SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA ZAMANAŞIMI
Belirli bir zamanın geçmesiyle bir hak ortadan kalkıyorsa bu süreye hak düşürücü süre denir. Hak düşürücü süre, def'i niteliğinde değildir ve hakim tarafından re'sen dikkate alınır. Hak düşürücü sürenin bitmesinden itibaren, mevcut olan hak bir daha kullanılamamak üzere ortadan kalkar. Dolayısıyla hak düşürücü süre ile zamanaşımı birbirinden farklı kavramlardır.
Sosyal Güvenlik Kurumu kamu tüzel kişiliğine haiz olduğundan, yaptığı işlemler neticesinde alacaklı veya borçlu olabilmektedir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda belirtilen esaslar çerçevesinde prim toplamaya ve kurallara uyulmaması halinde yaptırım uygulamaya yetkili olan Kurumun, bu gelirlerini belirli usullere göre ve belirli süreler içerisinde elde etmesi gerekmektedir.
5510 sayılı Kanun'un 102'inci maddesinde belirtilen yükümlülüklerin uygun olarak yerine getirilmemesi durumunda da Kurumun idari para cezası uygulama yetkisi doğmaktadır. Ancak idari para cezalarının tahakkuk edebilmesi için tebliğ edilmesi şarttır.
Sigortalılık kapsamında bildirim esastır, bildirimin ne zaman ve ne şekilde yapılacağı da 5510 sayılı Kanun'da belirlenmiştir. Sigortalılığın sağlanması gerekmesine rağmen bildirimin yapılmadığı, diğer bir deyişle kayıt dışılık durumunun varlığı halinde ise tahakkuk işleminin nasıl yapılacağı da Kanun'da belirlenmiştir:
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca resen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. Yukarıda belirtilen durumların mevcudiyeti halinde tahakkuk, işverenin belgeyi düzenleyerek Kuruma verdiği, aksi takdirde belgenin Kurumca re'sen düzenlendiği anda gerçekleşir.
Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafindan verilmeyen veya çalıştıkları Kurumса tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır. Ancak burada belirtilen 5 yıllık süre, sigortalı olunduğuna dair Kurumun herhangi bir şekilde bilgisi olmayan sigortalılar için, iş yeri ile olan süreklilik niteliğinin sona ermesinden itibaren başlamaktadır ve hak düşürücü süredir.
Sigorta primi tahakkuku açısından, yargı yolunda hak düşürücü süre dışında süre sınırı bulunmamaktadır. Böylelikle Anayasal bir hak olan Sosyal Güvenlik Hakkının sağlanması hususunu geniş tutarak sigortalıların hak kaybına, Kurumun da gelir kaybına uğramalarının önüne geçmenin amaçlandığı değerlendirilmektedir.
Vadesi 01.10.2008 veya sonrasında sona eren prim alacakları için zamanaşımı süresi;
Bu döneme ait prim borçlar, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi olacaktır.
İdari para cezaları ilgiliye tebliġ ile tahakkuk eder. 5510 sayılı Kanun'da idari paга cezalarının nasıl tahakkuk edeceği net bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre 5510 sayılı Kanun'un 102'inci maddesinde belirtilen yükümlülüklere uyulmaması halinde, Kurumun aynı maddeye istinaden uyguladığı idari para cezaları, ilgiliye tebliğ edilmediği müddetçe tahakkuk etmemektedir.
SGK, prim alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununu uygulamakla birlikte, bu kanundaki zamanaşımı süresi olan 5 yıl yerine 5510 sayılı Kanunda zamanaşımı ile ilgili özel bir düzenleme yapılmıştır.
Genel kural olarak sigorta primi ve diğer alacaklar ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak, sigorta primi ve diğer alacaklar;
Mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden,
Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden,
Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yaptıkları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten,
Bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren zamanaşımı on yıl olarak uygulanmaktadır.
Sosyal güvenlikte zamanaşımı süresi diğer kamu alacaklarına göre çok uzun tutulmuştur...