ÇEVREMİZDEKİ SİNYALLERİ CİDDİYE ALIN VE HAREKETE GEÇİN
Birleşmiş Milletler Çevre Programı UNEP, 5 Haziran 2026 Dünya Çevre Gününde, İklim değişikliğine odaklanıyor, hükümetleri, şehirleri, işletmeleri ve dünyanın her yerindeki insanları tek bir yöne doğru hareket etmeye çağırıyor: “çevrenizdeki sinyalleri okuyun ve onlara karşılık verin.”
Nedir bu sinyaller; Aşırı sıcaklar ya da aşırı soğuklar, kuraklık, su kıtlığı, çölleşme riski, yükselen deniz seviyeleri, eriyen buzullar, şiddetli orman yangınları, seller, fırtınalar, çığ düşmesi, meteorolojik afetlerin sayısında ve şiddetinde artış, gıda arzında yaşanan sorunlar, alışılmış mevsim koşullarının değişmesi, tarım alanlarının azalması, doğal kaynakların tükenmesi vb. saymakla bitmiyor.
Yapılan araştırmalar; insanlığın tüketim hızının, doğanın kendisini yenileyebilme kapasitesinin oldukça üstüne çıktığını gösteriyor. Nitekim “Dünya Limit Günü”- yani doğal kaynakların ihtiyacı karşılama süresi artık yaz aylarına kadar gerilemiş durumdadır. Bu durum gelecek için tehlikenin habercisidir. Geleceğin anahtarı ise iklim değişikliğine uyumda saklıdır.
Dünyadaki insan hareketliliğinin iklim üzerindeki etkileri artıyor, ancak çözümler de aynı oranda artıyor. Şimdi harekete geçmek daha güvenli, daha sağlıklı ve daha müreffeh toplumlar yaratır. İklim değişikliğiyle mücadele etmek, 2050 yılına kadar milyonlarca ölümün ve trilyonlarca dolarlık ekonomik kaybın önüne geçebilir. Yani bugün harekete geçmek ihtiyaçtan öte bir zorunluluktur.
İşin ciddiyetini bilenler her şeyin farkında ama maalesef toplumda var olan siyasi ve ekonomik çalkantılar nedeniyle arada kaybolup gidiyor. Ama dünya üzerinde işi ciddiye alanlar, konunun önemini bilenler boş durmuyor, gönderilen sinyallere cevap veriyor. Yaşanabilir bir çevre için, iklim değişikliğine uyum için harekete geçiyorlar.
Dünya üzerinde konunun önemini bilen duyarlı insanların yönettiği ülkelerde gelecek iklim değişikliğine uyumlu planlanıyor. Çatıların her tarafına güneş panelleri döşeniyor. Ufukta rüzgâr türbinleri sıralanıyor. Şehirler insanlar için yeniden tasarlanıyor. Ormanlar yeniden ağaçlandırılıyor. İklim çözümleri gezegenin her köşesinde kök salıyor. Yani pek çok ülke zaten iklim için harekete geçmiş durumda. Yapılan her eylem çevremizdeki sinyallere karşı verilen bir harekettir.
Bizlerde bireyler olarak gelin bu senenin çevre gününde, -hatta çevre haftasında- bir etkinlik planlayalım. Sosyal medyada bu konudaki duyarlılığımızı ve çözüm için kararlılığımızı gösterecek bir dizi etkinlikler yapalım. Yani safımızı belirleyelim. İklim risklerini, etkilerini veya emisyonlarını azaltmak için birlikte hareket etme kararlılığımızı gösteren basit, tekrarlanabilir etkinlikler düzenleyelim. Fidan dikelim, sularımızı boşa harcamayalım, alışverişlerimizde tutumlu davranalım. İsraf etmeyelim. Enerjimizi ihtiyacımız olan şeylere harcayalım. Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanalım. Bu konuda bizim için dini inancımız, tarihsel kültürümüz ve örf ve adetlerimiz yeterlidir.
Gelin 2026 yılı Dünya Haftasında bizde bir hareket başlatalım. Etrafımızdakileri “İklim İçin Harekete Geçmeye” davet edelim. Çevreyi ciddiye alan, çevreyi koruyan, iklime uyumlu tanık olduğunuz örnek davranışlar ve inandığınız bir çözüm öneriniz varsa etrafınızla paylaşın. Kısaca çözümün bir parçası olun ve yerel eylemi küresel bir harekete bağlayın. Unutmayınız ki; başka dünya yok. Ve bu Dünya Bize Emanet. Emanete sahip çıkalım. Bu bizim gelecek nesillere olan bir sorumluluğumuzdur. Havasını soluyabileceğimiz, suyunu içebileceğimiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya için haydi harekete geçin. Kalın sağlıcakla.