ŞANSIZLIĞIN ŞANSA DÖNÜŞMESİ

Neden ülkemiz Nijerya oldu? Bu ağır bir soru gibi gözüken soru, aslında içi boş ve bizi bir arpa boyu ilerletmeyecek bir sorudur. Niye mi? Çünkü sadece neden Nijerya olduğumuzu bilmek, bizi ilerletmez de ondan. Sadece nedenini öğrenmiş oluruz. Bunun yerine şu soruyu sorabiliriz. Neden Norveç değiliz? İşte bana göre doğru soru budur. O zaman analizlerimiz ilerlemek adına olacaktır. Bu soru kalıbı; sorunun kökenine inip, nerede hata yaptığımızı bulup, buradan nasıl çıkacağımız yanıtını bulmamızı sağlayacaktır. Bulduktan sonra geriye kalan çözümler üretmek olacaktır. Doğru soruyu sormak bu nedenden ötürü, hayati önem arz etmektedir.

Bu soru meselesini illaki toplumsal olaylara indirgemek zorunda değiliz. Kendimizle ilgili de bu metodu kullanabiliriz. Örneğin kendimizle ilgili sıklıkla kullandığımız bir soru kalıbı var. O da şudur. “Ben neden şansızım.” Bu soru son derece yanlış ve bizi geride tutacak bir soru kalıbıdır. Doğru soru bana göre şudur. “Neden şansız olmak zorundayım?” Sorunun içinde gizli bir yanıt vardır. Sorduğumuz soru, “zorunda değilsin” der kulağımıza fısıldayarak… Ve bununla birlikte yanıtı hayatımızı geri kazanmamızı sağlar. Artık şansızlığın nedenlerini, bununla ilgili neler yapabileceğimizi okumaya, araştırmaya başlayabiliriz. Hiçbir ilerleme kaydedemesek bile okumuş oluruz. Kitap okumaktan daha ehemmiyetli bir şey var mıdır ki bu dünyada. Soruların nasıl sormamızı bilmek, yaşama başka bir gözle bakmamızı sağlayacaktır. Başka bir deyişle; hayata olumlu bakmak, bana göre tam olarak budur. Doğru soruyu tastamam, kendimize rağmen sorabilmektir…