FATİH ÖZGÖKÇEN KONYASPOR, KONYA POLİSİ VE ŞEHRİN GÜVENİ
İsterseniz bu şehrin yaşayan insanlarının can ve mal güvenliği ile ilgili konuyla, bugünkü yazımıza başlayalım.
Hatırlayın bir gaspçı polisten kaçmaya çalışmış, polisin başarılı takibi sonucu da yakalanmıştı.
Bu güzel bir haber olarak her yerde haber olmuştu
Başarılı operasyon şikayet ve yakalama ile sonuçlandığı için haber olmuştu.
Acaba sizce bu günlerde şehirdeki tek gasp olayı mıydı?
Ya da gasp girişimi?
…………..
Bakın bu olaydan iki üç gün önce bir dostum şunları anlatıyordu
“Mali müşavir bir arkadaş söyledi.
İkindin vakti Nişantaşı caddesinde arkadan arabası ile giderken dört kişi önüne fırlıyor.
İster istemez frene basıyor.
Biri kapıyı açmaya çalışıyor diğeri diğer kapıyı,
Öbür iki kişi arabanın önünde duruyor.
Kapı kilitli olduğu için açılmıyor.
Arkadaşta ilk paniği atlattıktan sonra ne olursa olsun diye gazlıyor ve kaçıyor.”
Bu bir duyum idi.
Bu en iyi ihtimal ile bir gasp girişimi idi.
Ama bizim Konyalı insanımız polisten adliyeden şikayetçi olmaktan hakkını aramaktan korktuğu ve kaçtığı için haline şükrediyor ve hiçbir şikâyette bulunmuyor.
…………
Önceki gün.
Evde hatun ile iftarı bekliyoruz.
Ezana ama üç dakika var ama beş dakika.
Masanın başındayız.
Benim ev yalandan da olsa yani milletin ki gibi villa filan değil ama.
11 yıldır prefabrik bahçeli bir evde oturuyorum
Ama bizim mahallede insan yoktur.
Yani her taraf ev de olsa bizim zengin Konyalılar muhteşem evlerini genelde yazın kullanırlar.
Onda da ya hafta sonu veya özel akşamlarında mangal için
Ya da Cuma akşamları sohbet toplantıları için.
Özetle bizim mahallede bir caminin imamı yaşar bir de ben.
Masa başında hocanın Allahuekber demesini beklerken salık olan iki köpeğim kapıya saldırıp havlamaya başlayınca bizim hatun el alışkanlığı hemen cep telefonundan kameralara baktı.
Bir hurda toplayan araç karşıya durmuştu.

Köpekler çok havlayınca kameralara takıldık.
İki kişi arabayı bıraktıktan sonra diğer sokaklara girmişler.
Bir iki dakika sonra bizim köşe başında belirlediler.
Biri kapıya yaklaştı.
Zile bastıktan sonra da kapıyı da tekmeliyordu.
Yani aklı sıra köpekleri tırsıtacaktı.
Hemen üstüme bir şey aldım.
Bahçe kapısına doğru giderken hoca Allahuekber dedi.
Köpekleri kapattım.
Hışımla kapıya gittim.
Adam ağzını açmadan “Bu vakitte kapı mı çalınır?” deyip tekrar kapattım.
Hemen masaya çöktüm orucumuzu açtık ama köpekler çıldırıyordu.
Bizimki telefonla kameralara bakıyormuş.
“Arabayı yana çektiler” deyince ben de bakmaya başladım.
Köpekler bu tarafa gelince genç olan bu kez köpeklere taş attı.
İşte o anda benim film koptu ve bir şeyler yaşandı.
…………………
Sonra kamera görüntüleri ve fotoğrafları ile Emniyete müracaat ettim.
Sonradan fark ettik ki kapıyı çalan şahıs zile basmadan da kapının önünde duran arabanın kapısını eliyle kontrol ediyordu yokluyordu
Ardından Selçuklu Emniyet Müdürlüğü personeli polis arkadaşlar gereken her türlü hassasiyeti gösterip işlemlerine başladılar.
…………….
Bu kadar niye detaylı yazdım.
Çok sevdiğim saydığım inandığım Baş müdürümüz Maksut Müdürüm ve ekibi şehrin can ve mal güvenliği için şu sözüm ona sakin şehirde tek bir kişinin huzuru kaçmasın diye 24 saat alarmda olsalar da şehrin merkezinde bir haftada polise yansıtılmayan bir gasp girişimini duymuştum.
Bir de durduk yerde kendi evimde başımıza gelecek sıkıntılı can sıkıcı bir olaya şahitlik ediyordum.
…………..
Demek istiyorum ki nerede olursanız olun.
İster arabada ister evinizde isterseniz iş yerinizde.
İnsanlar çizgiyi çoktan aştılar.
Bunun toplumsal iki acı gerekçesi var.
Birincisi EKONOMİ
Allah korusun yokluk yoksulluk açlık ve ahlaksızlık insana her şeyi yaptırır.
İkincisi ADALET
…………..
Polis camiasının da bu konuda elini ayağını bağlayan hukuk
Yani suçluların aldığı ceza.
Yetersiz ceza durumu var.
Polis şehirde kuş uçurtmuyor.
Sizin müracaatınız halinde kimse sizin canınızı sıkan eli ile koymuş gibi buluyor.
Hukuka teslim ediyor.
Amaaaa…
Ama hakim savcılarında bir noktadan sonra yapacakları bir şey yok.
Ölseniz bile yakınınız adliyeden çıkmadan kişi ya da kişiler serbest kalıp karşınıza dikiliyor.
Asla davacı olamazsınız.
Kimseyi şikayet edemezsiniz.
ÇÜNKÜ KARŞINIZDA DÜNYANIN ZİNCİRİ KOPARMIŞ BİR KESİM VAR
Başına yaşanılandan daha büyük bir belayı alırsınız.
Bizlerin böyle hukuk karşısında can güvenliğimiz yokken hakimlerin savcıların can güvenliği var mı?
Sanığın yakınlarının yanında sanığın gözünün içine bakarak cezasını yüzüne okuyacak olan hakimin savcının can güvenliği nereye kadar?
(BU DA BENCE ÇOK AYRI BİR YAZI VE ADALET BAKANLIĞININ ÇALIŞMA KONUSU OLMALI)
Polislerin hakimlerin savcıların suçlular karşısında elini kolunu bağlayan ve zincirlerini koparmış kesimi de iyice azdırıp gözlerinin kararmasına neden olan CEZA kısmı.
Bakın trafikte gözle görülür bir rahatlık var değil mi?
NEDEN?
Canımızdan önce cebimiz yanıyor değil mi?
Daha durun trafik gittikçe rahatlayacak.
Yollarda can ve mal güvenliğimiz daha da artacak.
Çünkü cezalar artık çok acımasız ve can yakıcı.
……………..
Vatandaş olarak trafikte ya da başka yerde her gördüğüm çarpıklığı fotoğrafını çekip polise ihbarda bulunurum.
Bu yüzden hatunda bana çok kızar.
Ama yasa dışı şahit olduğumuz olayları delilli ispatlı ihbar edersek biraz olsun caydırıcı oluruz.
Ya da vatandaşlık görevimizi yapmış oluruz.
Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay bile trafikte gördüğü her yanlışı fotoğraflayarak polise bildirdiği söylemişti.
Gelin önce bu vatandaşlık vazifemizi yapalım.
Bir diğer husus ise Selçuklu Emniyet Müdürlüğünün duyarlı tüm personeline buradan çok çok teşekkür ediyorum.
FATİH BAŞKAN
VE KONYA’NIN
KONYASPOR’UN HAKLARI
Önceki gün AK Parti’de Başkan Fatih Özgökçen Konyaspor Başkanı Ömer Atiker bazı yönetim kurulu üyeleri Konyasporlu futbolcular, Büyükşehir Basketbol takımının teknik heyeti ve sporcular, özel sporcular, uluslararası başarı sağlamış sporcular ile iftar açıp birlikte olduk.

Muhteşem yani samimi içten çok güzel bir iftar programı oldu.
Programda emeği geçen başta Başkan Özgökçen olmak üzere Yasin Emre Harman, Serkan Abaz, Hasan Dülgeroğlu, Kadir Renklibay ve Emre Salur’a da bizzat teşekkür ederim
Fatih Başkan iftar sofrasında yüksek sesle şöyle diyordu
“Bu yıl il binamızda herhalde 21. İftarımız.
Ama inanın en çok keyif aldığım mutlu olduğum iftar bu oldu” diyordu,
Niye biliyor musunuz?
Fatih Başkanın yüreği beyni siyaset ile atsa da içinde inanılmaz bir spor aşkı vardır.
Daha sonra Ömer Atiker bir grup Konyasporlu yönetici ve Konyasporlular ile Fatih Başkanın odasında sohbetimize devam ettik

Fatih Başkan burada da açık net ve yüksek sesle başta Kasımpaşa maçı olmak üzere Konya’nın ve Konyalının her hakkını en üst seviyede arayacağını hiçbir haksızlığa müsamaha etmeyeceğini söylüyordu.
Fatih Başkan yine son derece iddialı ve ümitli idi.
“Konyaspor başkanı ile elimi kolumu bağlayan konular vardı,
Başkan iken para arayışında iken parayı kendime istiyor gibi oluyordum
Şimdi çok rahatım ve elimiz güçlü.
Çünkü Konyaspor için para arayışındayım
Konyaspor için yakın zamanda çok güzel bir projeyi kamuoyu ile paylaşacağız.
Ömer Başkan ve Konyaspor çok daha iyi günleri sezonları yaşayacak
Konya’nın Konyalının Konyaspor’un hakkını kimseye yedirmem.
Kime ne demek gerekiyorsa en yüksek perdeden gerekli cevabı da veririz”
…………………..
Bir kesim başkanlığı döneminde Fatih Başkanı eleştirip yerden yere vururken naçizane biz kendisine inandığımız için hep yanında yer almıştım.
Ve önceki gece Fatih Başkanı bu kez çok daha kendinden emin kararlı ve güçlü gördüm
Konya ve Konyaspor için gelecek çok daha güzel olacak.
Ben buna inanıyorum
Sizlerde sabırlı olun ve bekleyin hep birlikte görelim inşallah
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Kitaplarımız sessiz öğretmenlerimizdir
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İftar vakitlerinde insanların vicdanlarını sömüren suistimal eden kadınlar o küçücük kız evlatlarını bu suistimal alet etmedikleri zaman daha iyi ADAM oluruz.