EĞER ANADOLU’NUN EN MÜTEVAZİ ÇİFTÇİSİ TRAKTÖRLÜ EYLEM YAPIYORSA!
Yazımıza bugün bir okurumuzun gerçekten dikkat çeken önemli vebali ve dikkat edilmesi gereken bir uyarısı isteği ile başlamak istiyorum.
Mustafa rumuzlu okurumuz bize şunları yazıyordu
“Uğur bey merhaba;
Bir ricada bulunacağım.
Eğer paylaşıp bir çözüm bulunabilirse duacınız olacağım.
Bu şehirde yaşayan ve onların himmetlerini aldığımızı düşündüğüm büyüklerimize karşı büyük bir vebali de beraber üstümüzden atmış olacağımızı düşünüyorum.
Bildiğiniz gibi Mevlana Türbesi arkasında Asmalı Mescid bulunmakta.
Ve bahçesinde İklis Hz ve Merih Hz. 2 adet Peygamber yattığı büyüklerimiz tarafından da söylenmekte.
(Peygamber olmasa dahi zamanında buraya defnedilmiş 2 Allah C.C. dostu)
Ve ne yazık ki bu kabirlerin yanında WC yapılmış.
Edep ve hürmeten bu yanlışı düzeltmek için paylaşım ve yetkili büyüklerimizin görmesi açısından desteğinize ihtiyacımız bulunmakta.
Teşekkürler.”
……….
Bizde duyarlı okurumuz adına bu durumu dile getirerek yetkili ve etkili isimlere duyurmak istiyoruz.
EĞİTİMİMİZİN
DURUMU BU İSE
AĞLAMA ZAMANIMIZDA
GEÇTİ DİYEBİLİRİZ
Bu şehre ismi ile zamanı ile emeği yüreği ve parası ile maddi manevi hizmet eden dost isimlerden İsmail Haydaroğlu Bey sosyal medyada şu paylaşımdan örnek vererek

Paylaşımda ekranda bir bilgi yarışmasındaki soruda
“Yarısı doldurulmuş bir bardağın ne kadarı boştur?” diye soruluyor
Ve yarışmacı bayan, öğretmenini joker olarak arıyor.
Zaten paylaşımın üzerinde de yorum yapılmış.
Bunu paylaşan İsmail abimiz olmasaydı gerçek değil sosyal medyanın bir oyunu yorumu ya da yanıltıcı bilgisi olarak görür geçerdim.
İsmail Abimiz paylaştığı için dikkate aldım.
Bir daha baktım.
Bir daha baktım.
Ve siz dostlarla da paylaşmak istedim
CEVDET İŞBİTİRİCİ
ABİMİZ MÜSLÜMAN
TOPLUMUN EN ACI
YÖNÜNE DİKKAT ÇEKİYOR
Kendisini Konya hatta Türkiye bir başarılı hatta efsane İTFAİYE MÜDÜRÜ olarak tanır bilir.
Böyle bilip tanıyanlar bence çok eksik tanıyorlar ya da biliyorlar
Sayın İşbitirici ortaokul lise çağlarından Beyşehir’de milli görüşçü bıçkın bir delikanlı olarak yetişmiş kendisini geliştirmiş ve günümüzün EFSANE İTFAİYECİSİ olarak imzasını attırmıştır.
Cevdet abimiz için siyasi hayatında Beyşehir Konya merkezli altın tepsi içerisinde sunulan fırsatlar gelmiştir.
Ama Beyşehirli olsa da Cevdet abimizin bir dik duruşu vardır.
O yüzden de kendi iç dünyasında manevi hayatında ve Türkiye gerçeklerinde siyaset yapma şansı asla ama asla yoktur.
Çünkü fazla idealist ve doğrucu Davut olduğu için eğilip bükülmediği için bu alan kendisinin alanı değildir.
Cevdet abimizde muhteşem yaşanmış hayat hikayeleri vardır.
Bunlar bizim ajandamızda yazılır.
Zamanı gelince yazılır mı ya da o gün onları yazacak yüreği kendimde bulabilir miyim?
Bilmiyorum
Onları zamana bırakıp Cevdet Müdürün bizimle paylaştığı şu yazı ile konuya girelim.
“S.A. Abi
Sana toplumu ilgilendiren bir nasihat tarzı yazı göndereyim.
Yazı biraz vicdanlara hitap etsin isterim…….
YALNIZLIK ÜZERİNE.
ABD’nin birçok eyaletinde sevgiden yoksun insanların adını “Evsizler” diye isimlendirdikleri sokakta yaşayan binlerce insan toplulukları var.
Bunlar işinde uyuşturucu, alkol ve değişik sebeplerden dolayı yalnızlaştırılmış insanlar.
Bu insanların birçoğu hiç suça bulaşmadan yalnız kendilerine zarar vermekten başka hiç bir şey yapmadıkları ifade ediliyor.
Ülkemiz ile bunların ne alası var diyebilirsiniz.
Ama son yıllarda evinde ölü bulunan ve çok sonra haber alınabilen hatta cesetleri çürüme noktasına gelmiş insan sayısında artışlar olduğu biliniyor.
Kimse kimseyi dinlemiyor ve herkes her şeyi biliyor.
Ben merkezli yaşam şartları kişileri yalnızlığa itiyor.
Psikologlara giden insan sayılarında ciddi artışlar var.
Peki neler yapılabilir ve ne yapmalıyız?

Akraba ziyaretleri hemşeri ziyaretleri okul arkadaşları ile ilgili muhabbetler,
Ayrıca asker arkadaşları gibi samimi ortamlarda kişilerin söz söyleme, konuşma gibi ifade özgürlükleri canlı tutulmalıdır.
Konuşmayan kapalı toplumlarda intihar ya da cinayet gibi olayların yada sokakta yaşayan evsizlerin artmasının önüne geçmek mümkün olmaz.
Ülkemizde yaşayan insanların sokaktaki evsizlerden olmaması ve yalnızlık sendromundan kurtarılması onların çeşitli faaliyetler yapmak ve yaptırmak sureti ile balanslarının alınması gerekir.
Sağlıklı toplum sağlıklı insanlardan oluşur.
Yalnızlık Allah’a mahsustur.
Lütfen sevdiklerimizi ve tanıdıklarımızı yalnız bırakmayalım”
……………
Bu yazının her satırı her noktası virgülü doğru değil mi?
İtirazı olan var mı?
………
Tahmin ediyorum ki hepiniz yok diyeceksiniz.
Ama benim bir cümleye itirazım var.
Cevdet abi ve sizler bana kızmayın.
Şu cümleye katılmıyorum
“SAMİMİ ORTAMLARDA KİŞİLERİN SÖZ SÖYLEME, KONUŞMA GİBİ İFADE ÖZGÜRLÜKLERİ CANLI TUTULMALIDIR.”
Ben mi yanlış görüyor biliyorum
Yoksa sizler mi?
Akraba ziyaretlerinde asker arkadaşlarla yaptığımız sohbetlerde, öğrencilik yıllarımızı konuştuğumuz sıra arkadaşlarımızla konuşurken, aile içinde ki sohbetlerde kimin İFADE ETME ÖZGÜRLÜĞÜ var?
Kendi dünya görüşünü gelişmelere yaşanılanlara karşı fikrinizi söylediğiniz anda olay nerelerden nereye geliyor?
Yahu aile içi konuşmalarda spor yorumu dahi yapamaz hale geldik.
Biz önce samimi dost bildiğimiz insanlara ifade özgürlüklerinden dolayı düşman olduk düşman.
Çok değil.
Yakın zamanda dostlarımızı hain ilan etme dönemine geçeceğiz.
BOŞUNA AĞLIYORSUNUZ
AK PARTİ YİNE KAZANIR
YİNE KAZANIR DEDİĞİM
ZAMAN BANA HEP KIZDINIZ
Hafta sonunda 371 bin seçmen sandığa gitti
Lütfen dikkat.
Hava sıcak mı sıcaktı.
Herkes tarlasında işinin başında gücünde idi.
Ama tüm bunlara rağmen 371 bin vatandaşımız sandığa gitti.
Gitti ve sonuç ne oldu?
AK PARTİ 4, MHP VE CHP BİRER BELDE KAZANDI
Yüksek Seçim Kurulu'nun kararıyla gerçekleştirilen mahalli idareler ara seçimlerinde oy verme süreci tamamlanıp sandıklar açıldı. Kesin olmayan ilk sonuçlara göre Cumhur İttifakı 5, CHP ise 1 beldede belediye başkanlığını kazandı.

………………….
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerin ardından yaptığı konuşmasında,
"Seçimler bitti.
Dört tanesini Cumhur İttifakı olarak biz aldık, bir tanesini de MHP aldı.
Böylece büyük bir zaferi hep birlikte kucakladık." ifadelerini kullanarak, bu başarıdan dolayı Mustafapaşa halkına selamlarını ve sevgilerini gönderdi.
Ayrıca, "Bu başarınızın devamını diliyorum. Her zaman yanınızdayız ve bu birlikteliğinizi beraber yürüteceğiz." Dedi

Şimdi sadece ülkenin şehrin sokağın mahallenin insanlarımızın söylediklerini dinleyerek yaptığım yorumlarda beni hep suçladınız.
Çok ağır ithamlarda bulundunuz.
Olmadık yakıştırmalarda bulundunuz.
Doğru mudur?
Evet maalesef doğrudur.
Çok acı yorumlar yaptınız ve bizlerde sizlerin görüşlerine saygı duyarak bunları yazımızın altında onayladık sizlere yer verdik
……………
371 bin insanımız sandığa gidiyor ve 6 sandıktan 4 tanesini AK Parti
1 tanesini MHP
1 tanesini de CHP kazanıyor
……………
Hani emekli ölmüştü?
Hani asgari ücretli yaşam standartlarının altında inliyordu?
Hani işsizlik milyonları vurmuştu?
Hani…Hani insanlar geleceklerinden korkuyorlardı?
Yahu 3 bin kişi değil.
Ülkenin Karadeniz’inden Anadolu’nun göbeğine tam 370 bin kişi
370 bin kişi sandığa gidiyor ve ezici bir çoğunluk ile AK parti diyor.
Hani ülkücüler Sayın Devlet Bahçeli’nin APO ve PKK açılımından sonra MHP ye küsmüşlerdi?
Karadeniz’den Nevşehir’e kadar mitingler düzenleyen CHP ise bir tek Beldede seçim kazanabiliyordu.
Kiiii daha CHP tam bölünmedi
CHP sandığa giderken Devletin tanıdığı atadığı ya da koltuğunu iade ettiği resmi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bırakın miting filan yapmayı evinden dışarıya adım dahi atmamıştı.
Vah ki vaaaaah
SONUÇ;
Ne olur bizleri eleştirirken bizleri linç ederken sadece kendi pencerenizden bakmayın olur mu?
Çünkü biz sokakta tramvayda kaldırımda sizlerin sesi gözü olmaya çalışıyoruz.
KONYA’DA ÇİFTÇİ
EYLEM YAPACAK
KADAR SES ÇIKARTIYORSA
BUNDA BİR
SIKINTI VAR DİYE
DÜŞÜNÜYORUM
Hafta sonunda ulusal basına fotoğraflı görüntülü şöyle bir haber düşüyordu
“Konya'nın Cihanbeyli ilçesinde yüzlerce çiftçi, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan hububat alım fiyatlarını protesto etmek için bir araya geldi.

Üreticiler, artan mazot, gübre ve ilaç maliyetleri karşısında açıklanan taban fiyatların yetersiz olduğunu ve zararına üretim yaptıklarını belirtti.”


Bu açıklamalarda ve paylaşımlarda özetle şöyle deniliyordu
“BU ÜLKEYİ DOYURAN ELLERE COP ÇEKMEK NEYİN KORKUSU?
Biz bölge çiftçileri olarak; düşük fiyatlara ve TMO'nun 45 günlük ödeme zulmüne karşı alt tarafı bir basın açıklaması yapacaktık.
Ancak karşılığında traktörlerimizin önü kesildi, yollar kapatıldı ve en acısı; derdini anlatmak isteyen çiftçiye acımasızca cop çekildi!
Bizim elimizde silah yok, sadece bu milleti doyuran nasırlı ellerimiz var.
Emeğinin hakkını isteyen üreticiyi coplayarak susturmaya çalışmak nasıl bir acziyettir?
Kendi toprağımızda derdimizi bile söyleyemeyeceksek, barikatlarla ve joplarla ezileceksek bu memleketin sahibi kim?



Unutmayın; susturmak için çiftçiye kaldırdığınız o cop, aslında bu memleketin ekmeğine, sofrasına ve geleceğine vurulmuştur”
……………….
Bu atmosferi yaşayan çiftçiler çok öfkeli idiler.
Ben biz bu durumu iki taraflı gördüğümüz için geçen hafta bir dost insana sormuştuk
Çünkü ulusal basında şöyle haberler çıkıyor yorumlar yapılıyordu
“Buğday da düşük taban fiyat uygulamasını TMO’dan yoğun yağış ve yüksek rekolte nedeniyle çiftçi maliyetleri düşük kaldı” deniliyordu.
Zamanı yeri geldiği zamanda Bakan ile bile görüşen bu işin içindeki Konyalı dostumuz bu durumu şiddetle kınıyor kabul etmiyordu
Bu sene çiftçinin rekor seviyede ürün alacağını maliyetlerin artmasına rağmen çiftçinin durumunun çok iyi olduğunu TMO nun rakamlarında da doğru olduğunu iddia ediyordu
Yetkili etkili isim böyle deyince pazartesi günü bu durumu biz köşemize taşımaktan vazgeçtik.
Ulusal basındaki muhalifler böyle düşünüyor diyerek vazgeçtik.
Ama Konya’nın göbeğinden bu kadar sert bir ses ve duruş görünce tarımdaki durumun bile insanlarımızı değil elleri nasır tutmuş güneşin alnında yağmurun karın içinde toprağa gömülen çiftçimizin nasıl iki farklı hem de çok farklı bir durumda olduğunu görüyorduk.
Bu işin Konya’dan olması da ayrı düşündürücü bir durum oluyordu
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi kötülük düşünmeye vakit bulamaz.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Samimi içten ve vicdan sahibi olduğumuz zaman daha iyi ADAM oluruz