GİDİLECEK BİR YER KADAR İNSAN KALABİLMEK
İnsan her zaman kalamaz. Aynı sokakta, aynı düşüncede, aynı hatıraların içinde sürekli duramaz. Çünkü bazı duygular vardır ki yerinde kaldıkça büyür, kök salar, insanın içine yerleşir. Ve o kökler, zamanla insanın kendisini sıkıştırır. Nefes almak zorlaşır. İşte o zaman, gidilecek bir yerin varlığı hayati bir anlam kazanır. Bu yer bir şehir olmak zorunda değildir. Haritada işaretlenmiş bir nokta, bir tren bileti ya da uzak bir ülke… Bunların hiçbiri şart değildir. Bazen bir insanın sesi olur o yer. Bazen bir defterin boş sayfası. Bazen de kimsenin bilmediği, sadece kişinin kendine ait bir düşünce köşesi… İnsan, oraya vardığında değişmez belki ama içindeki ağırlık biraz olsun yer değiştirir. Çünkü gitmek, her zaman kaçmak değildir. Gitmek, bazen kendini korumaktır. Aynı cümleleri tekrar tekrar kurmaktan yorulan zihni dinlendirmektir. Kalbin yükünü hafifletmek, suskunluğun içindeki çığlığı biraz olsun bastırabilmektir. İnsan, her şeyle savaşamaz. Her duygunun üzerine yürüyemez. Bazı anlar vardır ki mücadele etmek değil, uzaklaşmak gerekir. Ama herkesin bir yeri yoktur. İşte asıl kırılma da burada başlar. Gidecek bir yeri olmayan insan, kendi içinde sıkışır. Ne dışarı çıkabilir ne de içeride kalabilir. Bir düşüncenin ortasında asılı kalmış gibi… Ne ilerleyebilir ne de geriye dönebilir. Bu yüzden insan, kendine bir yer inşa etmelidir. Gerçek ya da hayali… Somut ya da soyut… Ama mutlaka bir yer. Bu yer, insanın kendine dürüst olabildiği tek alan olmalıdır. Maskelerin düşürüldüğü, kelimelerin saklanmadığı, hislerin bastırılmadığı bir alan… Çünkü insan en çok kendinden saklandığında yorulur. Ve en çok kendine varabildiğinde iyileşir. Belki bir gün, o yer bir bankın köşesi olur. Belki denizi olmayan bir şehirde, gözleri kapatıp dalga seslerini hayal etmek… Belki eski bir şarkının içinden geçmek… Ya da sadece sessizce oturup hiçbir şey yapmamak. Önemli olan nereye gidildiği değil, gidildiğinde neyin değiştiğidir. İnsan, her zaman güçlü kalamaz. Her zaman dimdik duramaz. Bazen kırılır, bazen susar, bazen de kendine bile yabancılaşır. Ama tüm bunların içinde, sığınabileceği bir yer varsa… İşte o zaman tamamen kaybolmaz. Sadece biraz uzaklaşır. Ve belki de geri döndüğünde, kendine daha yakın olur.
Gidilecek Bir Yer Kadar İnsan Kalabilmek
İnsan, ancak gidebildiği kadar özgürdür. Ve belki de en çok, kendi içinde bir yer bulabildiğinde insan kalmayı başarır.