Konya
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,5109 %0
53,0245 %0.01
6.127,44 % -0,25
BEN BU HACI FATİH BAŞKANI SEVİYORUM

BEN BU HACI FATİH BAŞKANI SEVİYORUM

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Haftaya yoğun, koşturmalı, tempolu ama samimi sohbetler ve dertleşmeler ile başladık.

Pazartesi’nin en güzel, gelecek adına en ümit verici sohbetlerinden birini AK Parti İl Başkanı, hukukçu Fatih Özgökçen ile yaptık.

Malum, Fatih Başkan hacdan gelmişti. Biz de Fatih Başkana Allah kabul etsin diyelim, hurmasından yiyelim, zemzemini içelim diye uğradık.

Bir siyasetçi ile bir gazeteci hac mübareğini bahane eder, ne konuşur?

Elbette ki şehri konuşur.

Fatih Başkan tabii ki siyasetçi.

Fatih Başkanı şehir elbette ki önce Konyaspor Başkanlığı ile tanıdı.

Ama biz Fatih Başkanı hem iyi günlerinde hem zor günlerinde tüm yönleriyle tanıyıp bilirken, ilk günden bugüne bizimle olan muhabbetinde zaman zaman yazılmamak, zaman zaman da kimseyle konuşulmamak kaydı şartı ile samimiyeti ve içtenliği ile tanıdık, bildik, kabul ettik.

Evet, sonuçta Fatih Başkan tek kelimeyle siyasetçi.

Bir siyasetçi ne kadar samimi olabilir?

Size karşı ya da seçmenine karşı ne kadar samimi olabilir bilemem ama bana karşı samimi, içten ve bugüne kadar birbirimize hiçbir şekilde B planı olmadan konuştuk, görüştük, hareket ettik.

Benden yana ben yine olduğum gibi olacağım. Çünkü Fatih Başkan’dan Allah şahit bugüne kadar kendi adıma en ufak bir istekte bulunmadım, bulunmayacağım ve inşallah da Cenab-ı Allah’ım beni bulunacağım bir pozisyona düşürmez.

Fatih Başkanla sohbetimizde bazı konuları şimdilik yazmamak kaydı şartı ile konuşurken, dün gazetemizde manşet yaptığımız gibi Konya’nın hava ulaşımından kara ulaşımına, Konya’nın tarım projelerinden sulama projelerine, Konya’nın stratejik yapılanmasından hayallerine kadar bütün sorunları, bütün yarım kalmış projeleri ve vatandaşların kendilerinden parti olarak beklentilerini çok iyi bilen Sayın Özgökçen; Valimiz Sayın Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve milletvekilleri ile birlikte bakanlara yaptıkları Ankara çıkarmasında kapalı kapılar ardındaki tüm şehir projelerini ve isteklerini bizimle paylaştı.

Bu içten, samimi sohbette Fatih Başkan tüm açık yürekliliği ile bakanlara şehrin eksiklerini, yarım projelerini en yüksek perdeden iletmiş ve artık bu projelerin tamamlanması gerektiğini de hatırlatmış.

Artık Sayın Bakanların Konya heyetine dediklerini ve bize de Fatih Başkan’ın söylediklerini takip edeceğiz.

Bu vesileyle de Hacı Başkan Fatih Bey’e şehrimiz adına bir kez daha teşekkür ediyoruz.

………………….

KÜLTÜRPARK’TAN
ÜZÜCÜ VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ
GÖRÜNTÜLER GELDİ

Adliyeden emekli bir dostumuzdan pazartesi günü şehrin göbeğindeki muhteşem Kültür Park’ımızdan dört çocuğun hem havuz içinden hem de havuz kenarından bir akranlarına yaptıkları akran zorbalığının videosu geldi.

Bu videodan birkaç kareyi sizlerle paylaşalım.

İşte bizim üzülerek izlediğimiz videodan bazı karelerde, gerek suyun içinde gerekse havuzun kenarında üç çocuğun kendileriyle birlikte olan bir arkadaşlarına yaptıkları sıkıntılı hareketler görülüyordu.

Ve bize bu videoyu gönderen duyarlı abimiz, çocukların havuza ve güzel çiçeklere de zarar verdiklerinden yakınıyordu.

Yapacak bir şey yok.

Allah bizleri çocuklarımızla ve torunlarımızla imtihan etmesin diye dua etmekten elimizden başka bir şey gelmiyor.

………………..

RAMPALI ÇARŞI
ESNAFI BAŞKAN
KAVUŞ’LA YAPILAN
SOHBETTEN UMUTLU

Tabii biz şehri, ülkemizin farklı noktalarını siyasetten spora, ekonomiden kültürel faaliyetlere kadar günün 24 saatinin 20 saatinde ayakta kalarak turlamaya, dolaşmaya, görmeye, işitmeye ve gözlem yapmaya devam ederken farklı kesimlerle de birlikte olmaya çalışıyoruz.

Zaman zaman bu satırlarda dile getiriyorum.

Kitap, dergi ve gazete benim olmazsa olmazlarımdandır.

Bu yüzden de Rampalı Çarşı okul yıllarından bu yana bizim olmazsa olmaz adreslerimizdendir.

Geçen gün yine Rampalı Çarşı’nın alt katından başladık, tüm katlardaki dostlarımızı tek tek ziyaret ettik.

Bu dostları ziyaret programımızda en çok molayı da şehrin tarih ve kültür dünyamızdaki yaşayan efsanelerinden Muhammet Doğan abimizle yaptık.

Çarşıda en çok merak ettiğim konu, aslını ve özünü de bize yapılan haber servisinin dışında hiçbir bilgi sahibi olmadığım Rampalı Çarşı’nın yenilenmesi konusuydu.

Hangi esnafla konuşursam konuşayım, hepsi Meram Belediye Başkanı Sayın Mustafa Kavuş’un kendileriyle yapmış olduğu istişare görüşmesinden duydukları memnuniyet ve çarşının yenilenmesi ile ilgili büyük beklentilerde hemfikirdi.

Malum, bilenler biliyor; bilmeyenler için de küçük bir hatırlatma yapalım.

Meram Belediyesi, Büyükşehir Belediyesinin Alaaddin Tepesi çevresinde yapmış olduğu yenileme ve düzenleme çalışmalarına paralel olarak Rampalı Çarşı’da da yenileme çalışması yapacak.

Sayın Mustafa Kavuş bu çalışmalara ve restorasyona başlamadan önce esnaf ile tek tek görüşmüştü.

Şimdi esnafın başkana vermiş olduğu tam desteğin ardından beklentileri, çarşının hızla yenilenmesi, makyajının tamamlanması, artık yıllanmış ve eskimiş görüntünün yepyeni, pırıl pırıl bir cazibe merkezi hâline gelmesi.

Esnaflarımızın beklentisi gerçekten beni de heyecanlandırdı.

İnşallah çarşının yeni kimliğine kavuşması ile hem dış görüntüsü hem de içeride tek tip yenilenme ve görüntü kirliliğinin ortadan kaldırılması sayesinde Rampalı Çarşı, bizim 30-40 yıl önceki heyecanımızın yenilenmiş hâliyle her kitap severe, her okuyucuya yeni bir dünya olacak.

…………………

BABALAR GÜNÜ
İÇİN BİR DE
ŞU YAŞANMIŞLIĞI
SİZLERLE PAYLAŞALIM

Babalar Günü’nde genç bir dostumdan gelen şu yaşanmış olayı sizlerle paylaşmak isterim.

….

Bir Baba-Oğul Öyküsü

Delikanlı 16 yaşında iken babası ile tartışır ve evi terk eder.

Buna çok öfkelenen baba, evde onun adı bile anılmayacak diye yasak koyar.

Anne her gece evi terk eden oğlunun yatağına oturup yastığını koklayarak uyur.

Kocasına;

- “Oğlumu özledim, ne olur gidip arayalım, bulup getirelim.” dese de baba geri adım atmaz.

……

Aradan iki yıl geçer ve o yıl oğlunun doğum günü ile Babalar Günü aynı güne denk gelir.

Annenin ağlamaklı hâlini gören baba dayanamaz ve annesine;

- “Şu adrese git, oğlunu gör.” der ve ekler:

- “Adresi benim verdiğimi ona söyleme.”

Baba birkaç şey daha söyledi ama anne söylenenleri duymadı, aklında bir tek oğlunu görmek vardı, sevinçten uçuyordu.

Hemen hazırlandı ve yola koyuldu.

Babanın verdiği adres büyük bir şehrin karşı yakasındaydı.

Gittiği adres bir tamirhaneydi ve oğlunu tulum içinde gördü.

Bir süre ıslak gözlerle dükkânın karşısından onu izledi ve oğluna doğru yaklaşmaya başladı.

İki yıl boyunca kendisini arayıp sormayan ailesini unutan delikanlı, aniden annesini karşısında görünce önce şaşırdı, sonra koşup sarıldı annesine.

Babası hariç herkesi;

- “O nasıl, bu nasıl?” diye sordu ve sonunda;

- “O adam nasıl, hâlâ aksi ve anlayışsız mı?” diye sordu annesine.

Anne soruyu cevapsız bıraktı ve;

- “Hadi oğlum, gel eve gidelim.” dedi.

- “Hayır anne, ben böyle iyiyim. O adamla tekrar aynı evde yaşayamam.” dedi ve dükkâna doğru yürümeye başladı.

Arkasından bir süre bakakalan anne, hazırladığı pastayı oğluna vermek için seslendi.

Delikanlı pastayı alırken annesine;

- “Anne ne olur ısrar etme, gelmeyeceğim. Bir gün bile merak edip arayıp sormayan bir adamla aynı evde yaşayamam ben.” dedi.

Anne boynu bükük hâlde oğlunun yanından ayrılmaya hazırlanırken;

- “Peki oğlum sen bilirsin. Anlaşılan çok kararlısın, gelmeyeceksin. Ama baban dedi ki;

‘Son bir aydır arkadaşlık ettiği çocuktan uzak dursun, o çocuk sana zarar verecektir. Önceki arkadaşıyla barışsın.’”

Bu kez çocuk donakalmıştı.

Annesi eve dönmüştü.

Babaya sitem etti;

- “Madem biliyordun nerede olduğunu, neden benden sakladın? O yüzden rahattın demek?”

Hep ters, aksi görünen baba yutkundu ve gözlerinden iki damla yaş akıverdi.

- “O benim canımdır ya, canım.” dedi.

- “Ne zamandan beridir biliyordun?” diye sordu anne.

- “Gittiği günden beridir biliyorum.

Bazen öğlen molalarında ne yiyip ne içiyor diye gider uzaktan izlerdim.

Bazen akşamları geç gelirdim ya hani, sen beni kahvede sanırdın, işte o zamanlarda da ne yapıyor, kimlerle takılıyor diye takip ederdim.”

Karı koca birbirlerine sarılıp ağlarken kapı çalmıştı.

Elleriyle gözlerini silerek kapıyı açmaya giden anne, kapıyı açınca karşısında oğlunu gördü.

Annesinin kendisine yaptığı pastadan daha büyük bir pasta ve hediye paketi ile içeri giren oğlu koşarak babasına sarıldı.

- “Babalar Günün kutlu olsun babaaaammm.”

Kendisine hiç bakmadığını düşündüğü babasının, aslında gözünü hiç üzerinden ayırmadığını geç de olsa anlamıştı.

Babalar kızar, bağırır ama hep evlatlarının iyiliği için yaparlar; evlatlar çocukken bunu anlayamaz.

Ancak onlar da anne baba olunca anlarlar babanın kıymetini.

………………..

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

İyi bir kitap, düşünen insana yaşam veren kandır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Aslım Caddesi’nde ağır vasıtalar ve tonajlı araçlar sürekli olarak sol şeridi takip etmedikleri zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız