Konya
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9636 %-0.03
51,9959 %-0.05
7.433,63 % -0,03
Ara

Sessizce Yok Olacağız

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Oldum olası kalabalıkları sevmedim. Kalabalıkların içinde kaybolmaktan ürktüm belki de. Yüzlerce, binlerce insanın içinde çığlık çığlığa kalma ihtimalinden korktum belki de. Nerede sessizlik varsa, soluğu orada aldım hep. Ancak sessizliğin bir bedeli vardı. Bedeli de yalnızlıktı. Hiçbir zaman bolca arkadaşım dostum olmadı. Az idi, düşlerim gibi…

Öylesine tutarsızdım ki; sığınırken sessizliğe, kalabalıkları sevmezken, oyunculuğa gönül verdim. Yani tam göbeğine düşmüştüm kaçtığım varlığın. Buna rağmen nasıl başaramadım “çok” kalabilmeyi bilmiyorum. Önceleri buna inceden üzülürdüm. Niye kimse beni aramıyor, niye kimse benimle iletişim halinde olmuyor diye. Sonra büyüyünce, gerçekler birer birer yüzüme çarpınca, yüzüm ruhum paramparça olunca alıştım. Umursamaz oldum bu garip durumu. “İşini yap ve çekil köşene” ilkesi yaşantımın temelini oluşturmuştu artık. Bunun da bedeli vardı ne yazık ki. Bedeli ise başarısızlıktı. Niye diyeceksiniz? Hemen anlatayım.

Günümüzde işini doğru yapmak, yetenekli olmak, mesleğini biliyor olmak hiçbir şeye yaramıyor. Yaptığın işi satabilmekle mümkün artık başarılı olmak. Bu da ancak çevreyle, bir kabileye girmekle mümkün. Memleketin bütün meslek grupları tekelleşmiş durumda. Öyle olunca, yetenek denilen mesleğin özü yok olup gitti. Geriye sadece referanslar kaldı. Buraya kadar anlayabiliyorum durumu. Savunmasam da nefret etsem de nedenselliklerini algılayabiliyorum. Anlamadığım ve beni derinden yaralayan şey, herkesin bu duruma istemsiz alışmış ve benimsemiş olmasıdır. 

Kimsenin sessini çıkarmamasıdır. Herkes dünya savaşlarının çıkacağından, bombalardan, dünyanın paramparça olacağından bahseder durur yıllardır. Bence sonumuz böyle olmayacak. Bu dünyanın sonu, sessizlik olacak. Sessiz kalmanın bedelini yok olarak ödeyeceğiz. Birer birer…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *