Konya
Açık
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0114 %0.01
51,2267 %0
7.179,37 % -0,03
Ara

Hürmüz Boğazı’nda Sonra Sırada Kızıldeniz Mi Var?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Kızıldeniz'de sular, İran'ın desteklediği Yemen'deki Husiler, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023'te Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koymaya, bazılarına da dron ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başlamasıyla ısınmaya başladı.

Hint Okyanusu’nu Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz’e bağlayan Kızıldeniz, kuzey-güney yönünde uzanan dar bir denizdir. Ortadoğu ile Doğu Afrika arasında bulunan Kızıldeniz’in en önemli özelliği, Asya’yı Avrupa’ya ve Atlantik Dünyası’na bağlayan en kısa ve maliyetsiz su yolu olmasıdır. Zira Kızıldeniz ve bu denizin Akdeniz’e açılımını sağlayan Süveyş Kanalı olmasaydı, Avrupa’dan ve Atlantik Okyanusu’ndan gelen gemiler, Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’ndan dolaşarak Hint Okyanusu’na ulaşacak ve ciddi bir zaman kaybına ve maliyete katlanmak zorunda kalacaktı. Örneğin, Londra’dan Mumbai’ye giden bir gemi, Süveyş Kanalı sayesinde yaklaşık 9.000 kilometre daha kısa bir yol kat eder.

Kızıldeniz’in uzunluğu yaklaşık 2.000 km, genişliği ise güneyde Somali ile Yemen kıyıları arasında bulunan Babu’l Mendep Boğazı’ndan itibaren (27 km) ortalama 280 km’dir. Kızıldeniz’in en geniş yeri Eritre’deki Masavva Limanı hizasına denk gelen 320 km’lik deniz aralığıdır. Kızıldeniz’e kıyısı bulunan ülkeler; Suudi Arabistan, Mısır, Sudan, Ürdün, Cibuti, Yemen, Eritre, Somali ve Siyonist İsrail rejimi tarafından işgal edilen tarihî Filistin topraklarıdır.

Güneydoğu Asya ile Avrupa arasındaki ticaret hacmi ve başta Çin, Japonya ve Hindistan olmak üzere Asya’daki dev ekonomilerin Ortadoğu’yla olan ticari ve enerji odaklı bağlantıları hesaba katıldığında, Kızıldeniz’in önemi çok daha iyi anlaşılmaktadır.

Süveyş Kanalı açılmadan önce Hint Okyanusu’ndan gelen gemiler Aden’den sonra Cidde gibi limanlara uğrar, daha sonra da Süveyş veya Akabe körfezlerine yönelirlerdi; getirdikleri, Akdeniz limanlarına ulaşacak mallar ise kervanlarla buralara taşınırdı.

16. Yüzyılda Portekizliler, Hint Okyanusu'na geçerek Baharat yolu'nu kontrol altına alıp Osmanlının doğudaki topraklarını tehdit etmeye başladılar. Bu tehlike karşısında Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa ve Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayacak bir kanal açma konusunda girişimde bulundular. Fakat bu girişimler çeşitli sebeplerden dolayı başarıya ulaşamadı.

Napolyon, Mısır'ı işgal ettikten sonra burada bir kanal açtırmayı düşündü. Fakat kendisine görev verilen Fransız Mühendis Le Pere, hatalı bir ölçüm yaparak Kızıldeniz'in Akdeniz'den 10 metre daha yüksek olduğunu söyledi. Bu sebeple Napolyon fikrinden vazgeçti.

Süveyş Kanalı'nın inşasına Osmanlı Devleti'nin Mısır Valisi Said Paşa zamanında bir Fransız şirketi tarafından başlandı. Kanal, Mısır valisi İsmail Paşa zamanında 1869 yılında tamamlandı. Süveyş Kanalı'nın açılışına karşı olan İngiltere, 1882'de Mısır'ı işgal ederek Kanal'ın kontrolünü ele geçirdi. 

Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı sırasında Süveyş Kanalı'nı geri alabilmek amacıyla 1. ve 2. kanal harekâtlarını düzenledi. Fakat bu harekâtlar başarısızlıkla sonuçlandı.

XX. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti Kızıldeniz’deki hâkimiyetini sürdürmeye devam ettiyse de I. Dünya Savaşı ve özellikle şeriflerin başlattığı bağımsızlık hareketi neticesinde (1916) geriledi; 1918’de imzaladığı Mondros Mütarekesi ile de buralarda hiçbir ağırlığının kalmadığı ilân edildi.

Savaşın ardından Kızıldeniz’e komşu ülkelerde yeni yapılanmaların ortaya çıkması, önce Ürdün’ün (1920), daha sonra da İsrail’in (1948) kurulması ve Kızıldeniz’in okyanuslara açılmadaki önemi bölgeyi daha stratejik bir konuma getirdi.

Dünyada çeşitli siyasi, ekonomik ve jeopolitik dinamiklere bağlı radikal dönüşümlerin yaşandığı en önemli coğrafyalardan biri Kızıldeniz’dir.

ABD, Japonya, Fransa, Rusya, İngiltere, İsrail, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve nihayetinde Çin’in bölgede artan askerî varlığı ve tesisleri, Kızıldeniz’de gelişmekte olan yeni rekabeti göstermektedir

ABD, İngiltere, Rusya, Fransa ve Çin gibi ülkelerin Kızıldeniz’e kıyısı olan ülkelerde askerî üsler kurmaları ya da mevcut üslerini takviye etmeleri, Arap Baharı sonrası oluşan yeni konjonktürde, bölgedeki istikrarsızlığı fırsata çevirmeye çalışan ülkelerin iştahını kabartmış görünmektedir

Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'sinin Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapıldığı göz önüne alındığında bu rotanın devre dışı kalmasının yol açacağı zarara ilişkin bir tahmin oluşturabilir.

Süveyş Kanalı, modern dünya ticaretinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Küresel ticaretin hızlanmasına, maliyetlerin azalmasına ve dünya enerji ticaretine sağladığı katkılarla büyük bir öneme sahiptir. Ancak kanal, küresel ticaretin kırılgan noktalarından biri olup, kanalın kapanması veya aksaması dünya ekonomisi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilir. Jeopolitik önemi de göz önünde bulundurulduğunda, Süveyş Kanalı dünya sahnesinde her zaman kritik bir rol oynamaya devam edecektir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *