Konya
Açık
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,4482 %0.24
56,3396 %-0.09
6.967,14 %0.25

ANIN İÇİNDEYSEN, HAYATIN İÇİNDESİN

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

İçinde bulunduğun coğrafyayı, doğduğun aileyi, geliştiğin sosyal çevreyi, kurduğun arkadaşlıkları, aldığın eğitimleri ve bugüne kadar geçtiğin yolları düşün. Sonra kendine şu soruyu sor: Dünyanın bu büyük serüveninde ben bu günün bu çağın hangi parçasını tamamlıyorum? Şu anın hangi parçasında varım?

 

Çoğumuz farkında olmadan geçmişte yaşarız. Geçmiş hikâyeler, eski değerler, öğrendiğimiz kalıplar, yaşadığımız kırılmalar… Bazen de henüz gerçekleşmemiş bir geleceğin hayalleri arasında kayboluruz. Fakat bu iki uç arasında çok önemli bir şeyi kaçırırız:

 

Şu anda var olduğum gerçeklik ne? Ve yaşam hangi yöne evriliyor?

 

Çünkü yaşam durağan değildir. İnsan değişir, doğa değişir, toplumlar değişir, dünya değişir. Yaşamın kendisi sürekli bir oluş ve gelişim hâlidir. Bu nedenle yaşadığın çağın şartlarını idrak edebilmek, gerektiğinde esneyebilmek ve değişen hayata uyum sağlayabilmek varlığını canlı tutmanın önemli bir parçasıdır.

 

İşte tam burada “anda olmak” kavramı bambaşka bir anlam kazanıyor.

 

Anda olmak yalnızca geçmişi ve geleceği düşünmemek değildir. Anda olmak; bugün kim olduğunu fark etmek, neye dönüştüğünü görmek, yapmaya geldiğin şeyi yapmak ve olmaya geldiğin kişiye doğru yürümektir.

 

Bolluk, bereket, sağlık, mutluluk ve yaşamdan alınan tatmin de yalnızca dışarıdan gelecek şeyler olarak görülmemeli. Bunların önemli bir kısmı insanın yaşamla kurduğu ilişkinin niteliğiyle bağlantılıdır. Yaşamın değişimini görebiliyor musun? Kendini geliştirebiliyor musun? İçindeki potansiyeli bugünün gerçekliği içinde ortaya koyabiliyor musun?

 

Çünkü her yeni an, senden bir önceki hâlinin biraz ötesine geçmeni ister.

 

Geçmiş elbette değerlidir; sana deneyim verir. Gelecek de değerlidir; yönünü belirlemene yardım eder. Fakat ikisi de materyaldir. Hiçbiri şu andaki varlığının önüne geçmemelidir.

 

Sorun geçmişte ya da gelecekte değildir. Sorun, insanın onlardan birine saplanarak şimdiki varlığını kaybetmesidir.Nefes aldığın, hissedebildiğin, seçebildiğin, değiştirebildiğin ve yaşamla temas edebildiğin tek yer şu an.

 

Bu nedenle kendi iç ritminle yaşamın ritmini bir hâle getirmek, anda hâl olabilmekle ilgilidir.

 

Şu anın nasıl olursa olsun; kolay, zor, belirsiz, bereketli ya da dönüştürücü… Onun içinden bağlantını kaybetmeden geçebilmek önemlidir. Çünkü geçmişe de geleceğe de ancak bugünkü bilincinle anlam verebilirsin.

 

Sen yoksan, senin dünyanda hiçbir şey yok.

Ve sen yalnızca şu anda varsın.Bunu unutma ve olduğun çağı, zamanı, mekanı ve hali kabul etmeden yaşamış sayılmazsın, itmek enerji kaybıdır, yaşamından çalar.

 

Belki bugün kendimize sormamız gereken asıl soru şudur:

 

Yaşam enerjimle buluştuğum “AN”ların farkındamıyım? Ve bu anları çoğaltmam için;  doğduğum çağla bağ kurabiliyor muyum?

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız