KONYALININ FON İLE NE İŞİ OLUR Kİ? BİZ DOMATES SOSU YAPARIZ TURŞU KURARIZ
Şaka maka bu şehri ve bu şehrin insanlarını seviyorum.
Zaman zaman bazı okurlarımız ile anlaşamasak da sizlerin samimiyetine de inanıyorum
Mesela hafta sonu düğün dernek taziye ziyaretleri hasta ziyareti spor müsabakaları derken bir şeyi fark ettim.
Türkiye son fon olayları ile yatıp kalkıyor.
Milyon dolarlardan söz ediliyor.
Bizim muhabbetimiz ise domates sosu, turşuluk kurutmalar falan filan.
Helal olsun be
YİYELİM İÇELİM KONALIM GÖÇELİM.
Gerisi hiç önemli değil.
………………
Yerel konularımıza başlarken önce değerli büyüğümüz Zeki Sayıcı abimizin serzenişine ilk sez sabah saat 9 sularında böyle bir yeni köy modeli ile ilgili olarak burnumuzun dibinden bilgi geliverdi
Bir okurumuz sosyal medya üzerinden bizimle temasa geçti ve bizi şöyle bilgilendirdi
“Uğur hocam bugünkü yazınızda önemli bir noktaya dikkat çekmişsiniz, benzeri bir sosyal proje Ilgın Büyükoba köyünde hayata geçirilmek üzere,

projeye bölge vekilimiz ve sayın İl başkanımız Fatih Özgökçen Beyde destek vermekte onların bilgisi dahilinde ilerlemekte,
Hem tarım arazilerinin yapısını korumak hem de köyün kalkınması amaçlanmakta
Köy halkının çocukları haricinde üye alınmıyor
80 m2 lik düzenli yapılaşma planlanmakta köy derneği öncülüğünde faaliyetleri devam ediyor,
2. Etap projede yer alansa (muhtar odası, manav market taziye dernek odası ve diğer toplantı organizasyon salonunu kapsayan bir komplex)

Sayın İl Başkanımız Fatih bey ile bir senedir bürokratik engeller aşılmaya çalışılıyor
Kooperatif kuruldu 80 üyesi hazır bekliyor, son safhaya gelindi projeyle ilgili bilgi için yazdım
Selamlar”
………….
Evet bu okurumuz sayesinde çok sayıda fotoğraf ve bilgi geldi.
Hem Büyükoba köylülerini kutluyorum hem de Fatih Başkana sessiz sedasız böyle destekler verdiği için teşekkür ediyorum.
UĞUR REİS BÜYÜK
REİS İLE NEW YORK’TA
Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Uğur İbrahim Altay bugünlerde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Amerika Birleşik Devletleri’nde

Uğur Başkan Dünya Belediyeler Birliği ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı, COP31 Şehirler ve Yerel Yönetimler Elçisi olarak New York’ta düzenlenen Urban 20 Belediye Başkanları Zirvesi 2026’da dünya belediyelerine seslendi.
İşte Konya ve Türkiye adına ulusal basını takip ederken yine bu heyet ile gurur duyuyorduk.
İNSANLARIMIZI BİLEREK
YA DA BİLMEYEREK
SOSYAL MEDYADA
NİYE LİNÇ EDERİZ?
Pazar günü bende hiç kaydı olmayan bir numara arıyordu.
Hep söylerim tanıyım tanımayayım her arayana ilk müsait olduğum anda ALO derim.
Ve yine halime şükrediyorum ki 90 lı yılların başında aldığım telefon numarasını hiç değiştirme ihtiyacı duymadım
Arayan kişi Konyaspor’dan ismen bildiğimiz eski yöneticilerden Sayın Halil Bölükbaşı idi.
Önce kendisi ile görüştük
Dünde öğle saatlerine doğru bize göndermiş olduğu konuma gittik.
Halil Bey ile iki saate yakın görüştük.
Kendisi ile hiçbir araya gelmemiş çay dahi içmemiştik.
Ama dün çaylarımızı sade kahvemizi de içtik.

Halil Bey genç Beyşehirli bir iş adamı olarak 1922 Konyaspor’dan bu yana zaman zaman çağrıldığı zaman kulüpte görev almış.
O günlerden bugünlere gelirken ciddi bir parayı kulübe bağışlamış.
Bağışladığı rakam bizde var.
Ama kendisi kimseye zarar vermemek kulübün itibarını korumak için yazılmasını istemedi.
Halil Bey çok üzgündü.
Çünkü bazı sosyal medya hesaplarında kendisinin de fotoğrafı konuluyor icra hesaplara bloke konması gibi iddialarda bulunuyordu.
Bunların hepsini ret eden yalanlayan Halil Bey verdiklerini bağışlayarak da görevden ayrılmıştı.
Peki şimdi özellikle yerel basında ulusal basında böyle iddialar olmasa da sosyal medya bataklığında Konyalı iş adamlarını böyle gömerek bu işi yapanların eline ne geçmiş oluyordu?
Biz hakim değiliz savcı değiliz avukat hiç değiliz.
Halil Beyin yanından ayrılırken tek üzüldüğüm konu kendi insanlarımızı bilmeden ya da bilerek bilinçli olarak böyle çamur atarak kimin eline ne geçiyor?

