Cebimizdeki Deha: Yapay Zeka Dünyayı Değiştirirken Biz Neredeyiz?
Bugün, son yıllarda sıkça duyduğumuz, herkesin diline doladığı yapay zekadan bahsedeceğim. Sabah uyandığınızda telefonunuza bakıp o günkü ajandanızı düzenleyen, trafikte en hızlı rotayı çizen, hatta dinlemek isteyeceğiniz şarkıyı sizden önce tahmin eden gizli bir el..
19. yüzyılda elektrik, toplumu nasıl kökten değiştirdiyse, bugün de yapay zeka benzer bir etkiyi yaratacağa benziyor. Peki bu dijital beyin hayatımızı tam olarak nasıl dönüştürüyor ve en önemlisi, bu büyük yarışta Türkiye nerede duruyor?
Sadece Tahmin Etmiyor, "Düşünüyor"
Yapay zekayı sadece hızlı bir arama motoru sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Çünkü yapay zekanın neler yapabileceği hakkında bizi tek sınırlayacak şey hayal gücümüz.
Rüyaları okuyabilen algoritmalar hayal değil: Bilim insanları, yapay zekayı fMRI (beyin görüntüleme) taramalarıyla birleştirerek insanların zihninden geçen görsel imgeleri ve hatta gördükleri rüyaları yüzde 80’e yakın doğrulukla ekrana yansıtmayı başardı.
Bilim insanlarının yıllardır içinden çıkamadığı problemleri çözüyor: Biyolojinin en büyük gizemlerinden biri olan "protein katlanması" problemini (AlphaFold adlı yapay zeka), insanlığın onlarca yılda çözemediği milyonlarca moleküler yapıyı sadece birkaç gün içinde modelleyerek çözdü. Bu, kanser ve Alzheimer gibi hastalıkların ilacını bulma sürecinin belki de onlarca yıl hızlandırmak demek.
ChatGPT piyasaya çıktığında sadece iki ayda 100 milyon kullanıcıya ulaştı. Karşılaştırma yapmak gerekirse; telefonun bu kullanıcı sayısına ulaşması 75 yıl, internetin ise 7 yıl sürmüştü.
Bazı Meslekler Kolaylaşacak, Bazılarında İnsana İhtiyaç Azalacak
Yapay zekanın gelişi "insanlığın sonu" değil, aslında rollerin yeniden dağıtılması anlamına geliyor. Bazı meslekler bu teknolojiyi kullanarak çok kolaylaşacak, bazıları ciddi bir değişim yaşayacak.
Yapay Zekanın işlerini hafifleteceği mesleklerin başında doktorlar geliyor. Yapay zekâ, binlerce röntgen filmini saniyeler içinde tarayıp gözden kaçabilecek ayrıntıları, örneğin tümörleri insan gözünden çok daha erken teşhis edebiliyor. Doktorların evrak işlerini azaltarak tamamen hastaya odaklanmasını sağlıyor.
Yazılımcılar ve mühendisler de rahatlayacak. Kod yazmak artık bir angarya olmaktan çıkıyor Eğitimde de yapay zeka çağ atlatacak. Her öğrencinin öğrenme hızına göre özelleştirilmiş dijital asistanlar sayesinde, öğretmenler her bir çocuk için "kişiye özel" eğitim koçu haline gelebiliyor.
Bu süreçte bazı mesleklerde de insan gücüne olan ihtiyaç azalacak. Rutin ve veri odaklı işler bunların başında geliyor. Çağrı merkezleri, temel veri girişi yapan muhasebecilik işleri, metin çevirmenliği ve basit içerik üreticiliği vb. artık algoritmalar sayesinde insansız mesleklere dönüşecek.
Otonom (sürücüsüz) araçların gelişimiyle birlikte, önümüzdeki 10-15 yıl içinde uzun yol taşımacılığında ve depo yönetiminde insan gücüne olan ihtiyaç da ciddi oranda azalacak.
Yapay zeka tüm bunların yanı sıra dünyadaki karbon emisyonlarını azaltmak için enerji şebekelerini optimize ediyor, tarımda rekolteyi artırıyor ve eğitimi dünyanın en ücra köşesindeki bir çocuk için bile ulaşılabilir kılıyor. Zamandan tasarruf ettirerek insana "daha az çalışma, daha çok üretme ve yaşama" alanı açıyor.
Elbette yapay zeka teknolojisinin getireceği bazı sorunlar da olacak. En büyük tehdit "dezenformasyon" yani sahte bilgi. Deepfake teknolojisiyle hiç söylenmemiş sözler, yaşanmamış olaylar sosyal medyada gerçek gibi servis edilebiliyor. Ayrıca siber güvenlik açıkları ve dijital telif hakları da sorun yaşanacak konular arasında.
Peki Türkiye Bu Yarışın Neresinde?
Türkiye, yapay zeka gelişmelerini sadece uzaktan izleyen ülke değil, kendi teknolojisini inşa etmeye çalışan aktif bir oyuncu olmaya çalışıyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi öncülüğünde "Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi" ve eylem planları devreye alındı. Hedef, yapay zekanın milli gelire katkısını artırmak ve bu alanda 50 binden fazla nitelikli uzman yetiştirmek.
Şu an somut olarak en güçlü olduğumuz ve yapay zekayı en iyi entegre ettiğimiz alan Savunma Sanayi. İHA ve SİHA'ların otonom uçuş, hedef tespit ve sürü zekası teknolojileri tamamen yerli yapay zeka algoritmalarıyla çalışıyor.
Sivil alanda ise en önemli gelişme yerli otomobilimiz Togg’da yaşanıyor. Togg, Microsoft ve yerli yapay zeka şirketleriyle işbirliği yaparak "Can.ai" adlı yapay zeka yol arkadaşını geliştirdi. Bu asistan sesle komut alıyor, sürücünün yorgunluğunu analiz ediyor, ruh haline göre rota ve müzik öneriyor.
Ayrıca T3 Vakfı ve paydaşları tarafından geliştirilen "T3 AI" projesi gibi Türkçe Büyük Dil Modeli çalışmaları da sürüyor. Kendi dilimizde, kendi verimizle eğitilen bir yapay zekâ, gelecekte küresel sistemlere bağlı kalmamamız için çok önemli.
Yapay zeka işinizi elinizden almayacak; ancak yapay zeka kullanan bir insan, yapay zeka kullanmayanların işini elinden alacak. Türkiye olarak kod yazan, model eğiten ve teknolojiyi tüketen değil, üreten tarafta kalabildiğimiz sürece bu dijital devrim, geleceğe atacağımız en büyük imza olabilir. Kopan bu fırtınada savrulmak mı, yoksa rüzgarı arkamıza alıp yelken açmak mı? Karar bizim...
Yarın da yapay zekayla birlikte ortaya çıkacak yeni ve gelecek vadeden meslekleri anlatacağım. Görüşmek üzere, esen kalın.