VADEDİLMİŞ TOPRAKLAR
Size vadedilen topraklar cehennemdir. Sadece henüz farkında değilsiniz.
Var olduğu günden beri dünyanın başına bela olmuş bir toprak parçasından bahsedeceğim sizlere. Kendilerini oldum olası seçilmiş kişiler olarak gören, hatta bence dünyanın, evrenin yaratılma nedeni olarak gören şımarık çocuklar. İnsanlıklarını yitirmiş, sadece kendilerini önemseyen baş belaları.

Hiçbir şeye bu kadar öfkeli olduğumu anımsamıyorum. Ancak konu İsrail olunca içimdeki nefreti, öfkeyi susturamıyorum. Dünyanın bunca olan biten karşısında susmasına tahammül edemiyorum. Hele ki, susanların arasında cennette gideceğine inanan ve kendilerini Müslüman olarak tanımlayanların olması daha da ağrıma gidiyor. Benzin döküp, dünyayı kökünden yakmak geliyor içimden. Küllerinden yeni bir insan var etmek. En azından “bu sefer başka olacak” diye umudumu tazelemek. Zira artık insandan yana hiçbir beklentim yok. Köşeler tutulmuş, paylar alınmış, açıklar verilmiş, pozisyonlar netleştirilmiş artık.
İki gün önce Amerika ve İran bir ateşkes imzaladı. Dünya derin bir nefes aldı. Boğaz açıldı, işleyiş kaldığı yerden devam edecekti. Yerinde duramayan İsrail, bir kez daha araya girip Lübnan’ı bombalamaya koyuldu. Yüzlerce insan öldü. Ateşkes iptal edildi savaş kaldığı yerden devam ediyor şimdi. O kadar umurlarında değil ki size bunu anlatamam. Öyle ya, on binlerce insan öldürdüler Filistin’de. Aralıksız öldürmeye, dünya da aralıksız susmaya devam ediyor.
Şimdi savaş esirlerini idam edeceklerini duyurdular. Dünyanın gözünün içine bakarak dalga geçiyorlar resmen. Hiçbir hak hukuk yasa, kanun, hiçbir şeyin bir önemi yok onlar için.

İsrail’in yaptıklarını başka bir ülke yapmış olsaydı, çoktan tarihin tozlu rafında yerini almıştı şimdi. Ama para işte. Adaletin bile nasıl olacağını belirliyor. Yüzlerce Filistinli idam edilecek. Unutulup gidecek. İki üç kınama mesajı, sonra her şey kaldığı yerden devam edecek. Güç denilen olgu birkaç devlet etrafında toplandığı müddetçe, bunlar olmaya devam edecek. Ölen öldüğüyle, yapan yaptığıyla kalacak. Güçlü olan gücünü artırmaya, güçsüz olan ölmeye, öldürülmeye devam edecek. Dünyanın sonunu savaşlar değil sessizlik getirecek.