SAVAŞ YAĞIŞ HIRSIZLIĞI ENGELLEDİ Mİ?
Sosyal medyada beğeni peşinde koşan bazı hava tahmini taklitçileri geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık ve su kıtlığı döneminde “Gökyüzünde bazı uçaklardan kimyasallar bırakılıyor, yağmuru engelliyor” Ya da Bulutları iteleyerek yağmuru öteliyorlar” veya “Yağmurumuzu çalıyorlar” gibi sözleriyle sosyal medyada gezinirken; son aylarda da “İRAN’IN FÜZELERİ İSRAİL’İN YAĞMUR HIRSIZLIĞINI ENGELLEDİ, YAĞIŞ BAŞLADI” iddialarını dolaşıma soktular. Reyting peşinde koşan bazı medya kuruluşları da bu iddiayı tartışmaya açtılar.
İklim bilimi ve Meteoroloji uzmanı olarak son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim ki; Atmosferik olayların bu tür askeri ve teknolojik müdahalelerle kontrol edilebileceği iddiaları asılsızdır. Tüm bu komplo iddiaları bilimsel temelden noksandır. Üstelik Türkiye’de görülen yağışların nedenini buna bağlamak en basit ifadeyle cahilliktir, dünyanın batıdan doğuya döndüğü gerçeğini bilmemektir. Bu kapsamda tekrar edeyim ülkemizde etkili olan meteorolojik sistemler doğudan değil batıdan gelir ve doğuya doğru hareket ederek etkisini kaybeder. Yani İran füzelerinin yağışlara bir faydası olmamıştır.
“Yağmur bulutlarını çalmak", ülkelerin veya bölgelerin hava modellerini değiştirmek ve bulutları belirli bir alandan uzaklaştırmak için uygun teknolojinin kullanıldığı “bulut tohumlama” uygulamasına atıfta bulunan bir ifade aslında. Peki, bu teknik neden hırsızlık olarak değerlendiriliyor?
İleri sunulan iddiaya göre: Bir ülke üzerinde hareket eden bulutları tohumlayarak yüklenen yağmuru kendi topraklarına boşaltırken, diğer ülkenin yağışlarındaki düşmesine neden oluyormuş. Bu iddia sahiplerine göre: “Bulut tohumlaması yapan ülke, yapay müdahalelerle ikinci bir ülkenin yağmurunu çalıyor” muş, muş.
Bulut tohumlama, atmosferdeki mevcut bulutlara kimyasal maddeler enjekte ederek yağış oluşumunu tetiklemeyi amaçlayan bir teknolojidir. Atmosferde yeterince doymuş bulut olduğu zaman, bu bulutların içindeki nemi yoğunlaştırıp yağışa döndürmek için kimyasal enjekte etmek suretiyle uygulanan bir metottur.
Bu konuda en yaygın kullanılan madde gümüş iyodürdür (ki; toprağı kirletme olasılığı da vardır). Bu yöntem mevcut bulutları ancak manipüle etmeye yarar. Kuraklık dönemlerinde zaten bulut eksikliği yaşandığı için, en çok yağışa ihtiyaç duyulan anda nasıl uygulanır bir düşünün?
Havayı kontrol altına almak çok uzun yıllardır insanoğlunun hayalidir. Yıllardır dünyanın pek çok ülkesinde havayı kontrol altına aldığını söyleyen kişilere ve işletmelere rastlanılmaktadır. Bu insanlar, canlı yaşamında çok fazla yer edinen ve ekonomik olarak yaşamı etkileyen sis, sel, don, buzlanma gibi hadiseleri ortadan kaldırdığını iddia etmekteler. Tabii müşterisi olan mal daima piyasaya sürülür. Atmosferde yapılan bu tür bilimsel temeli olmayan müdahaleler uluslararası etik ve hukuki sorunlara da neden olması da ayrı bir konu.
Gerçek Meteoroloji uzmanlarına göre ileri sürülen bu tür iddialar bilimsel gerçeklikle tamamen çelişiyor. Tıpkı günümüzdeki sosyal medyadaki sahte hava tahmincileri gibi havadan, sudan, yağmurdan rant sağlamaya çalışan kişi ve kuruluşlar her zaman olmuştur, olmaya da devam etmektedir. Bunlara prim vermemek gerekir.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 2018 yılında yayınladığı raporunda bulut tohumlaması konusuyla ilgili olarak: "Kontrollü koşullarda yapılan deneyler, tohumlamanın dağlık bölgelerde kar artışı sağlayabileceğini gösteriyor, ancak bu etki %5-15 Aralığında ve sürdürülebilir değil." İfadesine yer verilmiştir.
Unutmamak gerekir ki; Etrafımızı çepeçevre saran Atmosfer kaotik bir sistem. Yani karmaşık bir yapıya sahip. Bu nedenle atmosferdeki hava olaylarını nedenleriyle birlikte inceleyen bir bilim dalı olan METEOROLOJİ bilimi ortaya çıkmıştır. Meteoroloji bilimi, uzmanlık ister, eğitim ister, tecrübe ister. Her önüne gelen bu konuda ahkâm kesemez.
Gelin gerçekçi olalım; bilimsel olarak ispatlanmamış hayallerin peşinde koşmayalım. Her konuda olduğu gibi yağışta da bilime kulak verelim, işin gerçek sahiplerini dinleyelim. Ondan sonrada Rabbimden hayırlısını dileyelim. Kalın sağlıcakla.