanmak üzere planlanmıştır.
Ulusal Su Planı (2026–2035); su yönetimine ilişkin görev ve sorumlulukları bulunan ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarını, yerel yönetimleri, sivil toplum kuruluşlarını (STK'lar), özel sektörü ve üniversiteleri kapsamaktadır. Tüm bu kurum ve kuruluşları bir araya getirmek, eylemleri takip etmek, uygulamaya koymak, oldukça zor bir çalışma inşallah herkes sorumluluklarını yerine getirir de plan başarıya ulaşır.
Ulusal Su Planı'nın başarıyla uygulanmasıyla; Türkiye'nin su arz güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra, gıda güvenliğinden enerji arz güvenliğine, ekosistemlerin korunmasından iklim değişikliğine uyuma kadar geniş bir yelpazede ülkenin stratejik çıkarlarının korunması sağlanacaktır. Bu yönüyle Plan, suyu “yaşamın temel unsuru" olarak korumayı merkezine alan bir kalkınma yaklaşımı sergilemektedir.
Öte yandan, ülkemizin çevre, iklim, havza koruma vb. pek çok konusunda yapılan ulusal planları ve uygulamaları göz önüne aldığımızda, her birinin ilk başta, yani planlama aşamasında çok büyük bir hevesle ve emekle başladığı biliyoruz. Ancak takip, uygulama ve sonuçlandırmada ne kadar başarılı olduğumuz ortadadır. Umarız Ulusal Su Planımızda aynı akıbete uğramaz. Kalın sağlıcakla.