Konya
Açık
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6083 %0.16
56,4573 %-0.08
6.807,95 %1.06

SESSİZLİK VE ÖLÜM (DEPREM)

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Aynı yerde bekledi sessizce 

Belki birileri geçer diye 

Sessizlikten ölüyordu 

Yaşlanmıştı ve herkes gitmişti 

Kimisi cennete, kimisi de kendi hayatına

Yapayalnız kalmıştı, 

Kâinat için küçücük, onun içinse kocaman yer kürede.

“Aslında ölüm bu” diye geçirdim içinden,

“Farkında olmaktır gerçekten ölmek”

 

“Farkında olmadığın şeye, ne diye ölüm diyelim ki?” 

“Olsa olsa başka bir pencereden bakmaktır sonsuzluğa” diye ekledi

Uzaklarda sessizce kaybolan güneşe baktı. 

Nasıl da ona benziyordu… 

Parlaklığı, aydınlığı değil 

Kayboluşu…

Aynı yerde bekledi sessizce

Belki birileri geçer diye.

Geçmiş bir nehir gibi akıp gidiyordu önünden.

“Keşke izlemek yerine suya girseydim” diye geçirdi içinden.

Birlikte aksaydık her şeye rağmen,

Artık çok geçti “keşke” için… 

Uzakta, iri yarı birkaç adamın ona doğru yürüdüğünü fark etti.

Koşmak istedi ancak bacakları kalbi izin vermiyordu buna.

Yaklaştılar… Yaklaştılar…

Sevecen bir yüzle, kadına baktı adamlardan biri

Ve konuştu. Sessizlik bozulmuştu. 

“Teyzeciğim yeter artık. İşimiz gücümüz kalmamış gibi sürekli seni arıyoruz. Allahtan başka yere gitmiyorsun. Ya bulamasak seni. O zaman başhekime ne diyeceğiz? Lütfen üzme bizi. Hadi odana dönelim.” 

Usulca yürüdüler karanlığa doğru. 

Ve kayboldular şehrin sokaklarında…

NOT: Ayşe teyze depremde her şeyini, bütün ailesini yitirmişti. Tek kurtulabilen o olmuştu. Bu acıyı bir türlü atlatamadı. Sonunda psikiyatri servisinde tedavi altına alındı. Bir şekilde oradan kaçmayı başarıyor, yıkılan evinin önüne geliyordu. Öylece yıkılan evin boşluğuna bakıyor, ailesinden birileri gelir, onu görür diye hayaller kuruyordu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız