Bu dünyadan hiçbir şey almadan gideceksin. Buraya kadar doğru. En az “senin” kadar. Peki, bunca nefesin, bunca görüntünün, bunca ışığın bedeli ne olacak? Gülümsediğin onca hatıranın, hatta gözyaşlarını akıttığın ışıklı gecelerin, bir bedeli yok mudur sence? Bu kadar ucuz mudur yaşamak? Sevdiğinin elini ilk tuttuğun o an için, ilk kez çocuğunu kucağına aldığın o kutsal gün için, gecenin sessizliğinde, komşular duymadan aşkla dans ettiğin o puslu gece için, kime teşekkür etmek gerekir? Bir teşekkürü hak etmiyorum mu, hiçbir karşılık beklemeden, hayatı sana sunan kutsal varlık? Ayakucundan akıp giden suyun, hiç mi manası yok senin için?

Bu dünyadan hiçbir şey almadan, geldiğin gibi çırılçıplak gideceksin. Buraya kadar doğru. En az “zaman” kadar. Ve inan bana dostum, bir bedeli olacak yaşamın. İster burada, ister uyandığın başka bir yerde. Tüm bedeller eksiksiz ödenecek. Kapatılmayan hiçbir hesap kalmayacak. Üzgünüm dostum, tesadüf değildi kâinatın varoluşu. İnanıp inanmamak sana kalmış. Uyu uyan, yürü ve dur. Yakında olacak, olması gereken… Yakında tamamlanacak, eksik olan he şey.
Hiçbir şey ülkesinde
Her şey, hiçbir şey
Hiçbir şey, her şeymiş.
İlhan İREM