Konyalı iş adamlarını sporseverleri yok ederek çöpe atmaya çalışarak bu şehrin spor kulüplerinin temeline bomba koyduğumuzun farkında mıyız?
Hep yazarım.
Avro değil mark döneminde Konyaspor’a yüzbinlerce markı bağışlayan silen bir 2. Başkan hep şunu söyler
“Stadyumun oradan geçerken kafamı öbür tarafa çeviririm.
Çeviririm ki yaşadığım acıları hatırlamak istemem”
……………..
Son dönemlere bakıyorum da.
Bir Hilmi Kulluk Başkan nerede?
Kendisini hiç maçlarda görüyor musunuz?

Oysa Konyaspor’un kurumsallaşması adına Hilmi Başkan ve ekibinin attığı temelleri yaptıklarını bir Allah’ın kulu çıkıp da inkar edemez.
Tekrar soruyorum Hilmi Başkan hani nerede?
Dün Ömer korkmaz bugün Ömer Atiker.
Başarıyı asla para ile puan ile ölçemeyiz.
Bu iş adamlarının güçlü iş insanlarının ailelerini evlatlarını torunlarını dahi görmeden para vermek bir yana nasıl çırpındıklarını bilseniz eğer Allah’tan da korkuyorsanız bırakıp eleştirmeyi çamur atmayı yalan yorumları linç etmeyi asla ama asla kendileri ile helalleşemezsiniz.
Konya sporundan siyasetine bir insan öğütme şehri olmaktan artık kurtulmalı.
Bu şehrin tek eksikliği İLETİŞİM.
Yüz yüze konuşmamak karından konuşmak.
Çünkü insanlarımız yöneticilerimiz spordan siyasete güzel insanlar iyi başarılı maddi manevi güçlü olurlarsa biz kazanırız şehir kazanır insanımız kazanır.
Önce bunu görüp bu gerçeği kabullenelim.
Kavga ile bir yere varamayız.
Bunu öğrenelim.
ŞU TERA OLAYINI
BANA MAYMUN
HİKAYESİ İLE
ANLATTILAR
Yazımızın ilk konusu şu borsa işi idi yaa.
Bir abim ile sohbet ediyorduk
Çünkü bu işi anlamıyor anlayamıyordum
Abim en sonunda şu hikaye ile bana durumu özetlemeye çalıştı.
……………
Tera hikayesi:
Bir köye bir adam geliyor.
Köylülere diyor ki:
"Ormandaki maymunları bana getirin, tanesini 100 liradan alacağım."
Köyde zaten sürüyle maymun var. Köylüler koşup ormana gidiyor, maymun yakalıyor, adama satıyor.
Kolay para.
Birkaç gün sonra adam diyor ki:
"Maymunlar azaldı.
Artık tanesini 200 liradan alacağım."
Köylüler daha hevesli yakalıyor.
Sonra adam fiyatı 300 lira yapıyor.
Sonra 500 lira.
Ormanda neredeyse hiç maymun kalmıyor.
Köylülerin hepsi bayağı para kazanmış.
Sonra adam diyor ki:

"Benim şehre dönmem lazım. 1 haftaya geleceğim. Döndüğümde tanesini 1000 liradan alacağım."
Ve yanındaki yardımcısını köyde bırakıyor.
Yardımcısı köylüleri gizlice topluyor ve diyor ki:
"Bakın patronun topladığı bütün maymunlar kafeste.
Ben size tanesini 700 liradan satayım, patron gelince siz ona 1000 liradan geri satarsınız, arada 300 lira kârınız olur."
Köylüler düşünüyor, mantıklı geliyor.
Kimisi evini satıyor, kimisi ineğini satıyor, birikmiş ne varsa verip kafesteki tüm maymunları 700 liradan geri satın alıyor.
Sonra ne mi oluyor?
Ne adam geri geliyor, ne de yardımcısı.
Köyde bir sürü maymun kalıyor, bir de beş parasız köylü.
İşte borsada, coin'de, saadet zincirlerinde olan şey tam olarak bu. Buna da "maymun ticareti" deniyor.
…………..
Ben yine bir şeycik anlamadım ama inşallah siz anlamışınızdır.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
"İnsanın işsizliği ekonomik bir istatistik olarak değil, bir trajedi olarak ele alınmalıdır."
NE ZAMAN ADAM OLURUZ
Düğün dernek açılış spor müsabakalarında insanlara omuz atarak iteleyerek öne geçmeyi uyanıklık saymadığımız zaman daha iyi adam oluruz