CENGİZ YÖNET’İN SÖYLEMEK İSTEYİP DE SÖYLEYEMEDİĞİ İŞTE TAMDA BUYDU(!)
Bugün biraz spor yaparak yazımıza başlayalım.
Türkiye süper liginde daha yolun başındayız.
Daha ikinci hafta.
Dün bir bugün iki.
Ancak ortalık toz duman
Adı büyük olan ama gerçekten de taraftarı ile “BÜYÜK” olan kulüplerin içerisinde hakem hatalarından en az ağlayan hakemlerle Türkiye Futbol Federasyonu ile uğraşmamak için “kan içip susan” rahmetli Süleyman Seba’dan bu yana duruşlu yönetimleri ile dikkatleri çeken Beşiktaş bile artık ligde daha Bismillah demeden çileden çıkmış durumda.
Hakan Daltaban'dan sert tepki: "TÜRK HAKEMLİĞİ ELDEN GİDİYOR"
Süper Lig'in 2. haftasında Alanyaspor'a 1-0 mağlup olan Beşiktaş'ta, Leandro Trossard'a yapılan sert müdahalenin ardından kırmızı kart çıkmaması büyük tepkiye yol açtı. Maçın ardından kameraların karşısına geçen Beşiktaş İkinci Başkanı Hakan Daltaban, hakem kararlarını ve Merkez Hakem Kurulu'nu hedef alarak sert tepki gösterdi.
Mücadelenin ardından hakem kararlarına sert tepki gösteren siyah-beyazlılar, dün gece maçın ardından yaptıkları resmi açıklamada, "Adnan Deniz Kayatepe ve Bülent Birincioğlu gibi art niyetli hakemleri bir daha maçlarımızda görmek istemiyoruz." ifadelerini kullandı.
"EKRANDA ŞOV YAPMAYA DEĞİL, HİZMETE GELDİK"
Türk hakemliğinin durumuna yönelik uyarılarda bulunan Daltaban,
"Türk hakemlerine sesleniyorum, Türk hakemliği elden gidiyor. Sadece kendi kulübüm adına konuşmuyorum!
Camiamız bizi 'Beşiktaş'ı doğru yönet,
Beşiktaş'ın haklarını savun,
Beşiktaş'ın parasını çarçur etme ve bizi mutlu et' diye seçti.
Semt kültürü için, camialar için, diğer camialar için söylüyorum.
Taraftarlık bu demek. Bizler ekran önünde olmamaya çalışan bir geleneğe sahibiz.
Ekranda şov yapmak bizim işimiz değil, biz hizmete geldik. Beşiktaş'ın haklarını savunmaya, doğru değerler üretmeye, Beşiktaş'ın arzu ettiği takımı kurmaya geldik. Hedefimiz bu.
Farklı şeyler konuşacak bir kültüre sahip değiliz. Bizim kültürümüzde şerefli şampiyonluklar, şerefli ikincilikler var." şeklinde konuştu.
İNGİLİZ BASININDA
BİLE UTANÇ
YORUMLARI İLE
YİNE BİZ VARDIK
Hadi diyelim ki Beşiktaşlılar haksız.
Hadi diyelim ki Beşiktaşlılar erken havaya girip Alanya mağlubiyetini kabullenemiyorlar.
Yahu bu maç ile Dünya’ya İngiliz basınına bile madara olmuşuz.

Bakın İngiliz Basını THE SUN haberi nasıl veriyor
“Leandro Trossard süper ligdeki ikinci maçında yüzüne tokat yedi. Ve olaydaki oyuncu herhangi bir cezayla karşılaşmadı.
Fidan Aliti kırmızı kart görmedi”
……………….
MAÇI FENERBAHÇE
DEĞİL 50 BİN FENERBAHÇELİ
TARAFTAR ALDI
Bu adı büyük kulüplerin hep hakemlerle kazanması dünkü konu değil ki.
Ben beni bildim bileli aynı oyun.
50 yıldır aynı tiyatro sahnesi.
Şimdi ne demek istediğimi Kadıköy’de tribünde olanlar daha iyi anlayabilecekler.
Fenerbahçe Konyaspor maçı öyle bir başladı ki 50 bin Fenerbahçeli daha başlama vuruşu ile hakemin her kararına 50 bin kişilik ses ile tepki veriyordu.
Taç kararına itiraz ediyorlar
İkili mücadeleden kart bekliyorlardı.
Zaten o korkunç uğultu VAR ı bile etkiliyordu.
Konyaspor’u Fenerbahçe yenmedi
Ama kabul edelim ki taraftar nasıl olur?
Seyirci nasıl olur? Un cevabını Fenerbahçe taraftarı 90 dakika tribün baskısı ile aldı.
…………
Konyaspor’un hukukçu Basın Sözcüsü Cengiz Yönet Rize maçından sonra uzatmalarda ki penaltı kararına şöyle yorum yapıyordu
“Tribünler dolu olsaydı hakem bu penaltıyı veremezdi”
………….
Evet Cengiz Bey çok doğru söylemişti.
Ama ardından yine bir yerde Türk sporunu adına sözlerini sürdürmesi başka yerlere çekildi.
Bu Fenerbahçe taraftarı önünde yüz maçta yapsak hiçbir hakem adil karar veremez.
Tribün baskısı
12. adam denilen güç bu işte.
Chobani stadında bu taraftarın önünde hiçbir Anadolu takımının kazanma şansı yok.
Tekrar söylüyorum tekrar yazıyorum.
Bizi Fenerbahçe futbol takımı yenmedi.
Bizi hakemde yenmedi
Her harekete 50 bin kişi ile toplu gürültü çıkartan kalabalık hakemi yönetti ve maçı alıp Fenere verdirdi.
Tribün buydu.
…………
Şimdi önümüzde kader maçlarından birisi olacak Kocaeli maçı var.
Maçtan önce sahadaki mücadeleden önce yine tribünlere bakmamız lazım diyorum.
FUTBOL DEMİŞKEN
SAĞLIK OLMAZSA
HİÇBİR ŞEY OLMAZ
DERKEN AKLIMA GELDİ
Dün sabah erken saatlerde Meram Yeni Yol üzerinde ki Meram Devlet Hastanesi önünde duran Belediye otobüsünden inen insanlara dalıverdim.
Otobüsten inen insanlarımız hastalarımız hasta yakınlarımız kafalarını hiçbir yere çevirmeden direk kapıya yöneliyorlardı.
Dünyaya çevrelerine bakmıyorlardı bile.
Tüm beyinleri ve yürekleri ile hastaneye kilitlenmişlerdi.
Cenab-ı Allah’ın bizleri cümlemize hastanelerle hapishanelerle imtihan etmesin.
Otobüs durağında bir anda bu insanların haline bakıp empati yaparak halime şükrederken şu fotoğraf karesi aklıma geldi.

Son günlerde sosyal medyada nereden geldi ise hep önüme bu düşüyor
Bir dönem Türk futbolunun efsane yıldızı
Türk millî takımının futbolcusu ardından teknik adam
O dönemlerde Almanya'da keşfedilip ardından Türkiye'ye getirilen oyuncular kuşağının ilk temsilcilerinden birisi İLYAS TÜFEKÇİ,
VfB Stuttgart ve Schalke 04 takımlarının formaları altında gösterdiği performansla A millî takıma yükselen ay-yıldızlı formayla attığı bütün golleri Fenerbahçe'de oynarken atan
Efsanevi Bordeaux zaferinin isimlerinden İLYAS TÜFEKÇİ
…………….

Bir dönem Konyaspor forması da giyen rahmetli Fenerbahçeli milli bir futbolcu Sedat Balkanlı, 1997 yılında yakalandığı ALS hastalığı nedeniyle yıllarca yatağa bağlı yaşamış…
2009 da hayatını kaybetmişti.
Rahmetli inanılmaz duygusal bir çocuk idi.
Konyaspor’da iken bana gece gördüğü rüyaları anlatır yorumlamamı ya da bilen birine bu rüyayı sormamı isterdi.
Oysa bir dönem Fenerbahçe Forması ile Milli forma ile İstanbul’un kralı idi.
………………..
Bu acı örnekler hepimize ders olmalı.
Dün evlatları eşleri uyuşturucu ile tanışan ailelere dikkat çekmek istedim.
Biliyorum bugünlerde yine ailelerin büyük imtihanları var
Evlatların torunların üniversite hayatları başlayacak.
Ankara’da İstanbul’da bu çocuklar nasıl okutulacak?
Şurada Harmancık’tan Meram’a giderken aklımıza bin bir soru takılırken bu çocuklar kime emanet edilecek?
Üniversitede çocuk okutmanın maddi bedeli nedir?
Ev alacak parası olmayan bir ana baba evladını İstanbul’da nasıl okutacak?
Formülü var.
Basitte
Çok sayıda cemaatlerin STK ların beş yıldızlı otellerini aratmayacak yurtları var binaları var.
Yemek içmek yatmak okumak nerede ise bedava gibi.
Başarılı çocukların üzerine bir de para veriyorlar
………….
Sonra???
Ben sonrasını bilemem.
Sadece sonra işte devlet bugün olduğu gibi yıllar sonra Cemaat operasyonlarına başlar.
………….
Bu dünyada en büyük zenginlik akıl ve vücut sağlığı.
Ne mal ne mülk ne makam….
Hiçbiri zenginlik filan değil.
Tekrar aynı cümleleri yazıyorum.
Bugün hastanede ve hapishanede değilsek en iyisinin ……………..
Dün sabah Meram Numune Hastanesine giden vatandaşlarımız inanın dengemi bozdu.
YAZIR TRAMVAY
YAYA ÜST GEÇİDİ
ÇOK YERİNDE BİR KARAR
İstanbul caddesi benim güzergahım değil.
Ama bu yolu da haftada en az iki üç defa gece gündüz kullanmak zorunda kalıyorum.
Bu yolda özellikle hava karardıktan sonra yayalar büyük tehlike.
Zaten hatırlar mısınız bilmiyorum ama en son meydana gelen trafik kazasında burada bir aile yok olmuştu
Bu yolda yayaları ölümden sürücüleri de cezaevinden kurtaracak tek formül belediyenin modern yürüyen merdivenli asansörlü yaya üst geçitleri.
Haaa üst geçitlerinin olduğu yerde bunları kullanan kaç yaya var?
Oda ayrı bir konu.
Ama bu yolda bir tek eksik yer kalmıyor artık
En son olarak Yazır tramvay durağının olduğu yere yaya üst geçidi yapılıyor.

İnşallah bundan sonra bu yolda kazalara karşı hiç birimizin bir bahanesi kalmıyor.
Ammaaaa özellikle kültürlü eğitimli geleceğimiz olan üniversite gençliğinin bu yaya üst geçitlerinin yerine araçların önünden zıplayarak geçmeleri son olur inşallah.
TRT HABER
VERİNCE BENDE
RAHAT BİR ŞEKİLDE
SİZLERLE PAYLAŞABİLİRİM
Korkumuzdan dolayı normal haberlere bile yorum yapamaz hale geldik.
Ama her yerde fısıltı ile korkarak sorduğum ve cevabını bir türlü net olarak alamadığım konu TRT haberde görüntülü olarak yer alınca buradan rahat yazayım dedim.
Bizim millet artık 100 TL ye doğru giden benzin mazot parasından kurtulmak için elektrikli araçlara yönelmiş durumda.
Tabii parası olanları kastediyorum.
Ancak yol işi ucuz benzin mazot parasının yanında sudan ucuz elektrikli araç işinde ister dururken ister hareket halinde iken çıkan yangınlar böyle bir aracım olmasa da beni korkutuyor.


Bakın bunu TRT Haber veriyor.
“Aydın’da seyir halindeki elektrikli otomobil yanmaya başlamış.
İtfaiyenin yangın örtüsüne rağmen 12 saat yanan araç bataryası bitince kendi kendine sönmüş”
………….
Gazetecilik mesleğinde hala gözümün önünde olan çekim yaptığımız yanmış insan cesetleridir.
İster arabada olsun isterse evde.
Cenab-ı Allah’ım ölümün bile hayırlısı versin inşallah
SAYIN VALİMİZ İBRAHİM
AKIN BEYE BİR KEZ DAHA
TEŞEKKÜR EDERİM
Konya’ya atandığını duyduğumuz andan bu yana aldığımız istihbaratlar ve bilgiler doğrultusunda sevdiğim saydığımız Sayın valimiz İbrahim Akın Beyin dün bu sütunlarda tam olarak olmasa da dikkatini çektiğimiz büyük tehlikeye karşı samimiyetle ama şovdan reklamdan uzak büyük mücadeleler veren LİMAN AYIK derneği yöneticilerini kabulünün fotoğrafını sizlerle paylaşmak istedim

Bu derneğe Konya’da en büyük manevi desteği veren ilk isimdir Sayın Akın.
Devlet, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Konya’daki temsil makamı burası ile böyle ilgilenip böyle çalışıyorsa siz gerisini düşünün artık.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Kendi mezarımızı çatalımızla kaşığımızla kazmayalım
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Moto kuryeler ve motor sürücüleri hareket halinde ki iki aracın arasından hızla geçmedikleri zaman daha iyi ADAM oluruz.