Konya
Parçalı bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,9669 %0.02
55,8281 %0.04
6.263,59 %0.65

GECE ORMANI

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Utanmayı kaybettik biz. İnsan arıyoruz her yerde. Var gücümüzle, insanı çağırıyoruz çığlıklarımızla. Utanmıyoruz hiçbir şeyden. Her sonucun bir nedeni var artık. Nedeni olanlar, masumlaşıyor bir anda. Korkarım yanlış anladık yeni bir güne uyanmayı. Hepimiz; yeni güne, yeni bir “utanmamayla” uyanıyoruz. Günlük ihtiyaçlarımızı alıp, uyumaya devam ediyoruz. Öyle ya, nasılsa kendi özümüz temiz bizim.

Sorun kötülükler değildir. Kötülüklere ses çıkarmayanlardır sorun. Suskunluktan daha zorba bir şey yoktur. Bana göre, suçların en büyüğüdür susmak… Kafatasının içinde duran şey akıldır, et değil. Senin için, sana verilen bir şeyi kullanmamak, öncelikle kendine kötülüktür.

Utanmayı kaybettik biz. İnsan arıyoruz her yerde. Bir ete dokunuyoruz ruh sanıp. Ruhlarımızı geri aldı bizden yaratıcı. İç içe geçmiş durumda her şey. Çıkarmaya çalışıyoruz, var gücümüzle utanmayı… Kaybolmuş, bizim gibi, bizler gibi… 

Ne yazılsa ne söylense hep eksik. Tamamlanınca hep bir şeyler eksik kalıyor. (İlhan İrem) Yarım yamalak hayatlarımız; manasız, anlamsız. Türlü saçmalıklarla, anlam vermeye çalışıyoruz yaşamımıza. Sadece biz özeliz. Biz önemliyiz. Biz mükemmeliz. Biz harikayız. Geriye kalın et yığını.

Sıkışıp kaldık gece ormanında. Nereye baksak aynı her şey. Nereye gitsek aslında aynı yerdeyiz. Uzaklardan birisi bağırıyor. Avazı çıktığı kadar çığlık atarak. Diyor ki avaz avaz bize; “Tutuşturup yabani otlarını, çıkalım bu gece ormanından. Başka bir kurtuluş yolu yoktur.” Yankılanıyor kendi sesi, çarpıyor yine kendine. Yanıt yok asla. İnsanlar yabani otlarını tutuşturmak yerine, kendilerini yakıyorlar. Çıkabilmek için… Kurtulmak için… Ne acıklı bir son oysa…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız