MANEVİ BARİYER, GÖZ PERDESİ!
İslam’da "göz perdesi", Kur'an-ı Kerim'de mecazi olarak kullanılan ve insanın hakikatleri, gaybı veya ruhanî alemi görmesine engel olan manevi bir bariyeri ifade eder. İnancı olmayanlar için bu kavram genellikle bilimsel temeli olmayan, tamamen soyut bir terim olarak görülebilir.
Acaba gerçekten öyle mi? Tabi ki hayır Allah Kuran'da bahsettiği her bilginin ispatını dünyaya bırakmıştır. Evet göz perdesi vardır ve ispatı mümkündür.
Allah, evrendeki her şeyi bir ölçüye göre yaratmış ve Kuran’da bahsettiği hakikatlerin izlerini, niyetini halis tutanlar için dünyaya yerleştirmiştir. Bu bağlamda, "göz perdesi" olarak adlandırılan durum, modern bilimin en büyük gizemlerinden biri olan "Çift Yarık Deneyi" ile bilimsel bir ispata kavuşmaktadır.
Bilim insanları, maddenin en temel yapı taşlarını anlamak için iki yarıklı bir levha arkasına parçacıklar göndererek bir deney düzeneği kurdular.
Işık ile yapılan denemede: Işık iki yarıktan birden geçtiğinde, dalgaların birbirini sönümleyip güçlendirmesiyle ekranda bir "girişim deseni" (dalga özelliği) oluşturdu. Bu durum ışığın doğası gereği normal kabul edildi.
Madde (Elektron) ile yapılan denemede; Bilim insanları aynı deneyi madde parçacıkları olan elektronlarla yaptıklarında muazzam bir sürprizle karşılaştılar. Maddesel birer bilye gibi davranması beklenen elektronlar, serbest bırakıldıklarında tıpkı ışık gibi dalga özelliği göstererek ekranda bir desen oluşturdular. Yani madde, aslında potansiyel bir enerji ve frekans gibi davranıyordu.
En şaşırtıcı gerçek gözlemci etkisi olmuştur.Asıl olağanüstü olay, bilim insanlarının elektronun bu iki yarıktan tam olarak nasıl geçtiğini görmek için düzeneğe bir ölçüm cihazı (kamera, gözlemci) yerleştirmesiyle başladı.
Elektronlar, bir insan tarafından izlendiklerini "anladıkları" anda dalga gibi davranmayı bıraktılar ve sıradan birer katı madde parçacığı gibi hareket ederek ekranda sadece iki şerit oluşturdular. Kamera kaldırıldığında ise yeniden dalga (ruhani, enerji) formuna geri döndüler.
İnsan, fiziki yapısı ve nefsi itibarıyla bu maddi aleme bağlı bir varlıktır. Kuantum fiziğinin ortaya koyduğu bu "gözlemci etkisi", maddenin insan bilinci ve bakışıyla nasıl şekillendiğini kanıtlar niteliktedir.
Maddeyi oluşturan en temel parçacıklar, insan tarafından gözlenmediği an adeta ruhanî bir formda, yani ışık, enerji ve frekans (dalga) olarak hareket etmektedir. Ancak ne zaman ki bir insan gözü veya onun ürettiği bir cihaz devreye girse, parçacıklar aldıkları emre itaat ederek anında katı birer maddeye (nefsani ve fiziki dünyaya) bürünmektedir.
Bu durum, Allah'ın insana koyduğu ve onu sadece bu maddi boyutla sınırlayan göz perdesinin mikroskop altındaki bir ispatı gibidir. Evren, biz bakmadığımızda çok daha geniş, ruhanî ve enerjik bir potansiyele sahipken, biz baktığımızda sadece görmemize izin verilen "maddi" sınırlarla kuşanmaktadır. Yeter ki bakmasını ve görmesini bilelim. Sistem kusursuz bir şekilde işlemektedir.